Uluslararası hukuka ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, terör örgütlerine doğrudan veya dolaylı destek sağlamak, insanlığa karşı suçlara ortak olmak ve soykırımı teşvik etmek ağır suçlardır. Türkiye Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı’nın, Suriye’de faaliyet gösteren Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) adlı terör örgütüne lojistik, finansal ve istihbari destek sağladığı yönündeki iddialar, hem Türk Ceza Kanunu (TCK) hem de uluslararası hukuk açısından açık bir suç teşkil etmektedir.
1. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın HTŞ ile İşbirliği ve Suçları
1.1. HTŞ’nin Terör Örgütü Statüsü
Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD, Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından terör örgütü olarak kabul edilmiştir.
- BMGK 1267 Sayılı Kararı: El-Kaide ve bağlantılı örgütler listesindedir.
- ABD Dışişleri Bakanlığı: 2018 yılında HTŞ’yi terör örgütü olarak ilan etmiştir.
- Türkiye Cumhuriyeti Resmî Gazetesi: 2018’de HTŞ’yi terör örgütü olarak tanımıştır.
Dolayısıyla, HTŞ’ye herhangi bir destek sağlamak TCK 314. maddeye göre “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçunu oluşturur.
1.2. MİT Başkanı’nın HTŞ’ye Destek Sağlaması ve Suç Ortaklığı
Bağımsız raporlar ve uluslararası basın, Türkiye’nin MİT aracılığıyla HTŞ’ye lojistik ve finansal destek sağladığını ( (Hakan Fidan ve İbrahim Kalın dönemlerinde), terör örgütünün kontrolündeki bölgelerle ticari ilişkiler yürüttüğünü ve örgüt liderleriyle doğrudan temas kurduğunu belgelemiştir. Bu durum, TCK, BM Sözleşmeleri ve Roma Statüsü gereği suç teşkil etmektedir.
- TCK 220. Madde: “Suç örgütüne yardım edenler, örgüt üyesi gibi cezalandırılır.”
- TCK 314. Madde: “Silahlı terör örgütüne yardım edenler, örgüt üyesi gibi yargılanır.”
- BM Terörle Mücadele Sözleşmesi (1999): “Terör örgütlerine maddi veya manevi destek sağlamak uluslararası suçtur.”
- Roma Statüsü Madde 25 ve 27: “İnsanlığa karşı suç işleyen kişi devlet yetkilisi olsa dahi bireysel sorumluluktan kaçamaz.”
Dolayısıyla, MİT Başkanı’nın ( Hakan Fidan ve İbrahim Kalın dönemlerinde) HTŞ’ye yardım etmesi, terör örgütüyle ortak suç işleme anlamına gelmektedir ve hem ulusal hem de uluslararası hukuk gereğince yargılanmalıdır.
2. MİT Başkanı’nın İnsanlığa Karşı Suçlara Ortaklığı ve Soykırıma Dolaylı Katkısı
2.1. HTŞ’nin Suriye’de İşlediği Suçlar ve Türkiye’nin Rolü
HTŞ, Suriye’de savaş suçu işlemiş, etnik temizlik yapmış ve insanlığa karşı suçlar işlemiştir:
- BM İnsan Hakları Konseyi (2020 Raporu): HTŞ’nin İdlib ve çevresinde infazlar, işkenceler ve insan kaçırma olaylarından sorumlu olduğunu belgeledi.
- Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Raporları: HTŞ’nin, Suriye’de Aleviler, Hıristiyanlar ve Ezidilere ve diğer gruplara yönelik saldırılarında soykırım suçu işlediği belirtilmiştir.
Türkiye, MİT aracılığıyla bu örgüte destek vererek dolaylı yoldan insanlığa karşı suçlara ortak olmuştur.
- Roma Statüsü Madde 7: “İnsanlığa karşı suçlara ortak olan kişiler de aynı şekilde sorumlu tutulur.”
- BM Soykırım Sözleşmesi (1948) Madde 3: “Soykırımı teşvik eden, dolaylı destek sağlayan ve soykırımı gerçekleştiren aktörlerle işbirliği yapanlar suçludur.”
Dolayısıyla, MİT Başkanı, insanlığa karşı suçlara ortak olma ve terör örgütüne yardım suçlarından dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yargılanmalıdır.
3. MİT Başkanı Hakkında Uluslararası Yargılama Süreci ve Kırmızı Bülten Talebi
3.1. Kırmızı Bülten ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Süreci
MİT Başkanı’nın HTŞ’ye verdiği destek, uluslararası hukuka göre yargılanmasını gerektirmektedir.
- Interpol Kırmızı Bülten Prosedürü: “Terör örgütlerine destek veren devlet yetkilileri, haklarında yeterli delil olması halinde kırmızı bültenle aranabilir.”
- UCM Yetkisi: Türkiye, Roma Statüsü’ne taraf olmasa da, UCM, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda evrensel yetki ilkesini kullanarak yargılama yapabilir.
3.2. Emekli Uluslararası Hukukçular ve BM Raportörlerinin Görüşleri
- Philip Alston (BM Yargısız İnfazlar Raportörü, 2021): “Türkiye’nin Suriye’de terör örgütlerine desteği, UCM tarafından soruşturulmalıdır.”
- Carla Del Ponte (Eski UCM Savcısı, 2022): “Türkiye’nin HTŞ’ye desteği, insanlığa karşı suçlar kategorisine girmektedir.”
- Geoffrey Robertson (Uluslararası Ceza Hukuku Uzmanı, 2023): “HTŞ ile işbirliği yapan devlet yetkilileri, Nürnberg İlkeleri gereğince savaş suçlusu olarak yargılanabilir.”
Sonuç ve Öneriler
MİT Başkanı’nın HTŞ’ye destek sağlaması, insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmelidir.
- TCK ve Anayasa’ya göre MİT Başkanı derhal görevden alınmalı ve yargılanmalıdır.
- Türkiye, UCM’ye taraf olmasa da, BM ve UCM tarafından bağımsız bir soruşturma başlatılmalıdır.
- Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılmalı ve uluslararası yargılama süreci başlatılmalıdır.
- Türkiye’de bağımsız bir yargı mekanizması oluşturularak, devletin terörle mücadelede tarafsız kalması sağlanmalıdır.
Kaynakça
- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (2018). “1267 Sayılı Karar”
- BM İnsan Hakları Konseyi (2020). “Suriye’de İnsanlığa Karşı Suçlar Raporu”
- Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü (1998).
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982), Madde 2, 68, 69
- Türk Ceza Kanunu, Madde 220, 314
- Carla Del Ponte (2022). “Suriye’de İşlenen Savaş Suçları ve Türkiye’nin Rolü”
- Geoffrey Robertson (2023). “Uluslararası Hukuk Açısından Teröre Destek Veren Devlet Yetkilileri”
- Interpol Kırmızı Bülten Prosedürü (2021).




Bir yanıt yazın