DİN!-diyanet(?)İslam!? KUR’AN

Okuma Süresi:

6–10 dakika
❤️

DİN!-diyanet(?)
İslam!? KUR’AN.

Daha önceden kaleme aldığım;
yeniden ilavelerle,
yine, tekrar tekrar
hatırlatmak istediğim
nokta atışı AYETLER içeren
bir yazı,
bu yazı!

Memleketin çocukları
minicik elleri ile çalışarak
geçim derdine düşmüş,
aç yatağa girerken,
gençleri eğitim haklarına ulaşmakta zorlanıyorken,
büyük bir çoğunluğu
emeklilerden oluşan halk
ekonomik, sağlık, sanat haklarından, yoksun bırakılmışken,
tarım ve hayvancılık yapanlar
isyan ederken ve
bir de üstüne;
üniversite gençliği
anne, babalarının ödediği vergilerle oluşan kamu kaynaklarından haklarını, sadece haklarını
istedikleri için
hak, hukuk, sınır tanımaz bir şekilde inanılmaz zulme uğruyorlar.

Kamu kaynaklarını sömürenler de,
bırakın artık ülke içinde
sayısı, sınırsız olanını,
yurt dışında da
devasa, lüks câmilere,
bomboş TAŞ binalara;
tüm bu sorunlarla boğuşan
halkın haklarını
müsrifçe aktarıyorlar.
Artık neredeyse her sokağa
bir tane câmi kondurarak
kamu kaynaklarını heba ediyorlar.

KUR’AN’da;
(Âli İmran,9-Nisa,140)’da câmi; SADECE,
TANRI’nın insanları huzurunda toplayacağının sıfatı
olarak geçerken;
VE
TEK kutsal ALLAH (Cuma,1) derken;
devasa TAŞ binalara
‘Allah’ın evi bu, kutsaldır(?!)’ diyerek;
önce câmileri, sonra da
imamları ve ezanları(?!)
dokunulmaz-eleştirilmez kılıyorlar.

Bu yüzden daha önceden
yazdığımı ilavelerle,
tekrar hatırlatmak istedim.

Aşırı süslemeler dolu taştan, mermerden yaptığını;
Allah’ın evi(?) olarak
kabul edenlere ve
‘Allah rızası’ söylemi dillerinden hiç düşmeyenlere soruyorum.
Evrenin sahibinin evi olur mu?!
Eğer illaki bir ev izafesi olacaksa; tüm kâinat-evren
TANRI’nın evi değil mi?!
Bu durumda;
TANRI-ALLAH, Kendisi için
sürekli, bolca EV(?!)-TAŞ bina yapılmasını mı yoksa;
özenerek, çok emek vererek, yetenek ve güzellikleri ile donatarak yarattığı,
EMANET ettiği
küçücük çocukların,
pırıl pırıl gençlerin,
özellikle YETİMLERin
en iyi şekilde büyütülmeleri, yetiştirilmeleri, sağlıkları, eğitimleri için; içlerinde yer alan cevherleri ortaya çıkarabilsinler diye
tüm kaynakların,
onlara seferber edilmesini mi ister!?

Diyanetin;
inanmayanların,
câmiye gitmeyen ve
farklı inanç sahiplerinin vergilerini de içeren kamu kaynaklarını,
yasaları da arkasına alarak
kendi inanç dayatmasının finansmanında kullanması,
açık ve net
HAK yemektir.
Diyanetin ve câmilerin finansmanını, diyanete inananlar ve câmiye gidenler kendileri, kendi kazançlarından yapmak zorundadır. Kamunun kaynağını, kendi inanç sistemleri için kullanarak,
büyük bir HAK gasbına,
özellikle YETİM haklarının
gasbına sebep olmaktadırlar.

(Nisa,10)”Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarını ateşle doldururlar.”

Üniversitede İşletme okudum;
yazar değilim; matematikçiyim.
30 yılı aşkın süredir 30’dan fazla(sayısız)
KUR’AN Türkçe çevirisini;
TANRI-ALLAH KİTABI KUR’AN’ı
AYET AYET,
tek tek karşılaştırmalı,
kök anlam araştırması da yaparak
didik, didik inceleyen
bir KUR’AN hayranı olarak;
AYET BİLGİ’lerini
bulduğum her yerde paylaşıyorum.
Astrofizik inceleme, araştırması da yapıyorum; James Webb, Hubble teleskoplarının, Cern’de yapılan Higgs bozonu-Tanrı parçacığı araştırmalarını takip ediyor;
Evrenin-kâinatın SAHİBİNİ;
TANRI-ALLAH’ı
tanımaya, anlamaya çalışıyorum.

Amacım;
KUR’AN
AYET AYET bilinsin!
ALLAH-TANRI sadece
Kendi Sözleri Ayetlerden-KUR’AN’dan tanınsın, anlaşılsın, bilinsin,
BİLGİ sadece KUR’AN’dan alınsın.

KUR’AN bilinirse;
inanç satıcılar-aracılar, sömürücüler
din satıp, saltanatlarını kuramazlar!

KUR’AN hiç kimsenin
tekelinde DEĞİL!!!!

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ için;
ilahiyatçı, akademisyen, hacı, hoca, imam, diyanet, tarikat, dernek, vakıf, tasavvufçular, spiritüel-ruh satıcılar, mezhepçiler, yıldız falcılar, ……..;
TÜM inanç satıcılara-aracılara ihtiyaç YOK!!!

İNANAN, ARAYIŞ içinde olan sadece KUR’AN’ın anladığı dilden yapılmış çevirisini okur,
kendi anlama kapasitesi ile Ayetlerin anlamına ulaşır,
özgür kalır ve hesabını da
SÖZÜN-AYETLERİN Sahibi’ne verir!

(İsra,41)”ALLAH’ın varlığını, birliğini; insan hayalinin ulaşabileceği her türlü tasavvurun üstünde ve ötesinde yüceler yücesi bir Yaratıcı olduğunu; tüm boyutlarıyla düşünüp anlasınlar-aydınlansınlar diye KUR’AN’da gerçekleri farklı yerlerde, farklı örneklerle açıkça ortaya koyduk-her türlü açıklamayı yaptık.”

Başka insanların anlatmasına değil;
TEK TANRI-ALLAH’ın anlatmasına yani SADECE KUR’AN’a
ihtiyaç var.

(Şuara,132)”Sahip olduğunuz her şeyi size veren ALLAH’ı dinleyin.”

(İhlas,1)”O ALLAH birdir-tektir.”

(Nahl,51)”İki tanrı edinmeyin. ALLAH, tek Tanrıdır.”

(Bakara,186)”ALLAH size çok yakındır. ALLAH ile aranıza birilerini koymanıza gerek yoktur. Samimiyetle-hiçbir aracıya başvurmadan, doğrudan ALLAH’ı çağıranın, çağırdığı vakit çağrısına karşılık verir. ALLAH’ın ayetleriyle açıklanan gerçeklere uyan, doğruluk ve olgunluğa ulaşabilir.”

ALLAH-TANRI tarafından peygamber yapılarak en üst makama çıkarılmış o azîz peygamberi iftiralarla, ihanet ederek ALLAH-TANRI’ya ortak eden;
‘peygamber sünneti-hadisi’ anlatan ‘Din'(?!)alanını ellerine geçirmiş, insanlığa düşman, dillerinde sadece iftiralar ile öfke-kin kusmaktan hayatlarımızı cehenneme çevirmiş tarikatlara ve
tam bir ‘aforoz’ kurumu
haline gelmiş,
özellikle yetimlerin de haklarının olduğu devletin, kamunun, halkın HAK’larını, imkânlarını
‘kendi inanç sistemini-sünnilik(?!)’
pazarlamak için kullanan ve tarikatların koruyucusu,
ŞİRK dini anlatıcı-satıcısı diyanete
kim ‘DUR’ diyebilecek bakalım…?!

Tüm cehaletlerine rağmen,
atalar kanı bedeli, çabası ve Atatürk’ün eşsiz dehası ile kurulmuş Cumhuriyeti yıkacaklar!
İnanç sömürüsü yapanları durdurabilecek tek ilke Laiklik!!!

Ama maalesef iktidar-muhalefet; tüm siyasiler ki,
içlerinde konforuna düşkünler,
mafyalaşmış milliyetçiler,
tarikat, cemaat müritleri,
feodaliteyi koruyan, radikal dinciliği savunan toprak ağaları(!)nın seçtiği, seçtirdiği, masum kanı dökerek, mazlum etnik halkı savunduğunu iddia eden, ülkeyi yakıp, yıkıp, bölmeye çalışan
terörist tapınıcıları da var!
Taht/koltuk/iktidar kavgası için
seviyesi yerlerde
söylem üretmekten,
çene yarıştırmaktan
bir türlü GERÇEK politikacılar
olarak eylemsel çözümlerle
halkın sorunlarına;
eğitim, sağlık, tarım, ekonomi alanında projeler üreterek
çare olamıyorlar!?

İlahiyatçılar;
fıkıh, icma, hadis-sünnet, hikaye-rivayet, eski âlimler üzerinde çalışıyorlar.
Tasavvufcular;
mesnevi, risaleler, tasavvuf ehli gibi kul sözlerini anlatıyorlar.
Emek-çaba ve zamanlarını,
lütfedip de KUR’AN için harcasalar!
KUR’AN’ın daha iyi anlaşılmasını sağlayacak Türkçe’ye çevirilerini, bilimsel yöntemlerle, özenle-titizlikle yapsalar,
sadece KUR’AN ayetlerini anlatmaya başlasalar da;
kâinatın sahibi
ALLAH’ın Sözleri ile BİLGİlenerek,
kula kulluk düzeni şirkten kurtularak, inançta
özgürlüğümüze kavuşsak!!!

(Nahl,52)”Din dâima ALLAH’ın! ALLAH’tan başkasına mı saygı göstereceksiniz? ”

(Zümer,3)”Hâlis/katıksız/kesinlikle/arı-duru/doğru/şirksiz/gerçek/tek/tertemiz din yalnız ALLAH’ın!”

Toplumsal hayatta; (namaz-hac-kurban-oruç)(?!)
gibi ritüellere, başörtüsü-câmi-imam-hoca-ezan gibi dokunul(a)maz, eleştiril(e)mez ‘kutsal’ zannedilenlere indirgenmiş ve hapsedilmiş uygulamalar, ‘din’ (budur/bu kadardır)
dayatma zulmü yapılmaktadır.

Altıbin küsur ayetten oluşan evrenin/kâinatın muhteşem Kitabında DİN;
tüm yaşamdır, hayatın tâ kendisidir. KUR’AN da, bu yaşamın yani
dinin anayasasıdır, temel evrensel ahlâkî ilkelerin Kitabıdır.
İnsanlık tarihi ile birlikte gelişerek, tekamül ederek yol almayı anlatırken, verdiği ilkelerle,
hayata/tüm yaşama;
öğütleri, tavsiyeleri, uyarıları ve tarihsel örnekleri ile
rehberlik etmektedir.

Görüntüde ise,
dinin TEK kaynağı KUR’AN;
kulların, hocaların, imamların dilinde, mezarlıkta, cenazede ölülere üfürme, ölü tapıncı üzerinden kazanç kitabıdır.
Bu ALLAH’a, Allah’ın Sözlerine, muhteşem, mükemmel, muazzam öğüt, öneri, uyarıları ile
BİLGİ dolu
kılavuz Kitabı KUR’AN’a
en büyük hadsizlik, saygısızlıktır.

(Âli İmran,78)”Bile bile, ALLAH adına yalan söylerler.”

(En’am,144)”İnsanları, bilgisizce yanlış yollara yönlendirmek için, yalan uydurup, iftiralarını
ALLAH’a yakıştırandan
daha zalim kim olabilir?”

(Tevbe,40)”Yüce olan,
yalnızca ALLAH’ın Sözüdür.”

KUR’AN’ı, anlaşılmasın diye Arapça okutup, ‘peygamber sünneti-hadisi’ diyerek kurdukları bir şirk dini var.
Sarığı, cübbesi, sakalı olan, okur-yazarlıkları şüpheli hoca geçinenlerin temsil ettiği bu din; insanî değerlerden uzak,
ahlâkî ilkeler yoksunu bir anlayışı ve sadece çıkara/menfaate dayanan ticareti temsil ediyor.

Kurumsal din/inanç satıcı diyanet ve toplumsal din/inanç satıcı tarikatlar, vakıflar, dernekler, tasavvuf dergâh-tekkeleri;
‘Allah dostu(?!)’ diyerek,
ALLAH’a aracılık yaptıklarını
iddia ederek,
lüks yaşamlarını,
kendilerine kul yaptıklarına
finanse ettirmektedirler.

ALLAH’ın dininde ‘aracı’ YOK!!!

Eğer bir kişinin ‘aracı’ olması gerekseydi, Yaradan, Peygamberimizi ‘ölümsüz’ yaratırdı ve biz de sürekli gider
ona danışırdık!
Ona aracılık yetkisi değil, TEK, VAHİY-KUR’AN iletme-tebliğ,
yazıyla kayıt altına alma
görevi vermiş.
[(Ra’d,40)”Senin görevin sadece tebliğ”]
ve
KUR’AN’ı iletme/elçilik görevi bittikten sonra canını alarak, yaşamına son vermiştir.
(Ahzab,40)’da da;
‘Son peygamber’ diyerek, peygamberliğe de noktayı koymuştur.

‘Aracı’ yok, sadece KUR’AN var!

(A’raf,3)”Rabbinizden size indirilen bu KUR’AN’ın bildirdiklerine uyun. O’nu bırakıp da evliyanın/kutsallık payesi verdiğiniz kişilerin peşinden gitmeyin.”

(Ankebut,18)”Biliniz ki elçinin görevi, sadece ALLAH’ın ayetlerini açıkça bildirmektir.”

KUR’AN, ‘atalar dini’nden de şikayetçidir.

(Lokman,21)” ‘ALLAH’ın indirdiği KUR’AN’a uyun’ denildiği zaman, ‘Hayır, biz, atalarımızın geleneğinde ne varsa ona uyarız’ derler. Saptırıcı onları alevli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?”

TEK olan ALLAH’ın yolundan uzaklaştırdığından ‘fırka/mezhep’ bölünmelerine, (Rum,31,32)’de; bölünme sonunda oluşabilecek büyük azaba da (Âli İmran,105)’de KUR’AN, uyarısını yapmıştır.

Bakın, mezhep savaşlarından, parçalanmış din anlayışlarından dolayı Ortadoğuda yaşanan emperyal zalimlikler
yanı başımızda ve
bizi de sarmış durumda!

KUR’AN’ın, Arapça okutulma dayatma zulmü yanında,
Türkçe çevirileri de özensiz, kopyala-yapıştır yöntemi ile
eksik, yetersiz.
KUR’AN’ın, orjinal Arapça metninde ‘salât’; olan kavram,
aslında insanlığı ayağa kaldıracak muhteşem anlamlara sahipken, Farsça karşılığı olan namaza kilitlenmiş, hapsedilmiş.
Yine, Farsça olan ‘peygamber’, ‘oruç’, özellikle ‘günah’ gibi kavramların hepsi
Arapça kök anlamları ile araştırılmalı ki, gerçek anlam boyutlarıyla insanlığı aydınlatsın!

Muhteşem, mükemmel, muazzâm bir tasarım olan kâinatın/evrenin yaratıcısı-yöneticisi ve sahibi ALLAH ve Kitabı KUR’AN; sorgulanarak, araştırılarak anlaşılmayı, hakkettiği sevgiye, öneme, değere, saygıya
kavuşmayı bekliyor!!!

(Ankebut,51)”KUR’AN onlara yetmiyor mu?”

(Zümer,36)”ALLAH kuluna kâfi değil mi/yetmez mi?”

(Zümer,67-Hac,74)”ALLAH’ı kadrine-şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar, takdir edemediler!”

(Nahl,81)”Umulur ki ALLAH’ın hakkını teslim edersiniz!”

(A’raf,29)”Dini sadece ALLAH’a ait kılın.”

(Yunus,99)”Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde olanların hepsi topyekûn inanırdı. O hâlde insanları inanmaları için sen mi zorlayacak, baskı yapacaksın?”

Peygamber dahi olsa kişiye izafe Muhammedî İslam, sıfatlı, ılımlı İslam ve ideolojik, siyasal İslam gibi tanımı insânileştirilen İslam, ALLAH’ın isim hakkını elinden almaktır ve İsa peygambere izafe Hristiyanlık, Musa peygambere izafe Yahudilik, Buda’ya izafe Budizm gibi kişilere indirgenmiş
‘din’ haline getirmektir.

İslam, KUR’AN’da; insanlık medeniyeti inşâ edecek ilke-kural-kâidelerle, örneklerle, tarihsel yanlışları da göstererek, ALLAH’ın birlikte yürümeyi teklif ettiği ama gönüllü/bilinçli seçim isteyen sırat-i müstakiym,
dosdoğru insanlık yoludur.
Öyle ki, KUR’AN’ın, yaklaşık binbeşyüz yıl önce işaret ettiği
bu dosdoğru insanlık yolunun
temel insan haklarını;
Birleşmiş Milletler ancak,
yakın yüzyılda
Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi
olarak kayıt altına alabilmiştir.

(Hadid,25)”Kitapla insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü tesis edecek değer ölçüleri-doğruyla yanlışı, yalanla gerçeği, hakla haksızlığı, adaletle zulmü ayıran ölçüleri-yasayı gönderdik ki; insanlar adaleti yerine getirsin.”

KUR’AN, özgürlükler Kitabıdır;
tüm inanç sömürüsü yapanlardan/kula kulluktan kurtardığı gibi, maddesel değerlere ya da
kendinize tapmaktan da kurtarır!!!

(Nur,34)”Andolsun ki! Biz bu KUR’AN’da; size gerçeği açıklayan/açık-seçik anlatan, Söze dayalı deliller/ilkeler, sizden önce geçmiş kimselerden ibret alınacak dersler/örnekler, saygılı olanlar/ALLAH bilincini canlı tutanlar için de öğütler indirdik!”

Kıyamete kadar; her âna-zamana söyleyecek sözü olan KUR’AN,
bir kere ‘OKU’makla
anlaşılabilir mi?!

(Haşr,18)”Ey inananlar, ALLAH’ı sayıp dinleyin-yolunuzu ALLAH’ın kitabıyla bulun-Allah’tan gelen ilkelere sımsıkı sarılın. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın.”

(A’raf,29)”Nasıl ki, ilk defa sizi yaratan O idiyse, aynı şekilde dönüşünüz yine O’na olacaktır.”

(İsra,9)”Hiç kuşkusuz KUR’AN, en doğru yolu-doğru yolda nasıl yürüneceğini gösterir.”

(En’am,90)”KUR’AN, bütün toplumlara sadece uyarı ve hatırlatmadır-ancak öğüttür-tüm insanlara bir çağrıdır.”

(Âli İmran,138)”KUR’AN, bütün insanlara bir açıklama-apaçık bir çağrı-hakikati ifade eden bir bildiridir; ALLAH bilincini içlerinde canlı tutanlar-sorumlu davrananlar için de doğruluk göstergesi-doğru yol rehberi ve öğüttür.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Yasemin Çin avatarı
    Yasemin Çin

    KUR’AN’da ADALET?!

    (Mâide,8)”Allah için adaleti yerine getirmede, adaletin tanıkları olarak, adaleti gerçekleştirenlerden olun.
    Bir topluluğa düşmanlığınız-kötü niyetiniz-kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın.”

    (Nisa,135)”Kendiniz, anneniz, babanız ve yakınlarınız aleyhinde bile olsa, adaletten şaşmayın.
    Varlıklı-zengin, yoksul-fakir ayrımı yapmadan; adaleti gerçek anlamıyla yerine getirin.
    Kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın.”

    (Mâide,42)”Hüküm-karar verecek olursan, adaletle hüküm ver.”

    (Nisa,58)”Allah, sorumluluklarınızı yürütürken insanlara adaletle-adil davranmanızı öğütler.”

    (Rahman,9)”Dengeyi adaletle koruyun-adaletten şaşmayın.”

    (En’am,115)”Rabbinin Kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır-tamdır.”

  2. Antepli avatarı
    Antepli

    Hz. Ali’ nin kılıcı Zülfikara içinizde yakından bakan oldumu?

    Kılıcın ucu ikiye ayrılır, yukarıya bakan uç , Adaleti temsil eder, aşağıdaki uç ise, ilimi, bilimi temsil eder.

    Kılıcın üstünde birde arapça yazılmış kısa ve öz bir yazı vardır. Anlamı ise, bu kılıç insanı öldürmek için yapılmadı, sadece Adalet ve ilimin ve bilimin temsilcisidir.
    Kendisi yüksek okul mezunu ve aydın kişi Hz. Ali ,Adaletli olmamızı herkesten önce söylemiştir.
    İlimde’ de önce Ninelerimizin, Annelerimizin iyi bir okul eğtimi almasını ve çocuklarını topluma kültürlü, efendi ve dürüst olarak yetişmesini kendisine inanan insanlardan rica etmiştir.
    Kız çocuklarınızı okutun, topluma aydın insanlar yetiştirin. Adalete, ilime, bilime saygı gösterin.

    Müslüman toplumda, bu teorinin en çok arkasında duranlar, şiiler ve Türk – Bektaşi Alevi cemaat dır.

  3. Hediye Toprak avatarı
    Hediye Toprak

    1966 senesinde Konya’ da yaz tatillerinde Kuran kursuba giderken, içimizde en büyüğü 12 yaşında idi.
    Hoca o 12 yaşındaki kız çocuğu kaçırıp tecavüz etmiş. Ondan sonra kimse çocuğunu güvenip de kursa göndermedi.

    Memleketimizde durum aynı. Her yeri sapıklar doldurdu. Politikacılar bu sapık sürüsünü ortaya çıkarttı, birde maaşa bağladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar