Avrupa Komisyonu’ndan STK’lara dağıtılan fonlar fare kapanındaki peynir mi?

Macaristan Başbakanı Viktor Orban  veAvrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyn

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Macaristan’da iktidar partisi Fidesz ‘Kamu Yaşamında Şeffaflık’ yasası tasarısını Parlamento’ya sunmuş! Amaç: Yabancı ülkelerden 25 bin avro üzerinde fon alan sivil toplum kuruluşlarının (STK) denetlenmesi.

· Bu yasa tasarısı AB ve Avrupa Komisyonu’nun sert tepkisine neden olmuş!

· Macar hükümeti, bu adımın “ulusal egemenliği korumak” için gerekli olduğunu savunurken Avrupa Komisyonu yasanın geri çekilmesini istemiş.

· Bürüksel’in egemen ideolojisini yaymak ve AB’nin bağımsız ulusları kontrol altına almak için oluşturduğu STK’a, Avrupa Komisyonu’ndan para(fon) sağlıyormuş.

· Avrupa Parlamentosu, ulusal egemenliğe en şiddetle karşı çıkan kurumdur

· Macaristan, bu müdahalelere karşı ulusal demokrasisini korumaya çalışıyormuş.

   ‘Kamu Yaşamında Şeffaflık’ yasası ile Macaristan hükümeti, yabancı müdahaleyi     önleme hakkını kullandığını söylemekteymiş.

· Macaristan, ulusal egemenliğini korumak amacıyla 2023 yılında Egemenlik Koruma Ofisi’ni kurmuş. Bunun görevi yabancı fonlarla desteklenen kuruluşların (STK’lar, medya, siyasi partiler, akademik kurumlar) faaliyetlerinin izlenme ve gerektiğinde yaptırım uygulanması imiş. Bu kuruluşun güçlendirilmek için 13 Mayıs 2025 tarihinde “Kamu yaşamında şeffaflık” yasa tasarısı Parlamento’ya hükümetçe sunulmuş.

· Avrupa Komisyonu ise bu yasayı, AB’nin kuruluş ilkelerine, özellikle ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile bağımsız sivil toplum hakkına yönelik doğrudan bir tehdit olarak görüyormuş.

· Avrupa’da birçok STK, “demokrasi”, “çevre”, “insan hakları” veya “hukukun üstünlüğü” programları kapsamında Avrupa Komisyonu’ndan fon almaktaymış.

· Dikkat! USAID( ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı), Washington derin devletinin çıkarlarına hizmet etmek için Macaristan da dahil olmak üzere dünya çapında çok sayıda kuruluşa fon sağlıyormuş!! 2020 ile 2024 yılları arasında USAID, yerel STK’ları, bağımsız medyayı ve sivil girişimleri desteklemek için Macaristan’a yaklaşık 20 milyon dolar fon dağıtmış.

· Macaristan Hükümeti de, bu fonların muhalefet partilerin desteklenmesi ve Fidesz’in siyasetine karşı sıkıçalışı(kampanya) finanse etmek için kullanıldığını iddia ediyormuş.

Soru: Avrupa Komisyonu’ndan STK’lara dağıtılan fonlar fare kapanındaki peynir mi?

(BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Anonim avatarı
    Anonim

    Avrupa Birliği tam üyelerine ekonomik yönden yardım etmek zorunda. Bunların içinde, köylüler, tarım, küçük sanayiciler ve sağlık, sosyal, okul projeleri. Bu projeler ülkelerin durumuna göre değişiyor.
    Birzamanlar, Yunanistanın sistemi kötüye kullandığı için , AB bu konuda çok dikkatli. İşin içine para girince en iyi arkadaşlıkta bozulabilir.

    Mr. Orban, AB nin dışında Çin’ den borç para aldığı için bu zorduruma düştü.
    Şirketler tabi Amerikan veya Avrupa borsalarından fon alabilir. AB haberi olması gerekiyor. (1929′ 2008) gibi büyük ekonomik krizlerinden korunmak için.
    Ortak işin getirdiği, ortak rizikolarda var. AB yıllardır Türk işçilerini inek gibi sağdı, Türkiye AB da olsaydı durumu başka.
    65 veya 67 emeklikik yaşını doldurma dan, Türkiye’ ye dönen işçilerden çok para kesildi. Bu hakkı geri almaları zor.Çoğuda hayatta bile değil. Türkler AB kasasına milyarlar bıraktı gitti.
    AB bu paralarla, kendilerine döner sermaye kurdu. Olan yine bizim Türklere oldu.
    Bulgar, Roman, Macar, Yunan , AB yi güzelce soymasını bilir. Daha beter olsun bu AB. Zaten silah endüstrisi ne çalışıyor.

