“Temel gibisi de var “
Büyücü çağırıp uçağı sordular. 2014 yılında denize düşen ve hala aranan Malezya Havayollarına ait uçak kaybolduktan sonra,havalimanına gelen ülkenin tanınmış büyücülerinden “”Raja Bomoch Ceduna Noutzoum”, kayıp uçağın bulunması için dua etti. Elindeki balık oltası ve bambu dürbünlerle bir süre dua eden büyücü Noutzoum, “Duam sırasında gözlerim acıdı ve her yer karardı. Bence uçak hâlâ havada ya da deniz çakıldı” dedi.
Çok zengindi kadın içi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu. En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi.
Kahine. telefon açtı.
“İmkansız, tam çıkmak üzereydim.”
“Lütfen” dedi, kadın, kendisini kıramayacağını düşünerek… Doğaüstü güçlere inanırdı ve kahinin müdavimlerindendi… Tabii ki kahin böyle iyi bir müşterisini kıramamıştı.
Karşılıklı oturuyorlardı. Önlerindeki suya baktı kahin, Kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı “çok üzgünüm” dedi, durakladı, belli ki söylemek istemiyordu.
“Ne?” dedi kadın ısrarla ve kahin söyledi:
“Su’da yarını göremiyorum…”
Yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine gitti, vasiyetini yazdı, biraz televizyon izledi. Uykusu gelmişti. Son gecesiydi ve ne yapacağını bilmiyordu. En iyisi uyumaktı. Böylece ölürken hiçbir şey hissetmezdi.
Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve… Derin bir uykuya daldı.
Uyandığında güneş yeni doğmuştu, kuş sesleri geliyordu. “Cennette miyim?” diye düşündü.
Her şey gece bıraktığı gibiydi.
Kalktı, sabahlığını giydi, salona indi, her şey normal gözüküyordu kahin bu kez yanılmış mıydı acaba?
Masanın üstündeki gazeteye gözü ilişti.. Manşette şöyle yazıyordu:
“Ünlü Kâhin Öldü”
ABD de Jim Jones tarikatına mensup kişilerin bir compound’da yaşadıkları ve başları olan büyücünün isemi ile toplu intihar ettiklerini hatırlayacaksınız. Istanbul ve Bodrum’da da bir ara “BILL BOARD”larda “medyum ” afişlerini görüyordum. İyi para kazanıyorlar ki bıll boardlara ilan verebiliyorlar. Bu kadar mı dünya işleri büyücüye, medyum’a kaldı.
Büyücü, medyum, üfürükçü ye inananları anlamak mümkün değil derken,” Cadı Zanaatı Kursu” olduğunu öğendik.
Ancak,iyi ki Temel gibisi de var :
Arkadaşları herşeyi bilen büyücüye Temel’i bir türlü götüremiyorlar.Eşi bir gün onu ikna eder ve büyücüye giderler kapıyı çalarlar içeriden bir ses, “Kim O”der. Temel hemen geri dönmek ister. Eşi, “Ne oldu neden geri dönüyopsun?”
“Duymadın mı bize daha kapıda iken kim olduğumuzu bilmiyor “Kim o” diye soruyor söyledikleri nasıl inandırıcı olur!”
HAYATLARINI KENDİ KARARLARI İLE YAŞAMAK YERİNE BAŞKALARININ KARARLARI İLE YAŞAMAYI SEVENLERİN SAYISI ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA GİDEREK ARTIYOR.
Erdil Ünsal



Bir yanıt yazın