Verilen zamdan fazla zam istemek haramdır!

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Bu da olmuş! Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 27 Haziran 2025 tarihli cuma hutbesinde “verilen zamdan fazla zam istemenin” haram olduğunu söylenmiş!

Vay anasını, buda olmuş!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 27 Haziran 2025 tarihli cuma hutbesinde “verilen zamdan fazla zam istemenin” haram olduğunu söylenmiş!

Medya haberine göre!

Hükümetin kamuda çalışan 600 bin işçiye %17 zam teklif ettiği gün DİB (Diyanet İşleri Başkanlığı)’nın  Kamu Hakkı Dokunulmazdır başlığıyla yayımlanan 27 Haziran 2025 tarihli cuma hutbesinde;

·  Yaptığı iş karşılığında aldığı ücretten başka, hak etmediği bir ücret talep etmek harama el uzatmaktır” denilmekteymiş!

· “…Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak, kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak, verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemek hem vebal hem de günahtır.

***

Dini kullandılar. Dini kullanmak DİB’nı yozlaştırmakla mümkündü. Öyle de oldu.

Bu kutsal kurumu Ali Erbaş’ın nasıl adım adım yozlaştırdığını aklı başında insanların şaşkınlıkla izlediği haberleri medyada sıklıkla yer almaktadır.

Günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın icraatları ne durumda?

·     Kuruluş amacından tamamen sapmış durumda.

·     Cemaat ve tarikatlar meşrulaştırılıyor.

·     Kuran kurslarına verilen ayrıcalıklar, doğrudan bu kurumun bünyesinde cemaat ve tarikat üyelerinin bulunmasına yol açıyor.

·     Öte yandan da  en küçük toplumsal itirazda iktidara kalkan oluyor.

Türkiye Cumhuriyeti Kurucu İradesince, DİB’nı niçin kurulmuştu?

· Vicdanlarda özgürce yaşanması gereken dinin siyasete alet edilmesini engellemek,

· Doğru din bilgisini sağlayarak Cumhuriyet bireyini sahte hacı-hocalara, tarikat ve cemaatlere muhtaç bırakmamak ….

(BU YAZI GAZETE HABERLERİNDEN DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    Ali Erbaş denilen puştun,
    derhal maaşının azaltılması gerekiyor. Biraz arpayı fazla kaçırmış.

    Bu sömürücü kişiler, hazinedeki paraları yediler, halen soyuyorlar.

    Bu puşt muhakkak asgari üçretle çalışmıyor?

    Utanmaz, arlanmaz birde Allahın evinde millete safsata satıyor, yavşak.

  2. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Bozkırım Bebeleri rumuzunu kullanan zatın yazma biçemi uygar bir tartışma(münazara) ortamını sabote etmeye yönelik bir tutum olarak değerlendirilmektedir.
    Eğer DİB Başkanın hal ve gidişi mevcut mevzuata aykırıysa bunun nedenlerini sorgulamak ve uygun tavır almak gereklidir.
    Karl Theodor Jaspers, (d. 23 Şubat 1883 – ö. 26 Şubat 1969) göre :
    1. Suçu işleyen(ler).
    2. Onları destekleyenler.
    3. İşlenen suçu görüp de gerekeni yapmayanlar.
    4. Suçu görmemek için başlarını çevirenler.
    Jaspers ,böylece bir suçun işlenmesinde çoğu zaman bir topluluğun hiç sorumluluk almayan kişilerinin de “suçlu olduğunu” öne sürmüştür.
    Ona göre, bir ülkenin yönetiminde sadece yöneticiler değil vatandaşlar da yöneticiler gibi sorumludur ve bu sorumluluğu yerine getirmemek, ihmal etmek, toplumsal sorunların temel nedenidir.
    İnsanlar politik sorumluluklarından kaçınca, yani politik suç işleyince, istenmeyen yönetim anlayışları, istenmeyen uygulamalar, istenmeyen ilişkiler ortaya çıkar.
    Böylece yönetilenler, en temel görevlerini ihmal ederek, ‘kötü ‘nün egemen olmasına ön ayak olmuşlardır.
    Jaspers, bu yıllarda politik suçu yalnız halkın değil; aydınların, bürokratların kısacası herkesin işlediğini belirtir.
    Peki şimdi ne olacak?

  3. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    Sayın Mehmet Boz bey,
    sizi kırmak istemem!
    Bu sahtekarların yüzünden Vatanımız battı, battacak, Vatanımız elden gidiyor.
    Sizde halen bu kişilere karşı, saygıdan, kibarlıktan bahsediyorsunuz.
    Bu adamlarla güzel sohbet yapılmaz!
    Bunların anlayacağı dilden konuşulması gerekiyor artık. Bunlar hırsız, haydut tayfası.

    Ben bir Türk olarak, kendi kültürümde, onurlu, ahlaklı ve terbiyeli büyüdüm.

    Bu AKP nin ekibi ülkemizin başına geçtiğinden beri, ülkede ne onur,ne ahlak nede terbiye kaldı.
    Her tarafı maaşlı sahtekarlar doldurdu.

    Onurlu, ahlaklı, terbiyeli insanlarımız hapishanede.

    Peki şimdi ne mi olacak?

    Türkiye de eli tutan kim varsa, iyi bir organize ile Sarayı basacak.
    Orası önceden Atatürk Orman çiftliği idi. Oranın tapusu Türk gençlerimizin’ dir. Erdoğanın değil. Erdoğan orda kaçak oturuyor.

    Erdoğanın adamları, Ankara’ da nasıl gece konduları acımasızca yıktırdıysa, Erdoğanın o süslü sarayıda yakında yıkılacak!

    Halkımız çok fakirleşti,emekli ve gençlerimiz pazar yeri attığı topluyor.
    İnsanlarımızın onuru ile oynuyorlar.

    Ali Erbaş, Bahçeli, Erdoğan, sorun bakalım ; onlarda pazar yeri artığı topluyor mu??

  4. Halime Erdin avatarı
    Halime Erdin

    üslup konusu önemli olsa da, bazen bir küfür, paragraflar yazsanız anlatılamayacak şeyi anlatabiliyor.

  5. Rehan Gündoğmuş avatarı
    Rehan Gündoğmuş

    Sayın Mehmet Boz bey merhaba,

    her ay bir milyar ikiyüz milyon liranın sadece bir herifin korunması için tüm Türk vatandaşlarının kesesinden ödenmesine sesini, soluğunu duymadığımız, akademik uzmanlığı protestanlık olan şahsın (protestanlığın kurucusu Martin Luther; hergün bin Türk öldürsem, yinede doymam diyen kişi) söylemlerini önemsemek ne kadar doğru olur? Müslüman Türk’lerin biraz değil çok düşünmesi gerekir.

    Ayrıca Pontusluların Ordu ilimiz dahilinde yürüttüğü silahlı çatışmaları düşünülmelidir.

    Eşimin dedesi ve dedesinin babası kurtuluş savaşında Ordu’da (ki dedesinin babası pontuslarla yürüttüğü çatışmalarda sol kolundan yaranlanmış) pontusla mücadele etmişler. Biraz daha derine indirilir ise şahsın yakınlarının kara renkli kıyafetleri neden kullandıkları sorgulanmalıdır.

    Güzel dinimiz islamın öğretisi;

    Bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s),abdest almakta olan Sa’d b. Ebi Vakkas’ın yanına uğramıştı. Derken onun suyu fazla kullandığını görmüş olmalı ki Bu ne israf? buyurdu.

    Sa’d, Abdestte de israf olur mu ya ResulAllah? diye sorunca

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Evet, akan bir nehirden bile abdest alsan israf olur şeklinde karşılık verdi.

    https://www.forumduasi.com/266080-savurganlik-ile-ilgili-hadisler-ve-ayetler.html

    Bizim literatürümüzde;

    „Müslümanlar, müslüman geçinenler vede müslümanlardan geçinenler!“ üçlemesi vardır. Müslümanların bizatihi kendileri, derilerin yüzülmesine müsamaha göstermemeleri gerikir.

    Kainatta her şey tesadüf değil, bilakis; birbiri ile ilintili, her şey birbiri ile hemhal !!!

    Bilvesile kazasız, belasız, sağlıklı uzun ömür ve çalışmalarınızda kolaylık dilerim.

    Kalın sağlıcakla

  6. Hamza avatarı
    Hamza

    Petrol ürünlerine Elektriğe, gaz’a, gıda ürünlerine uygulanan zamlardan da bahseteymiş iyi olurdu.

  7. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Gündoğmuş ve Hamza Beyler düşüncelerini yazmamış olsalardı iletini gayya kuyusu(*)na gittiğini sanacaktım.
    Dört Halifenin ikincisi olan Hz Ömer’in devlet işini yaparken devletin mumunu, özel işini yaparken kendi mumunu kullandığını rivayet edilmektedir.
    Bu ilkeye kendini inanç sahibi olduğunu söyleyenlerden ne kadarının ne oranda riayet ettiği hep tartışmalıdır.
    (*)1)Halk arasında “Gayya Kuyusu” deyimi çok olumsuz, ümitsiz, çıkılması ya da aşılması zor durumlar anlamında kullanılan bir terimdir.2) İslamiyete göre Gayya Kuyusu, İslam dininde cehennemin en derin ve en azaplı yeri olarak kabul edilen bir yerdir. Gayya kelimesi, Arapça’da “derin kuyu” anlamına gelir.3) Gayya kuyusu derin ruhsal çalkantıların, çıkılamayan zihinsel labirentlerin metaforudur. Yecüc Mecüc’ün de azap yeri olan, cehennemin 5. tabakası (hutame)’dedir, bu sembolik kuyu. Akla ve mantığa uymayan işlerin döndüğü mekândır yüzeye bakılınca. Ancak ezoterizm bize anahtarı uzatır ve derinliklerinde yatan anlamları keşfettirir.

  8. Anonim avatarı
    Anonim

    Bu devirde herkes bilhassa din adamları, devletin (halkın)mumunu kullanıyor.

    Hz. Ömer, 6 eşinin ,8 yaşında bir kız çocuğu olduğunu okumuştum.Keşke zamanın’ da onu ve onun gibilleride Gayya kuyusuna atsalardı.

    Bugünkü çocuk tecavüzcülerin den kurtulurdu bu millet.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar