24 Mayıs 1924 tarihinde Genç Cumhuriyet, ecnebi şirketlere ait demiryollarını millileştirmişti

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Sonsuzluğa göç etmiş başta Atatürk ve Behiç Erkin olmak üzere Kurtuluş Savaşı ve sonraki sürecin kahraman demiryolcuların aziz anıları önünde saygıyla eğiliyorum.….24.5.2025C.tesi

DEMİRYOLLARININ MİLLİLEŞTİRİLMESİNİN 101.YILDÖNÜMÜNDE ANIMSATMALAR:

·   Osmanlı İmparatorluğunda “yap-işlet modeli” ile yapılan demiryolları yabancı şirketlerce işletilir.

·  TBMM’nce, 24 Mayıs 1924 tarihinde çıkarılan 506 sayılı yasa ile demiryolları  millileştirilmiş ve Anadolu- Bağdat Demiryolları Müdüriyet-i Umumiyesi ile yapılandırılmış ve işletilir.

·   31 Mayıs 1927 tarih ve 1042 sayılı yasa ile bu kurum Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adını almış ve 1953 yılına ka dar katma bütçeli bir devlet idaresi olarak yönetilir.

·  1950 iktidar olan Demokrat Parti(DP), çıkardığı 29 Temmuz 1953 tarih ve 6186 sayılı kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) adı ile Kamu İktisadî Devlet Teşekkülü haline getirilir.

·  Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), Türkiye Cumhuriyeti’ndeki demiryolu taşımacılığını düzenleyen, işleten ve kontrol eden resmi kurumdur.

2000 VE SONRASI DÖNEMDE TÜRKİYE’DE YOLCU VE YÜK TAŞIMACILIĞI

·  Son olarak uygulamaya konulan 233 sayılı KHK ile “Kamu İktisadî Kuruluşu” hüviyetini alır.

– Günümüzde Türkiye’de karayolu yük taşımacılığının payı % 94, demiryolunun payı ise % 4’dür.

– 1960’lı yıllarda bu oran karayolu %50, demiryolu %30’dur.

– 1985’den sonraki süreçte demiryolunun payı %10’un altına düşer.

– Türkiye’de halen yolcu taşımacılığında karayolunun payı %96, demiryolunun payı ise %2’dir.

24 Ocak iktisadi kararlarının müteahhiti/taşeronu  devri zamanın başbakan ve cumhurbaşkanı da lan Turgut Özal’ın  demiryolları için “…modası geçmiş bir ulaşım yöntemi” ve “ Demiryolu komünist ülkelerin tercihidir…” sözleri milletin zihninde yaşamaktadır. 

(BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. […] 24 Mayıs 1924 tarihinde Genç Cumhuriyet, ecnebi şirketlere ait demiryollarını millileştirmişt… […]

  2. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    Turgut Özal’ ın da Amerika hayranı olduğu biliniyor.Oda büyük ekonomisim diye geçiniyordu!

    İsviçre bugün zenginliğini Demir yoluna borçlu.
    Ne Avrupa ülkelerinde, nede Amerika’ da Demir yollarından vazgeçmek imkansız.! Devletin hemen ,hemen en büyük gelir kaynağı.
    Ayrıca, demir yolu, kara yolundan
    daha tehlikesiz, maliyeti daha uygun.

    Biz , ülkemizde modası geçmiş Politikacılardan başımızı alamadık, halen de değişen birşey yok.

    Diğer ülkeler bizlere nazaran hem zekiler hemde çalışkanlar.

    Onun bunun yumuşu ile kimse çeşmeye başkasına su getirmeye gitmez.

  3.  avatarı
    Anonim

    Bozkırın Bebeleri “ Turgut Özal’ ın da Amerika hayranı olduğu biliniyor” diye yazmış
    Asıl “Közkaman mı , mankurtu mu?” sorusu üzerinde düşünmek gerek !
    Milli Cephe Hükümeti Başbakanı Demirel’in, T.Özal’ı Başbakanlık Müsteşarlığına asaleten ve Devlet Planlama Müsteşarlığına da vekaleten atadığı biliniyor. Mevzuat gereği iki makama birden asaleten atayamadığından.
    Batıda yetiştirilmiş takım elemanlarıyla birlikte bu makamlara oturan bu zatın mili siyaset güdemeyeceğini kabul etmek gerek. Halen yürürlükteki 24 Ocak İktisadi Karaları’nı TBMM’de çoğunluğu olan Milli Cephe’nin yasalaştırdığını müellifler yazmaktadır.
    Sıcak para karşılığı Emperyalizmin beklediği hizmetleri yerine getirmek için iktisat v.b bilmeye gerek yoktur. Anılan çevrelerce eline verilecek reçetelerin uygulanması yeterlidir.
    Birim başı taşıma maliyetin ucuzluğu nedeni ile denizyolu ve demiryolu taşımacılığını uygulamaya alacak ulusal meclislere gerek vardır. Tıpkı tam bağımsızlığı şiar ediniş 1919-1946 sürecinde olduğu gibi!
    Bozkırın Bebeleri’nin diğer savları doğru kabul edilse bile nedenlerini sorgulayabilecek sayısı TBMM’si aritmetiğini değiştirebilecek gizilgüce erişinceye değin okumuşların laktırtılarının ne yararı olabilir? Aynen buharla çalışan geminin kazanın da basıncın yeterli düzeye erişememesi gibi..

  4. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    Sayın Anomim, bayan veya bay, teşekkür ederim.

    Bizim politikacılarda hem Közkamanlık, hemde Mankurtluk var. Biz bozkır halkını düşündürecek kadar bizim baştaki politikacılarda bellek kayıbı, şuursuz olma sonucunda ne ANA ne de VATAN umurlarında.
    Bozkırın bebeleri olarak biz hafızasız politikacıların oyuncağı ve kölesi değiliz. Bizim derin bir kültürümüz var, bu kültüre sayğı göstermeyen şuurunu kaybetmiş, batının yalakçısı olmuş politikacılarlada hesaplaşmayı biliriz, şimdilik takipteyiz.

    Bozkırda rüzgar sert eser, ama dürüst eser, şakası yoktur.

  5. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Bozkırın Bebeleri “Bozkırda rüzgar sert eser, ama dürüst eser, şakası yoktur” demiş.
    Bu tespit bir doğa olayı ile ilgili olmalı. Esintinin güçlü güçsüz olması coğrafi yapının yarattığı koşulların eseridir. Bozkır halkından böyle bir esinti beklemek yersiz bir iyimserliktir
    Çünkü: Çıkarını koruma için siyasi parti kuranlar gibi örgütlenmeyenler bir yığınıdır. Bilinçli bir örgütlenmeyi başaramayan örgütsüz bir halk bir yığındır. Yıllardan beri verdikleri oylarla da bunu göstermiştir.
    Türk Köylüsü şiirinde Nazım Hikmet(Ran) kırsalın insanını
    “ O, «Yûnusû biçaredir baştan ayağa yâredir,» / ağu içer su yerine./
    Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmeyegörsün önlerine / ve bir kerre vakterişip :
    «—Gayrık yeter!…» demesinler./…../Ne kendi nefsini korur,/ ne düşmanı kayırır, / «Dağları yırtıp ayırır,/ kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa…» sözleriyle tanımlar
    19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basar “bir dert anlayan” ve sonunda Osmanlının küllerinden Zümrüt ü Anka gibi genç Türkiye Cumhuriyeti doğrar!
    Okumuşların(*), emperyalizmin dünyada, ülkemizde iki yüz yıldır çevirdiği dolapların ayırtında olduğunu söyleyebilmenin olanağı var mıdır yok mudur?
    Kendimize sormamız gereken soru: Okumuşlar, önderlik yapacak “bir dert anlayan” önderi neden halkın önüne neden çıkaramıyor?

    (*)Anaokulundan üniversiteye değin dil ve yazın eğitiminden geçilmesine karşın okumayan olur yazarlar yetiştirdik. Bunlar okur yazarlar ama okur değiller. Okur, okuma yazma becerilerini sürekli kullanan, dil, düşünce, yazınsan değer taşıyan kitapları okumadan edemeyenlerdir./ Emin Özdemir
    (BU YAZI DERRLEMEDİR)

  6. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    Sayın M. Boz bey, konu hakkında bayağı felsefe yapmışsınız.Teşekkür?

    Türkler, 500 yüzyıl ömürlerini atın sırtında geçirdi. Avrupayı almaya kalktılar, ordakiler yerleşik bir hayat sürerken, şehirleşme, endüstrileşme, iktisat da organizeli bir düzen kurdular.Kiliseninde yardımı ile örgütlendiler.Fransız ihtilalinden sonra Avrupada biraz liberal olmaya başladı. Avrupalılar bir birleriyle kraliyet yönünden zaten akraba.

    Türklerin kimsesi yok.

    Örgütlenmeyenleri bir yığın olarak görmeniz doğru fakat bizim böyle yığın olarak kalmamızı isteyenler var. Kendi çıkarları için.!

    Bu Turgut Özal denilen kişi , Ocak 1993 de o zamanın Cumhurbaşkanı Clinton ile Amerikada buluştular.
    Ekonomi konseyi adı altında ki bu toplantıya, Lobi şirketleri,Sanayi liderleri, Savunma bakanlığına kadar devreye girdi. Hatta Kaşıkçı diye biri Silah milyarderide katıldı.
    O zamanlar Demirel baş rolü oynuyordu, hangimiz daha çabuk Amerikanın kucağına otururuz diye bir ,birleriyle resmen savaş ve yarış içindeydiler.

    Turgut Özalan bütün Türkiyeyi ele verdi, bence aptalık etti.
    Bugünkü BOb projenin babası sayılır.
    1993 başladılar, Türk Generaleri( Eşref Bitlis, Uğur Mumcu), Türk aydın Gazetecilerini öldürmeye, bu işleri Amerikanın eli ile.Katiler halen bulunamadı.

    Turgut Özalan çocukluğundan beri bir gün bile açlık yaşamayan adam, Tarih ve islam, ekonomisi bile liberal olmayan ülkeye liberal ekonomiyi getirmek vs. Kitaplar yazdı, amaç milletin gözünü boyamak. Arka pilanı başkaydı.

    . Kenan Evren in yardımı ile, Amerika tümden ülkemize el attı. Ordumuzu hapise attı, silahlarımızı başka yerlere hediye ettiler. 2000 sonra gelen politikacılar, Necmettin Erbakanın, Turgut Özalanın, Menderesin , Fetullah Gülenin izinden gidip onların yarım bıraktıkları işi, Amerikanın yardımı ile bugünkü duruma getirdiler.

    Türk halkı, halen bir yığın halinde bekliyor. İslam adı altında, tümden, ilim, irfandan uzaklaştırıldılar halkı.

    Demir yolu yapımını Turgut Özal gibi, Havard Ünüversite sini ziyaret eden adam , eski, geri kalmış demesi insanı düşündürmez mi? Amerikanın, Kanadanın, Avusturalyanın, Avrupanın bütün zenginliği demir yolu ile gerçekleşti.( kara, demir, su yolu). Bizim koca Ankarada doğru dürüst tranvay bile yok.Sadece iki yön. Bu Özal gibi kişilere halk güvendi, sonunda halkı, ülkeyi satlığa çıkardılar. Aklı başında olan insanlarıda tek, tek ortadan yok ediyorlar. Bugün Türkiyede halk ayaga kalksa, RTE, Amerikadan kendi Türk halkına karşı askeri yardım ister.

    Eğer, Türk-Bozkır ayağa kalkarsa, Tanrıdan başka kimse karşı gelemez!

    Türk sabırlıdır, artık sabırın sonu selamet mi ,yoksa rezalet mi göreceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar