Kâfir;
gerçeği örten, gizleyen, doğruyu kapatan, gündüzü örttüğü için gece, tohumları toprağın altına gizlediği için çiftçi, şükran duymayan, nankörlük eden, inkâr eden, inanmayan anlamlarını içeriyor.
Kök anlam kafara;
Aramice-Süryanice; örtme, gizleme.
Kök anlamda görüldüğü üzere; gerçek anlamı,
gizlemek, örtmek olan ‘kâfir’;
dinî hegemonya kuranlarca
yine saptırma, anlam daraltmayla;
tek anlamlı hale;
TANRI tanımazlığa,
inkâra, inançsızlığa
kilitlenip hapsedilmiş!
Din satıcılar,
sanki dinin sahibi TANRI değil de
onlarmış gibi;
işlerine gelmeyen herkesi, çıkarlarına zarar verenleri
inancı konusunda bilgisi varmış gibi kolayca kâfir ilan edip,
dinden çıkarmak(!?)
yetkisi, HAK’kı var gibi
bir çeşit aforoz ediyorlar ve
toplumda itibarsız hale getiriyorlar!
Bu durumda hakkını aramak, gerçeği savunmak isteyen;
‘aman bana dinsiz-kâfir denmesin’
düşüncesi ve mahalle baskısıyla
toplum içinde dışlanma korkusu yaşıyor, susuyor, suskun kalıyor!
VE böylece din satıcı-sapkın için; TANRI’ya ortaklarla dolu
kendi menfaatlerine uygun,
çıkarcı inançlar için
meydan boşaltılmış oluyor.
İnanmamak;
kişisel tercih,
bireysel özgürlük alanı ve fayda-zararı sadece kişinin kendine!
Ama TANRI’ya ortaklı
şirk dini kurucularının, savunucularının;
KUR’AN’ın ‘TEK TANRI’
Gerçekliğini
örten gizleyen,
MÜNAFIK KÂFİRLERin;
inanmadığı halde inanıyor görünen, sahte, yalancı, ikiyüzlü-çok yüzlü, inanç noktasında kararsız, korkak,
arabozucu, bölücü, karıştırıcı,
infak etmeyen, paylaşmayan
ve
MÜŞRİK KÂFİRLERin;
Tanrı’ya ortak-şirk koşanların,
kurdukları sömürü düzeninin zulümleri, zalimlikleri
önce çevrelerine,
sonra da çoğaldıkça
tüm insanlığa zararlı!
(Yunus,34,35)”Ortaklarınızdan-şirk koştuklarınızdan hangisi yaratmayı başlatıp tekrarlayabilir?
Hiçbir ortağı olmayan, her şeyi yoktan var eden ve yeniden hayata döndürecek olan yalnız Allah’tır.
Ortaklarınızdan hangisi gerçeğe ulaştırabilir?
Sadece hiçbir ortağı olmayan Allah gerçeğe ulaştırır. ”
(Tegabün,2)”Allah sizi yaratandır. Böyleyken kiminiz kâfirdir, kiminiz ise inanandır.”
KUR’AN’ın indiği dönemde kâfirler;
Allah’a inanan,
ama
Allah’a ortak ettikleri,
Allah’a yaklaştırdığını iddia ettikleri,
Lat, Uzza, Menat putlarıyla
oluşturdukları şirk dinleriyle
din satan, pazarlayan
dinî hegemonya kurmuş
tefeci bezirgânlar.
KUR’AN;
adalet, HAK, özellikle
yetim, kimsesizlerin HAK’kı,
paylaşım, eşitlik, özgürlük,
tüm evrensel insanî, ahlâkî değerleri kuralları savunur,
yaşamın amacının bu ilkeleri, öğütleri yerine getirmek olduğunu
açık, apaçık anlatır!
KUR’AN’ın bu muhteşem
uyaran, uyandıran ANAYASASI,
ayetleri, hak, hukuk ilkeleri,
servet ve iktidarlarını tehdit ettikçe;
TANRI mesajını örtme, yok sayma
KUR’AN’ın gerçeklerini yalanlama, yok etme derdine düşen,
kendi çıkarları uğruna
hakkı, hakikati, gerçekleri gizleyen,
zenginlikten şımarmış ileri gelen
tefeci, din bezirgânlarının,
zalimlerin özelliği kâfirlik!
Din sömürü düzeninin kurucuları; dini tekellerine alarak,
KUR’AN’ın gerçeklerinin,
kâfir kavramının gerçeğinin bilinmesini engellemek için
her türlü zalimliği, zulmü yapmakta!
(Bakara,254)”Kafirler… Onlar zulmedenlerdir.”
