Araştırmalar insanların giderek daha aptal hale geldiğini gösteriyor

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Korkutucu bir boşluk var.  Konsantre olun, mantıklı düşünün, sorunları çözün, bilgiyi işleyin; İnsanlar tüm bunları bugün eskisinden daha kötü yapıyorlar.

Bu bulgu subjektif algılara veya rastgele gözlemlere dayanmamaktadır. Birçoğu zaten benzer izlenimlere sahip olabilir, ancak bilimsel çalışmalar açık kanıtlar sunmaktadır. İnsanların zekalarının temel yönlerini giderek artan bir oranda kaybettiğinin farkına varılması, dünya çapında hepsi aynı sonuca varan çeşitli çalışmaların özetlerinden açıkça görülmektedir.

Bilişsel düşünme geçerliliğini yitiriyor

Daha sonra yapılan incelemeler, her yaştan insanın konsantrasyon, mantıksal düşünme, problem çözme ve bilgiyi işleme konularında giderek daha fazla sorun yaşadığını gösteriyor. Bu sonuçlar ergenlerde ve genç yetişkinlerde bilişsel yetenekleri inceleyen karşılaştırmalı testlerden gelmektedir.

Örneğin, ABD’nin Ann Arbor şehrindeki Michigan Üniversitesi’nin “Geleceği İzleme” çalışması, 18 yaşındaki Amerikalılar arasında yoğunlaşma zorluğunun arttığını belgeliyor. Merkezi Fransa’nın Paris kentinde bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), yıllardır dünya çapında 15 yaşındaki çocukların öğrenme yeteneklerini ölçüyor. Tüm araştırma bulguları, gençlerin dikkat sürelerinin giderek kısaldığını ve eleştirel düşünme becerilerinin giderek azaldığını gösteriyor.

Kovid-19 salgını bu gelişmenin yalnızca sınırlı bir açıklamasıdır. Salgına bağlı eğitim kesintileri nedeniyle açıkça güçlü bir korelasyon var. Ancak bahsi geçen çalışmalar en geç 2015 yılında, yani pandemiden çok öncesine göre düşüş yaşandığını gösteriyor.

Çeşitli göstergeler alarm zilini çalıyor

Araştırmacılar bilişsel yeteneklerin kaybı için doğru bir açıklama bulmakta zorlanıyorlar. Ancak okuma oranındaki ciddi düşüş ile bilgiyi ve medyayı tüketme şeklimizdeki değişim genel olarak temel göstergeler olarak görülüyor. Bu, Washington D.C., ABD’deki National Endowment for the Arts tarafından yapılan bir araştırmanın sonucuydu. 2022 gibi erken bir tarihte Amerikalıların yalnızca yüzde 37,6’sı bir roman ya da kısa öykü okumuştu; bu oran 2017’deki yüzde 41,5 ve 2012’deki yüzde 45,2’ye kıyasla bir düşüş.

Artık insanların İnternet sayesinde daha az okuduğu ve bunun yerine İnternette daha fazla zaman harcadığı konusunda kesinlikle bir fikir birliğine varılabilir. Aynı derecede anlamlı olan ve okumakla hiçbir ilgisi olmayan bu ikinci gösterge olmasaydı.

2023 yılında yayınlanan bir OECD araştırmasına göre ABD’deki yetişkinlerin yüzde 34’ü sayısal yeterlilik olarak adlandırılan en düşük seviyeye ulaştı. Bu, temel sayı işleme becerilerinden yoksun oldukları anlamına gelir. Bir yıl önce bu oran yüzde 29’du.

Ekran başında vakit geçirmek” zekamıza zarar verir mi?

Vermez, ama ; Ancak genel olarak araştırmalar, günümüzün “ekran zamanı”nın, yani elektronik medyanın fiili kullanımının, çocukların dil gelişimini engellediğini ve öğrencilerin uzun vadede konsantre olmalarını ve bilgiyi akılda tutmalarını zorlaştırdığını gösteriyor. İnsan zekasında herhangi bir temel hasar olduğuna dair bir kanıt olmamasına rağmen, işaretler açıkça bir düşüşe işaret ediyor.

Türkiye’mize bakacak olursak, merhum Aziz Nesin hikâyelerini kısa öyküler halinde yazmıştır. Çünkü Türkler çok sayfalı kitap okumayı oldum olasi fazla sevmezler.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar