Hadi oradan komisyoncu!
Yıllarca kullandığım pabucun kenarı bile senden daha dik durur!
Şile bezine sarınıp, mesir macunuyla milleti kandıramazsın!
Mideye değil, ete…
Vicdana değil, şehvete sarkar, çalışırsın!
Senin tırmandığın tek yer, efendinin diz kapağı!
Postayı aldın…
Şile’de nara attın, güya gaz aldın.
Çantanda ne mektup vardı, ne selam…
Sadece ihanet!
CIA, nasıl paşanın önüne eş başkanı postacı yapıp,
Yıllar önce Dolmabahçe Sarayı’nda kaset ve dosya koyduysa,
Aynı yöntemi sana da uyguladı.
CIA’nın Türkiye’deki en güvendiği elemanı TR-306 kodlu kalın postacı,
Onlar adına sana geldiğinde,
Sen de memleketi, kurumunu ve şerefini,
Masada aynen o paşa gibi bir komisyon için takas ettin ve sattın!
Sonra da ne yaptın?
Yetki mi aldın? Hayır!
Komisyon bedelini aldın!
Sen, milletin ve partinin sırtına yapışmış,
Sözde yüzü olan ama haysiyeti olmayan bir asalaksın!
Çaktığın çivi değil,
Ne inşa, ne istiklal…
Milletin ve partinin tabutuna çakılan son çiviydi!
Dedin ki:
“Ben sadece komisyoncuyum.”
Ama o masada sen, partini ve milleti pazarladın!
Masanın sahibi kimdi?
Senin BOP’u yazan ağababaların…
Sen de onların şimdiye kadar saklanan elçisiydin
Ama yüreksiz bir elçi!
Bizim Neyzen Baba, zamanında senin gibiler için ne demişti:
“Geldikleri gibi gitmediler;
Kimi itini bıraktı,
Kimi bitini,
Kimi de piçini…”
Hayır, hayır!
Sadece piçlerini, bitini, itini değil…
Şerefsizliğini ve piçlerinin piçlerini bıraktı!
Yoksa bu kadar arsız, nursuz, bu kadar dönek,
Şerefsiz, hain, pabucumun kenarı…
Bu toprakta kendi kendine yeşermezdi!
Şimdi bak, mesir macunlu komisyoncu: dönek, hain!
Neyzen Baba’nın utançla bahsettiği:
İt senin alnında,
Bit kafanda,
Piçliğin ve piçlik ise…
Senin imza attığın yeni BOP devleti anayasasında!
Sen de artık kendine “yerli ve milli” diyorsun ya,
Ulan senin milliliğin,
Washington’un posta pulu kadar sahte!
Yerliliğin, Şile bezinin etiketi kadar ince!
Kaseti koymuşlar masaya,
Sen partini koymuşsun.
Dosyayı koymuşlar,
Sen memleketi… Aynen Dolmabahçe’deki “paşa” gibi!
O gün o çivi,
Bu milletin ve partinin vicdanına değil,
“Tabutuna” çakıldı!
Ama unutma!
Halk geç uyanır,
Ama bir uyanırsa…
Ne CIA kalır,
Ne TR-306,
Ne o eş başkan,
Ne 51 komisyoncu hiç,
Ne de onlarca kadar olan şerefsiz..piç!
Sana kalan sadece şudur:
Bir kasetlik geçmiş,
Bir dosyalık yüzsüzlük,
Bir çuval dolusu ihanet!
Bu millete ve partine doğruca gelmedin,
Bu milletten ve partinden helallik alarak gitmeyeceksin!
Çünkü bu millet ve partin seni artık anmayacak,
Unutmayacak da…
Sadece lanetle anacak.
Seni… Şerefsiz… pabucumun kenarı puşt seni..!




Bir yanıt yazın