Hırsızların, Yolsuzların, Rüşvetçilerin, BOP’un Efendisi: Erdoğan – Deniz Bitti mi?

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

Sefa Yürükel

Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 2002 yılında iktidara geldiğinden bu yana Türkiye’de siyasi, ekonomik ve toplumsal yapıyı köklü bir şekilde dönüştürmüştür. Ancak bu dönüşüm, demokratikleşme ve ekonomik büyüme söylemlerine rağmen, yolsuzluk, otoriterleşme, nepotizm ve dış politikada şahsi çıkarlar üzerinden şekillenen bir yaklaşım nedeniyle eleştirilmiştir. Özellikle Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde Batı ile olan ilişkilerinde zaman zaman bağımlı, zaman zaman ise şantajcı bir siyaset güttüğü iddia edilmiştir (Fuller, 2008; Barkey, 2020).

  1. Erdoğan Döneminde Yolsuzluk ve Kleptokrasi

AKP, ilk yıllarında yolsuzlukla mücadele söylemiyle öne çıkarken, zamanla bu iddianın tersine yolsuzluk vakalarının odağı haline gelmiştir. Transparency International’ın raporları, Türkiye’nin yolsuzluk algı endeksinde sürekli gerilediğini ( çok yüksek) ortaya koymaktadır (Transparency International, 2023).

Özellikle 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonları, hükümetin devlet kurumları üzerindeki kontrolünü derinleştirme sürecini hızlandırmıştır. Yargı bağımsızlığının zayıflatılması, medyanın susturulması ve bürokraside liyakat yerine sadakatin esas alınması, Türkiye’de bir kleptokrasi düzeninin doğmasına neden olmuştur (Akyol, 2019; Esen & Gümüşçü, 2017).

2018 sonrası dönemde ise devlet ihaleleri, kamu bankalarının kontrolsüz kredi dağıtımı ve “beşli çete” olarak adlandırılan belirli iş adamlarının devlet olanaklarından faydalanması, Türkiye’de yolsuzluğun sistemik hale geldiğini göstermektedir (Buğra, 2021; Pamuk, 2023).

  1. Demokratik Gerileme ve Otoriterleşme

Erdoğan’ın iktidarı boyunca Türkiye’de demokratik gerileme belirginleşmiştir. 2017 Anayasa Referandumu ile başkanlık sistemine geçiş, yürütme erkinin yasama ve yargı üzerindeki denetimsiz kontrolünü sağlamış, böylece kuvvetler ayrılığı ilkesi fiilen ortadan kalkmıştır (Özbudun, 2018).

Freedom House’un “Özgürlük Raporu”nda Türkiye, “kısmen özgür” kategorisinden “özgür olmayan ülkeler” kategorisine düşmüştür (Freedom House, 2024). Medya üzerindeki baskılar, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve muhalif siyasetçilerin hapsedilmesi, Türkiye’nin otoriterleşme sürecini hızlandırmıştır (Esen & Gümüşçü, 2021; White, 2022).

  1. BOP’tan Kopmadan Siyasi Dansözlük: Rusya ve Çin ile İlişkiler Pamuk İpliğinde

Erdoğan’ın dış politikası, iktidarının ilk yıllarında Batı ile güçlü ilişkiler kurma ve Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini hızlandırma hedefleriyle şekillenmiştir. Ancak zamanla, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren, Türkiye’nin dış politikası pragmatizm ile otoriterleşme eğilimlerinin kesiştiği bir noktaya evrilmiştir. Erdoğan, Batı ile olan bağlarını tamamen koparmadan ( esasında hiç
Koparmadı iç siyasette görünüşte gerginlik yaşadı) , Rusya ve Çin gibi aktörlerle ilişkilerini pamuk ipliğinde yürütmeye çalışan bir “siyasi dansözlük” stratejisi benimsemiştir (Keyman, 2022).

Özellikle Suriye İç Savaşı ve 2016 sonrası Batı ile gerilen ilişkiler, Erdoğan’ı kerhen Rusya ile yakınlaşmaya itmiştir. Ancak bu yakınlaşma, Türkiye’nin NATO üyeliği ve Batı ittifakı içerisindeki konumu nedeniyle ciddi çelişkiler barındırmaktadır. S-400 hava savunma sistemi alımı, ABD ile ilişkileri krize sokarken, Rusya ile enerji ve savunma alanlarında derinleşen işbirliği, Türkiye’yi ekonomide batıya bağımlı olduğu için Batı karşısında kırılgan bir konuma sürüklemiştir (Hale, 2023).

Çin ile ilişkiler de benzer bir denge politikasına dayanmaktadır. Türkiye, ekonomik krizle mücadele ederken, kısmen ve mecburen pragmatik bir şekilde Çin’den gelen finansal destek ve yatırımlara yönelmiştir(Taspinar, 2021).

Bu çelişkili denge siyaseti, uzun vadede Türkiye’nin dış politikadaki etkinliğini azaltmış ve uluslararası alanda yalnızlaşmasına yol açmıştır.

  1. Ekonomik Çöküş: “Deniz Bitti Mi?”

Ekonomik göstergeler, Erdoğan’ın izlediği politikaların sürdürülebilir olmadığını ortaya koymaktadır. 2018’den itibaren derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon, döviz kurundaki sert dalgalanmalar ve artan dış borç yükü ile karakterize edilmektedir (Rodrik, 2022).

Merkez Bankası’nın bağımsızlığının ortadan kalkması, faiz politikalarındaki irrasyonel müdahaleler ve kamu kaynaklarının israfı, Türkiye’yi ekonomik darboğaza sürüklemiştir. Enflasyonun resmi
olarak %70’leri ( gerçek verilerde yüzde 120) aşması ve TL’nin sürekli değer kaybetmesi, halkın yaşam standartlarını ciddi şekilde düşürmüştür (Cömert & Selçuk, 2023).

Sonuç: Erdoğan Döneminin Sonuna mı Geliyoruz?

Erdoğan ve AKP’nin otoriterleşme, yolsuzluk ve ekonomik çöküşle anılan yönetim modeli, artık sürdürülebilirliğini yitirmektedir. Türkiye’nin önünde ya demokratik bir restorasyon ya da daha da derinleşen bir otoriterleşme süreci bulunmaktadır.

Kaynakça
• Akyol, M. (2019). Turkey’s Democracy Decline and the Role of Corruption. Brookings Institution.
• Barkey, H. J. (2020). Erdoğan’s Foreign Policy and Turkey’s Shifting Alliances. Council on Foreign Relations.
• Buğra, A. (2021). Turkey’s Economic Crisis and the Role of the State. Oxford University Press.
• Cömert, H., & Selçuk, F. (2023). Economic Crisis in Turkey: Causes and Consequences. Journal of Economic Perspectives, 37(2), 89-105.
• Esen, B., & Gümüşçü, Ş. (2017). The Decline of Democracy in Turkey: A Comparative Perspective. Third World Quarterly, 38(7), 1467-1483.
• Esen, B., & Gümüşçü, Ş. (2021). Authoritarianism in Turkey: Consolidation and Crisis. Cambridge University Press.
• Hale, W. (2023). Turkey and the West: Political Relations in the 21st Century. Oxford University Press.
• Keyman, F. (2022). Turkey’s Foreign Policy Under Erdoğan: Between Ideology and Pragmatism. International Affairs, 98(4), 921-940.
• Rodrik, D. (2022). Economic Mismanagement in Turkey: A Structural Perspective. Harvard University Press.
• White, J. (2022). Islam, Authoritarianism, and Underdevelopment: Turkey in Perspective. University of Chicago Press.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar