Bir halk düşünün…
Her seçimde eline bir kâğıt tutuşturuluyor.
İçinde umut yok, gelecek yok, adalet yok.
Ama o halk, sandığa gidiyor;
Ve o kâğıdı bir pusula değil, bilet sanıyor.
Nereye mi?
Tabii ki kendi mezarına…
Üstünde “Demokrasi” yazan ama içinde “otoriterlik”, “yolsuzluk” ve “cehalet” çıkan o sandığın içine
Kendi sonunu atıyor.
Bu halk, celladını alkışlamayı marifet sanmış.
Kendisine tokat atanı “sert lider”,
Anayasayı çiğneyeni “karizmatik figür”,
Hukuku ezeni “pragmatik adam” diye baş tacı etmiş.
Sonra da “neden böyle olduk?” diye ağlamış.
Ey halk!
Sen celladına aşıksın.
Sana hançer çekenin elini öpüyorsun.
Sana yalan söyleyeni mehterle uğurluyorsun.
Bir yandan şikayet ediyorsun, diğer yandan gidip ona oy veriyorsun.
Sana oy pusulası değil, içi barut dolu bir mektup verilmiş, farkında değilsin.
Ve sen her seferinde o mektubu yakıyorsun.
Sandık sandık değil artık, toplu mezar!
İçine atılan her pusula, bir hakikat cesedinin üstüne düşüyor.
Anayasayı çiğneyen bir adaya oy veren millet…
Kendini silecek mürekkebi elleriyle doldurmuştur.
Önce laiklik gider, sonra hukuk.
Sonra kurumlar gider, sonra da umut.
O koltukta kim oturursa otursun, millet diz çöküyorsa o sistem zaten çökmüştür.
Ama bu halkın hafızası balık gibidir.
Dün unutur, bugün alkışlar, yarın ağlar.
Yüzüne tükürülse “yağmur yağdı” der.
Çünkü biat etmeyi özgürlük sanır.
Boyun eğmeyi tevekkül.
Hırsıza susmayı, “büyüklük”.
Rüşvetçiye dokunmamayı “dava adamlığı”.
Diplomasız lidere tapınmayı “samimiyet” sanır.
Oysa bir milletin mezartaşı taşa değil, anayasanın sayfalarına kazınır.
Ve işte bizim tarih kitabımıza, en kara harflerle şu yazılıyor:
“Bu halk, kendi geleceğini parselledi, sonra da ihanetin üzerine apartman dikti.”
Ey halk!
Sandık önünde durduğunda bir aynaya bak.
Eğer gözlerinde soru yoksa, kafanda fikir de yoktur.
Ve eğer hâlâ yolsuzluklara, sahtekârlığa, anayasa düşmanlığına göz yumuyorsan
Kendini seçmiyorsun.
Kendini siliyorsun.
Unutma:
Oy pusulası kalemse, tarih onunla yazılır.
Ve sen yanlış yazarsan, çocukların doğru okuyamaz.
Sonuç mu?
Bir halk, celladına âşık olur,
Onunla sandıkta buluşur,
Ve sonra toprağa birlikte gömülür.
Mezar taşında tek cümle yazar:
“Kendini seçemeyen, kendini silmeye mahkûmdur.”




Bir yanıt yazın