Ey Akın Gürlek,
Sen artık bir hâkim değilsin. Sen yargıç cübbesi giymiş bir icra memurusun. Adaletin terazisini değil, sarayın fermanını taşıyorsun elinde. Mahkeme salonu dediğin yer artık bir adalet mabedi değil, saray adına infaz odası. Cüppen değil kefenin bile düğmeli artık. Çünkü sen artık hukuk adamı değil, rejimin celladısın.
Zekeriya Öz’ü hatırlıyor musun? Hani bir dönem “halk kahramanı” gibi sunulan, sonra apar topar kaçan, şimdi ise utanç arşivinde tozlanan adam. Sen onun aynada yeniden doğmuş halisin. Ama unuttuğun bir şey var: O kaçtı çünkü devrini tüketti. Seninki daha bitmedi, ama bitecek. Çünkü hiçbir kirli düzen sonsuza dek sürmez.
Sen sanıyor musun ki bugünkü gücün, mahkemede kurduğun tahakküm baki kalacak? Sanıyor musun ki sana bu görevi verenler, iş bittiğinde seni onurlandıracak? Hayır. Seni ilk harcayacak olanlar, bugün sana “devletin hâkimi” süsünü verenler olacak. Çünkü sen adaletin değil, rejimin kullanışlı aparatı oldun.
Bugün kararlarının vicdanı yok. Delil yok, ispat yok, hukuk yok. Sadece talimat var. Üstten gelen emir neyse, senin kararın o. O yüzden halk gözünde hâkim değilsin. “Sarayın zabıtası”, “rejimin mübaşiri” olarak geçiyorsun tarihe. Ve bu seni ebedi bir utanca zincirliyor.
İşte bu yüzden “yuh” diyoruz sana. Yuh olsun, çünkü bir ülkenin en kutsal kurumu olan yargıyı çamura batırdın. Yuh olsun, çünkü mazlumu değil zalimi korudun. Yuh olsun, çünkü hakkı değil sesi bastıranı yücelttin. Yuh olsun, çünkü senin yüzünden binlerce insan adalete değil, kaçış yollarına bakıyor.
Yarın bu düzen çöktüğünde – ki çökecek – sen ne yapacaksın? Hangi köşeye saklanacaksın? “Ben emir kuluydum” palavralarını kime satacaksın? Mazlumlar seni unutmayacak. Bu halk seni unutmayacak. Çünkü sen karar vermedin, emri uyguladın. Çünkü sen adaleti temsil etmedin, gasp ettin.
Bilir misin, bir gün adalet geri gelir. Ve geri döndüğünde, seni o kürsüde değil, sanık sandalyesinde arar. İşte o gün geldiğinde, bugün “şeref” diye sarıldığın her şey, sana utanç olarak geri döner.
Son bir kez daha:
Yuh olsun sana emi.
Sadece sana değil aslında,
Senin şahsında kiraya verilmiş vicdanlara,
Satılık cüppelere,
Adalet cellatlarına,
Ve her zalimin arkasında sıraya giren korkaklara.



Bir yanıt yazın