Turizm sektörü çok kırılgandır. İşler iyiye doğru giderken her şey bir anda alabora olur. Ne olduğunu bile anlayamazsınız. Doğru yönetici ve personel seçemezseniz başınıza gelebileceklerden de şikayetçi olmayacaksınız.
Deneyimi Sektöre sahip olmayan yöneticiler; çalışanların motivasyonunu sağlayamamakta, krizlerin yönetiminde yetersiz kalmakta ve miktarlardaki gerekli verimlilikleri oluşturamamaktadır. Bu da ister istemez tesislerde çökmelere neden olur.
Nitelikli idari eksiklik giderilmediği sürece, değişim değişimleri düşecek, kişisel kayıplar artacak ve rekabette uluslararası rekabette güçlü kalmayı zorlayacaktır. Bu da çöküş anlamına gelir.
Deneyimi Sektöre sahip olmayan yöneticiler; çalışanların motivasyonunu sağlayamamakta, krizlerin yönetiminde yetersiz kalmakta ve miktarlardaki gerekli verimlilikleri oluşturamamaktadır. Personel azlığı ya da deneyimsiz personel sizi tuşa getirebilir.
Turizm sektörü, dinamizmi, sürekli müşteri beklentileri ve yüksek rekabet ortamıyla her dönem özel bir yönetim anlayışını zorunlu kılmaktadır. Ancak son yıllarda sektörün en önemli sorunlarından biri, üst ve orta düzey yönetici görevlerinde yaşanan ciddi eksikliklerdir. Bu eksiklikler, yalnızca düzenlerin azlığıyla sınırlı kalmamaktadır; Aynı zamanda “doğru kişinin doğru işe yerleştirilmesi” sorunu ile birleşerek faaliyetler için kritik riskler doğurmaktadır.
Doğru yönetici seçimi yapılmadığında, turizm geçmişi olmayan, sektörel deneyimden uzak kişilerin temsilcilerinin temsil edilmesi kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu durum, depolanan markaların zarar vermesinde, olağandışı olumsuz etkilemekte ve kurum kültürünün zedelenmesine yol açmaktadır. Deneyimi Sektöre sahip olmayan yöneticiler; çalışanların motivasyonunu sağlayamamakta, krizlerin yönetiminde yetersiz kalmakta ve miktarlardaki gerekli verimlilikleri oluşturamamaktadır.
Yanlış yönetici tercihleri aynı zamanda ciddi kişisel kayıplara da sebep olmaktadır. Çalışanlar, kendilerini anlayan, yönlendiren ve sektörel bilgi birikimine sahip liderlerle çalışmak isterler. Aksi takdirde çalışan bağlılığı düşmekte, iş gücü devir hızı artmakta ve bu faaliyetler için hem zaman hem de maliyet kaybı yaratmaktadır. Sürekli olarak çalıştırılan personel sirkülasyonu, hizmetin azaltılması ve rekabet avantajını göstermektedir.
Turizm gibi hassas dengeler üzerine kurulu bir üretim verimliliği, doğrudan doğru yönetici seçimiyle bağlantılıdır. Stratejik karar alma süreçlerinden kriz yönetimine, insan kaynaklarından misafir memnuniyetine kadar her aşamada elde edilen yetkinliğin bir araya getirilmesi rol oynamaktadır. Dolayısıyla sektörün sürdürülebilirliği için temel ihtiyaç; Turizm vizyonuna sahip, karmaşık, doğru pozisyonlara sahip yönetici kadrolarının içeriğidir.
Sonuç olarak; Turizm sektöründe başarının anahtarı, yalnızca yatırım yapmak ya da fiziksel özelliklerin yaygınlaşması değildir. Asıl başarı, “doğru yöneticiyi doğru şekilde görevlendirmek” ile mümkündür. Nitelikli idari eksiklik giderilmediği sürece, değişim değişimleri düşecek, kişisel kayıplar artacak ve rekabette uluslararası rekabette güçlü kalmayı zorlayacaktır.
Dikkat edilecek olursa yabancı yatırımcılar paraya da kıyarak çok deneyimli isimlerle çalışmayı tercih ediyorlar.
Sık sık yönetici ve personel değişiklikleri de tesislere ve diğer çalışanlara zarar verir. Bunlara da dikkat edilmesi gerekiyor.




Bir yanıt yazın