NEREYE KADAR…
Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten çok büyük bir eylem başlattı. Demokratik ve anayasanın amir hükümlerine göre…
Akıllara gelmeyen kentler dâhil…
Türkiye ayakta…
Üniversite gençliği…
Halk büyük bir kararlılıkla kol kola yürüyor caddelerde, meydanlar tıklım tıklım…
Hak, hukuk, adalet diye bağıranlar da var…
Tayyip istifa, diyen de…
Kısaca, tabiri caizse CHP genel başkanı Özgür Özel “arı kovanına çomak soktu…”
***
Özellikle İzmir ve Ankara’da polisin orantısız güç kullanımı ve müdahalesi var…
Üç gün oldu…
Bu yazıyı yazarken dördüncü gününe girdik…
Son derece komik ve trajik gerekçelerle ve ilginçtir kapısına dayandıkları anda “itirafçı” olanlarla, sahte-gizli tanıkların ithamlarıyla;
Türkiye Savcısı (!) tarafından “gözaltına” alınan Ekrem İmamoğlu’nun ifadesi hala sürüyordu…
Herkes gibi bende “tutuklanacağını” düşünüyorum…
Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın önündeki en büyük engel Ekrem İmamoğlu, en büyük düşmanı ise DEM falan değil CHP’dir…
***
Yani ne olursa olsun “seçim olmadan” hem İmamoğlu’ndan hem CHP’den kurtulmak zorundadır…
***
Bu arada basına yansıdığı kadarıyla Valilikçe eylem ve protesto yasağı genişletilerek dört gün daha uzatılmış…
Kararı okurken dikkatimi çekti; yasakların içinde “imza kampanyası” ve anma törenleri de var…
Anmayı anlarım da…
İmza kampanyası nedir anlayamadım, “imza kampanyasının” kime ne zararı olur ki?
Kafayı yediler anlaşılan…
Ya da utanmışlar…
Utanmasalarmış dört gün daha “nefes almak” ve “yellenmek” yasak, diyeceklermiş sanki…
Neyse!
Korku ve beceriksizlik böylesine gülünç ve acınacak duruma düşürüyor demek ki…
***
Ramazan başlayana kadar Partili Cumhurbaşkanı Camileri ve Cuma namazlarını “partisinin kürsüsü” gibi kullanıyordu…
En azından haftada bir, an be an naklen yayınlıyordu yandaş TV’ler…
Ramazan başladıktan sonra;
Kaç’Ak Saray içinde veya dışında “iftar sofraları” AKP ve RTE’ nin “kürsüsü” oldu…
Her gün…
Evet, her gün malum yandaş TV ekranlarından CHP’ ne ve “protesto” eylemlerine akıllara ziyan değerlendirmeler yapıyor…
Çarpıtıyor, trollerine hedef gösteriyor, kötülüyor, kinini nefretini kusuyor…
***
Dün yaptığı konuşmada bakın ne diyor…
“Bizim belediyelerimiz yolsuzluktan yana olmayacak…”
Vay anasını…
Aklımızla zekâmızla hafızamızla alay ediyor adeta. Oysa R. Tayyip Erdoğan meclise gelirken yedi fezlekeyle geldi.
Ki bu fezlekeler “şiir okuduğu” ya da kabadayılık yaptığı için hazırlanmış değil; çoğu yolsuzluk ve hırsızlık odaklı “illegal” para ilişkilerinden dolayı…
Akbil yolsuzluğundan tutun, evrakta sahteciliğe, haksız zenginleşmeye ve RANT paylaşımına kadar ne varsa, yedi fezleke…
***
Belediye başkanlığı dönemindeki Binali Yıldırım’ın yaptığı yolsuzluğun yanış sıra Binali ile “gemicik” ortaklıkları bilinmiyor değil…
Asıl tuhaf olan hakkında yedi fezleke olan birisinin halkımız tarafından seçilmesi başbakan ve Cumhurbaşkanı yapılmasıdır…
Ki o cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’ nun yolsuzluk yaptığını ve bu nedenle gözaltına alındığını ima etmektedir…
Kendisinin fezlekeleri, Binali’nin, İ Melih Gökçek’ in, 2019 yılı öncesi AKP belediye başkanlarının “yolsuzluk” ve peşkeşlerine ilişkin (36 adet) hazırlanan dosyalar
Bugün yargılanan İBB başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu tarafından İçişleri bakanlığına teslim edilmiş olmasına, bugüne kadar hiçbir yasal işlem yapılmasına rağmen…
***
Şunu çok rahat söylüyorum; Ekrem İmamoğlu tutuklanır ve siyasetten men edilirse CHP genel başkanı Özgür Özel veya Mansur Yavaş
Cumhurbaşkanı adayı olarak seçime girerlerse ilk turda kesinlikle ve büyük bir oy farkıyla Cumhurbaşkanı seçilirler…
Tayyip Erdoğan ve ekibi bunu çok iyi gördükleri ve bildikleri için “gaza basıyorlar” basmaya da devam edecekler…
Onun için diyorum ki bugüne kadar ki eylemleri “halk eylemlerine” dönüştürerek gidilecek en son yere kadar yürümek gerekiyor…
Nereye kadar diye sorabilirsiniz; bence SARAYA kadar…
Çünkü macun tüpten çıktı…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 23.02.2025 03.30






Bir yanıt yazın