(Nisa,161)”Men edildikleri halde tefecilik yapmaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri nedeniyle. Kâfir olanlara acıklı bir azap hazırladık.”
(Bakara,170,171)”Ortak koşanlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun’ dendiği zaman, ‘Hayır! Biz, atalarımızdan gördüğümüze uyarız’ derler. Peki, ya ataları aklını kullanamayan ve doğru yolu bulamayan kimseler ise!
Kâfirlerin-Allah’ın ayetlerini çarpıtarak örtenlerin durumu; bir çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer.
İşte ayetleri örtenler de; (gerçeğe karşı) sağır, dilsiz ve kördürler; akletmezler-düşünmezler.”
(Fussilet,7)”Ortak koşucu düşüncelerden arınmayanlar, öte dünyayı inkâr eden-kâfir olanlardır!”
(Nahl,27)”Kıyamet günü Allah, ‘Uğrunda mücadele ettiğiniz, şirk koştuğunuz ortaklarım nerede?’ diye soracak. Hakikate ulaşan-ilim-bilgi verilenler de, ‘Bugün, aşağılanma ve kötülük kâfirlerin üstünedir’ diyecekler…”
(Furkan,55)”Ortak koşucular tek başına Allah’ı yeterli görmeyip, kendilerine ne bir fayda ve ne de zarar veremeyen putlara tapıyorlar. Kâfir; Allah’ın buyruklarına çarpıtan Rabbinin aleyhine kullarını saptırmak için çalışandır.”
(Zümer,3)”Arı-duru din yalnızca Allah’a aittir. Allah’ın yanında başkalarını evliya-otoriteler edinenler, ‘Biz onlara, sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz’ derler. Allah, yalancıları ve nankör kâfirleri-Allah’ın ayetlerini örtenleri yoluna kabul etmez.”
(Mü’min,14)”Dini yalnızca Allah’a ait kılarak ve Allah’a birilerini ortak etmeden kulluk edin; kâfirler hoşlanmasa da-hoş görmese de.”
(Mü’min,73,74)”Ayetleri yalanlayan ortak koşuculara şöyle denir,
‘Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardığınız ortak ederek şirk koştuklarınız şimdi neredeler? Ortak koşucular, ‘Bizi yüzüstü bırakıp gittiler, demek ki bizim dünyadayken yalvarıp yakardığımız bu kimseler bir hiçmiş. Allah, gerçekleri örtbas eden kâfirleri işte böyle şaşkın, çaresiz bırakır’ derler.”
(Araf,37)” ‘Allah’tan başka taptıklarınız nerde?’ diye sorulanlar,
kâfirler olduklarına, bizzat kendi aleyhlerinde tanıklık ederler.”
(Mülk,20)”Rahman olan Allah’ın dışında size yardım edecek ordunuz mu var? Kâfirler ne büyük bir yanılgı ve aldanma-gurur içindedirler.”
(Nisa,150,151)”Allah’a ve elçilerine karşı çıkanlar, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isteyenler ve ‘Bir kısmına inanır, bazısını da inkâr ederiz’ diyenler ve bu ikisi arasında bir yol edinmek isteyenler…
İşte bunlar, gerçek kâfirlerdir.”
Yahudiler; Musa peygambere inanır,
İsa, Muhammed peygamberleri inkâr eder, Hıristiyanlar; Musa, İsa peygamberlere inanır, Muhammed peygamberi red-inkâr ederler!
(Nisa,37)”Kendini beğenmiş kibirli kişiler, üstelik cimridirler ve insanlara da cimriliği önerirler. Allah’ın bol lütfundan kendilerine verdiğini söylemezler-gizli tutarlar. Kâfirlere aşağılayıcı cezalar hazırlanmıştır.”
(Mâide,44)”Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle karar vermezse, işte onlar, kâfirlerdir.”
(Yusuf,87)”Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”
(Hakka,50)”Kur’an, kâfirler için onulmaz bir pişmanlık, acı ve üzüntü kaynağı olacaktır.”
(Zümer,32)”Allah adına yalan rivayetler uyduran-Allah hakkında yalan söyleyen ve Gerçek-Kur’an kendisine geldiği zaman onu yalanlayandan daha yanlış; kendi zararına iş yapan kim olabilir? Kâfirlere cehennemde yer mi yok?”
(Âli İmran,185)”Her benlik ölümü tadacaktır. Ancak yaptıklarınız-Hak ettiğiniz karşılıklar size, eksiksiz bir biçimde ödenecektir. Kıyamet günü de ateşten uzak tutulan ve cennete konan kurtulmuştur. Dünya hayatı aldatıcı-basit bir yararlanmadır.”






Bir yanıt yazın