Sefa Yürükel – Hicivli Gerçekler Manifestosu
“Yalanla kurulan tahta, adalet tokmağı iner bir gün!”
3 Mart 2025 sabahı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık, aynı zamanda en aydınlatıcı günlerinden biri yaşandı.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, o çok beklenen kararı verdi:
“Ülkeyi yıllardır yöneten şahsın sunduğu üniversite diploması yoktur. Mevcut belge sahte, unvanlar gayrimeşrudur.”
Yani bu ne demek?
Bu şu demek:
Bir millet, bir sahte belgeyle kandırıldı. Bir devlet, kırtasiyeden çıkmış bir A4’le yönetildi.
Mezuniyet Yok, Yönetim Çok!
Arşivler boş. Üniversite kayıtları suskun. Mezunlar listesinde ad yok.
Ama nedense koltuk var, unvan var, saray var.
Halk sordu:
“Diploman nerede?”
Cevap geldi:
“Matbaada kayboldu, ama ben Harvard ruhuyla doluyum!”
Ve şimdi Yargıtay diyor ki:
“Yok kardeşim. Sahteymiş. Nokta.”
Devletin Kaderi Bir Sahte Belgeye Teslim Edilmişse…
Siyaset bir liyakat değil, fotokopi meselesine dönüştü.
O halde sormazlar mı:
• TBMM, sen ne iş yaparsın?
• YÖK, sen diploma denetçisiydin, yoksa sadece “YÖK” müydın?
• Polis, suç varsa kelepçe nerede?
Bir ülke, diploması olmayan bir adam tarafından yönetilmişse,
sadece o adam değil,
o düzene susan herkes sanıktır.
Silivri’de Özel Hücreye Sahte Başkan!
Yargıtay kararıyla artık söz bitti.
Sahte belgelerle imzalanan tüm kararlar iptal edilmeli.
Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığına, oradan uzaya bilet kesen dönemin tüm icraatları geçersizdir.
Ve o şahıs, Silivri’de en izole hücreye gönderilmelidir.
Bu sadece bir ceza değil, bir ibret olmalıdır:
“Devlet, sahte evrakla yönetilmez.”
Karikatür Gibi Devlet, Ama Ağlamalık Gerçekler
Elinde “Ben mezunum, söz” yazılı bir kağıtla ülkeyi yöneten bir karikatür karaktere döndü yönetim.
Adalet tokmağını indirene dek, herkes “oyun devam ediyor” sandı.
Ama artık o oyun bitti.
Bu sahneye perde kapanmaz, bu rezalet unutturulmaz.
Ey Halk! Görev Sende!
• TBMM: Sahte diplomalı birini hâlâ cumhurbaşkanlığı listende tutuyorsan, sen de sanıksın.
• Savcılar: Karar elimizde. İddianame nerede?
• Emniyet: Ters kelepçeyi şov için değil, hakikat için kullan!
• TRT ve medyası: Şimdi açıklayın. Bizi kim kandırdı, kim örtbas etti?
Son Söz: Bu Bir Hiciv Değil, Bu Gerçek Bir Felakettir
Bu yaşadığımız, bir Aziz Nesin öyküsünden fırlamış gibi.
Ama trajikomik değil, yalın gerçeğin tokadıdır.
“Diploması olmayan adam cumhurbaşkanı olursa,
Adaleti olmayan devlet olur.”
Ve bugün bu devletin adaleti, en sonunda konuştu:
“SAHTE!”
Şimdi sıra millette:
Gerçeği kabul etmeyenle, yalanı sürdürenle, diploması olmayanla helalleşilmez. Hesaplaşılır.




Bir yanıt yazın