HORTUMCULAR…
İki “reisin” bayram mesajlarını okuyunca insanlığımdan da utandım, Türklüğümden de utandım…
Hele, hele;
Bayramlaşmak için gittikleri “partilerin” riyakârlık dolu bayramlaşma ziyaretlerinde söylediklerinden kıpkırmızı oldu yüzüm…
Bu nasıl kafadır, bu nasıl siyaset anlayışıdır yahu…
İnsanlık öldü mü?
***
Birisi Müslümanlık denince mangalda kül bırakmayan, ama siyasi sosyal ahlaksızlığın en tepesine yerleşen “parti…”
Diğeri “milliyetçiliği” tekelinde sanan, ama adaların, limanların, kıyıların, ormanların, madenlerin yabancılara satılmasına..
Türk Ordusu’nun “kiralık ordu” sayılmasına, milyonlarca sığınmacının ülkeyi işgaline sesini çıkarmayan bir parti…
Bir başkası ise,; ülkenin sınırları içinde Kürdistan adlı bir terörist devletini kurmaya çalışan yani ülkeyi bölmeye çalışan
Ve on binlerce Mehmetçik’ in şehit olmasına neden olan PKK terör örgütünün meclisteki siyasi kolundan başkası değil…
***
Bayramlaşmaları sırasında “meydanı boş bulup” CHP ni ve genel başkanı Özgür Özel’i kötülüyorlar…
Çıkın yiğitseniz…
Özgür Özel’in gözlerinin içine baka baka söyleyin o laflarınızı…
Yapamazlar…
Türbanın, kadınların eteklerinin altına saklananlar yiğit olamazlar…
Cesur olamazlar…
Ne adam olmayı becerebilirler ne de “insan” gibi insan…
Hak etmezler de…
Tamamı bilaistisna modern “köle”, mürit, tapınak korosu şairi…
Korkak…
“Hortumcu…”
***
Envayi çeşit, tuzaklar, akıl dışı ayak oyunlarıyla yaptıkları seçimler sonrası ülkenin birinci partisi olan CHP’ne
Seçilenlerin ellerini kollarını bağladıklarını, iş yapmamaları için mali siyasi engeller koyduklarını bile bile
Ellerindeki “üç beş” belediyeyi de yönetmekten aciz olarak niteledi Müslüman asrın lideri…
Utanmadan…
Ve hukuksuzca tutuklayıp kodese tıktıkları belediye başkanları ve meclis üyelerinin durumu ortadayken bayramlaşmanın
Tutukluların şahsına, “ailelerine ve çocuklarına”, seçmenlere, hatta şehit ailelerine hakaret olacağını hiç düşünmeden;
CHP’ ni “bayramlaşmayan” parti olarak ilan etmesi ise rezaletin daniskası…
***
Bu ilk değil, kaldıkları sürece de son olmayacak…
Çünkü siyasetin…
İnancın…
Türk kültürünün, devlet ve aile terbiyesinin ırzına geçtiler…
Hatırlayın…
Recep Tayyip Erdoğan “Bunlar (CHP’liler) hortumcu” dedi…
Gemi çıktı…
Bir televizyon programında sunucu “gemiyi nasıl aldınız” diye sorunca; “O gemi değil, gemicik” dedi…
Neymiş? “G e m i c i k…”
Sonrasında ortaya bir gerçek çıktı; o gün gemi sayısı altı olmuştu, bugün malum şahsın ve ailesinin “gemi filosu” var…
*
Hatırlayın; “CHP dediğin tepeden tırnağa yolsuzluk” dediğinin haftasıydı…
Kamu bankalarının parası ile damadın şirketine bir gazete, bir radyo, bir televizyon satın aldığı haberleri geldi önümüze…
“Yolsuzluk bunların işidir” demesi ile birlikte unuttunuz mu; Deniz Feneri yolsuzluğu patlak vermişti…
Dinciler…
Tarikat ve cemaatler, yandaşlar, yalayıp yuttu bu iğrenç yolsuzluk davalarını…
Çürümüşlüğü…
Bir gün çıktı; “Ey Ce Ha Pe Yolsuzluk senin içine işlemiş” dedi, der demez ayakkabı ve çikolata kutularından 4,5 milyon dolar döküldü…
17/25 Aralık’ta “Biz bunların cemaziyülevvelini biliriz” dediğinde AKP’li dört bakan rüşvetten gitti…
***
“Biliyorsunuz, bunların işi gücü yolsuzluk” dediğinin haftası Halkalı Gümrüğü’nde 36 gözaltı, şeker fabrikasında 30 gözaltı, Mersin Gümrüğü’nde 35 gözaltı, İzmir’de 32 gözaltı, Antalya’da 20 gözaltı oldu; Banka genel müdürü, Belediye başkanları…
Oğullar…
Enişte, kayınço, yenge, eş dost, akraba; Hale Jale yani bütün “mahalle…” boğazlarına kadar pisliğe batmışlardı…
Bu süreçte ilginçtir Bilal oğlanı ifadeye çağırmışlardı, “göndermedi” beyefendi.
Neden?
Bir oğlu, sanatçı Sevim Tanyürek’i öldürdü, çalışanları onun talimatıyla delilleri yok etti, oğlu yargılanmadı…
Bir oğlunun adı yolsuzluk ve rüşvet olaylarına bulaştı, ifadeye çağrıldı; beyefendi oğlunu ifadeye göndermedi…
***
“Şimdi rüşvetlerini sen açıkla, yoksa ben açıklıyorum” dediği gün Urla’da birinci derecedeki sit alanına gizli saklı yaptıkları çiftlik villaları ortaya döküldü…
Sıfırlanamayan paralar…
Devredilmekle bitmeyen lüks villalar…
Akbil kalpazanlığı…
Belediye başkanı iken İBB’de ayyuka çıkan yolsuzluk ve rüşvet olayları…
(Turkish Forum yazarlarında Sayın Oğuz Tolga’ nın “ERDOĞAN ZAMANI İBB YOLSUZLUKLARI” başlıklı yazısını okumanızı öneriyorum…)
Ki bunlar bildiklerimiz…
Kim bilir, bilmediğimiz daha ne rezillikleri, kirli işleri, hırsızlıkları vardır da haberimiz yok…
Bu israf…
Bu saltanat, bu debdebe, bu şaşaa, bu lüks yaşam boşuna değil…
***
Bugünlerde hem CHP’ne hem de “genel başkanı” Özgür Özel’e saldırıyorlar ya sebebi, son 23 yılda boğazlarına kadar battıkları “pisliklerin” üzerini örtmek içindir…
Neyse!
Rüşvetle “oy isteyenler” ülkeyi “rüşvetle” idare ederler…
Rüşvet kanser gibidir…
Yolsuzluk ise bir sivrisinek gibidir, saf temiz ve sıradan insanların kanını emer…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 08.06.2025 03.45






Bir yanıt yazın