    Bizde Nato nun 2 ci kuvvetiyiz, kapı köpeğiyiz..!

    Daydi size kolay gele.

  2. Serap Yaman avatarı
    Serap Yaman

    Hayır değil! AB üye ülkelerdeki sivil toplum örgütlenmesinin gelişmesi için bu gibi fonları veriyor, verecek tabi ve vermeli. Toplum böyle gelişecek. Diğer yandan başlıktaki soru ile uyumlu olmayan, Macaristan’ın çıkardığı yasa Amerika dahil pek çok ülkede var ve olmalı. Bir ülke dışarıdan gelen paraların kaynağını ve amacını sorgulayabilir.
    AB içinde olmakla, Türkiye gibi tam isteğini ortaya koyamamış, aday ama yönü belli değil, aday ama bazı uygulamaları değiştirmek isteyen bir ülke olmak arasında fark var. AB fonlarının Türkiye’ye de verilmesi, Türkiye’nin ekonomik gerekçelerle arzu ettiği bir şey, AB için ise farklı beklentiler olması doğal.

  3. Anonim avatarı
    Anonim

    Türkiye tam ne istediğini biliyor!
    Türkiye yönümü de çok iyi biliyor!
    AB nin ne beklentisi var? Ekonomisi kuvvetli AB ülkeleri, ekonomisi kuvvetsiz AB ülkelerini sömürüyor.
    Polonyanın sucuğunun kilosunu , AB de 5 € satarken , Almanyanın sucuğunun kilosu 15 €. Burda nerede Adalet?

    Ayrıca Türkiye 1957 den beri AB üyesi olmak için sırada bekliyor. AB nin umurunda bile değil.

  4. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Yazılanların gayya kuyusuna mı gittiği duygusundan kurtaran “Anonim” ve Sn.Yarman’a teşekkür ederim.
    Yazıp söylediklerimiz, meselelere hangi açıdan baktığımızın açıklar!!
    Nasıl ki yiyip içilenler vücutta tezahür ediyorsa.
    Düşünce diye savunulanlar gerçekten kişinin düşüncesi olabilmesi için çözümleme ve yeniden yorumlanmasını (analiz ve sentez) gerektirir. Bunun için açkı (anahtar) 450 yıl önce Taşköprülüzâde’nin (* ) aşağıdaki tanımlaması olmalıdır.
    Avrupa Komisyonu’ca dağıtılan paraların (fon diyorlar) kerhen AB’ye alınan Orta ve Doğu Avrupa devletlerindeki STK’lara dağıtılması o ülke insanlarının hayrına işlerde harcanıyorsa takdiri şayan bir hal denebilir.
    Sn.Yaman’ın da yazdığı gibi Macar Hükümeti’nin anılan yasayı yürürlüğe koyması hükümranlık hakkı olmalıdır.
    Ancak Macaristan’ın 2022’den beri toplamda yaklaşık 18 milyar avro tutarında fonun AB’ce bloke edilmesi şeklinde mali yaptırımlara maruz kaldığı dikkate alınırsa AB(D) niyetinin hayırlara vesile olmadığı aşikar.

    ( *)”….akıl ölüdür ki, bilgi ile yaşam bulur; bilgi ölüdür ki, istek ile dirilir; istek cılızdır ki, okumak ile güçlendirilir; okumak örtülüdür ki, tartışma(münazara) ile açığa çıkartılır; tartışma verimsizdir ki, ancak eylem ile üretilir; o kadar ki, en sonunda bilgi ile eylem bir arya geldiklerinde beraberce çoğalır…”
    Taşköprülüzâde, algılara dayalı yargılarına teslim olmuşları dikkatli olmaya davet etmiş olmalı!
    ( BU YAZI DERLEMEDİR)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar