“Bilin Bakalım Bu Dünyalılar Kim?”

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Civelek Taburuyla – Harem Arası

Sefa Yürükel

Bir Memleket Karikatürü – Yalancı Ahlak, Gerçek Zevkler

Bakın şimdi millet,
Ortada iki adam var.

Biri “ahlak bekçisi” kılığına girmiş.
Öbürü “mukaddes değerlerin muhafızı” maskesini takmış.
Dillerinde Allah, ellerinde dosya, gözlerinde radar.
Ama o radar var ya… sadece başkalarının mahremine dönük çalışıyor.

Başkalarına “Bu haram!”,
“Bu ahlaksızlık!”,
“Bu edepsizlik!” diyorlar.
Ama sıra kendilerine gelince…
“Canım, bu da Allah vergisi.”

Evet evet, tam da öyle diyorlar:
“Allah vergisi… hem ülke yönetiyorum, hem zevki sefa yapıyorum, ne var bunda?”

Biri Allah pazarlıyor, öbürü milliyetçilik pazarlıyor.
Halkın inancıyla oynayan da onlar, bayrağı alıp alkışla satan da.
Yalanları mı?
Pinokyo gibi!
Her konuşmada burun biraz daha uzuyor ama hala dürüstlük pozları veriyorlar.

Biri var;
Güya babalığın timsali, ama doğuramadı.
İmkânsız deniyor…
Olsun, çevresi çocuk dolu, bağrına bastığı (!) gençler eksik değil.
Üstelik her biri “manevî evlat” diye pazarlanıyor, ama işin manevisi bir hayli şüpheli.

Öteki var;
Nüfus kayıtlarında birkaç çocuk görünüyor…
Ama asıl bomba listeler listelerde.
“Resmî olmayan çocuklar, ilişkiler, sevgililer…”
Erkek, kadın fark etmiyor onun için.
Evli mi bekar mı? O da fark etmiyor.
İtiraz eden?
Trol ordusuyla linç ettiriliyor.

Birinin arka kapısından çıkan hikâyeler yıllardır fısıltı gazetelerinde.
Diğerinin hareminden çıkan “kadrolu sevgililer” dizisi bile altın saat gibi, tıkır tıkır.

Ama gel gör ki…
Bunlar çok namuslu!
Öyle diyorlar: “Biz ahlak timsaliyiz.”
Ahlak?
Bunların madalyonu!
Ama madalyonun diğer yüzünde, kasetler, saray odaları, özel uçaklarda taşınan özel geceler var.

Biri sanki Civelek taburunun fahri komutanı.
Öteki zaten hem Civelek’te hem haremde üst düzey görevde.
Tur attıran da bunlar, tur atan da.

Konu başkasına geldi mi?
“Yuh! Rezillik! Bu milletin değerlerine hakaret!”
Ama konu kendilerine geldi mi?
“Ama canım, bunlar özel hayat. Ayrıca yalan.”
Yahu sen başkasına çay bardağındaki dudak izinden infaz yazdın!
Kendine gelince neden “özgürlük”?

Biri diyor ki:
– “Ben Allah’tan korkarım.”
Ama korkusu sadece ışıklar açıldığında.
Karanlıkta her numara serbest.
Zaten hep karanlıkta yaşıyorlar.
Aydınlığa bir türlü çıkamıyorlar.

Öbürü diyor ki:
– “Biz milletin emanetini taşıyoruz.”
Evet taşıyorsun.
Ama emanet cüzdanda değil, yatak başında.
Kim kimin emanetiydi, kim kimi taşıyordu artık belli değil.

Sonuç: Kim Bu Dünyalılar?

– Halkı “din”, “namus”, “millî değerler” nutuklarıyla oyalayan,
Ama kendine her haltı mubah gören bu ikili,
Bir yandan ülkeyi yönetiyor,
Bir yandan gövde gösterisiyle ‘zevk sefa’ turunda.

Ve biz hâlâ soruyoruz:
“Kim bu dünyalılar?”
Karikatür değiller… ama her çizgileriyle mizah konusu.
Gerçekten varlar… ama ahlakları sanal.

Birbirlerine baktıkça aynada kendilerini görmüyorlar,
Ama halkın gözünün içine baka baka rol kesiyorlar.

Yalancı ahlakçılarla dolu bir ülke…
Ve zevk‑i sefayı “Allah vergisi” zanneden sahte peygamberler.
Milliyetçiliği kazanca, dini yatırıma çeviren, Pinokyo burunlu lidercikler.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar