S U S M A…
Ne kadar acı değil mi son yıllarda en fazla kullandığımız kelimeler bunlar oldu…
Uyuma…
Korkma sakın…
Susma…
Kime diyoruz bunları?
Aydınlara…
Yazarlara, sanatçılara, gazetecilere STK’lara, Odalara, barolara vesaire…
***
En çok da bu toprakların, bayrağın, Cumhuriyetin gerçek sahiplerine “vatandaşlara…”
Niye?
Çünkü 21 nci yüzyılın ilk çeyreğine “korku imparatorluğu” kuruldu…
Herkes susabilir…
Korkabilir…
Sinebilir, kaçabilir; ama “vatandaş” asla susmaz, korkmaz, kaçamaz…
Susmamalı…
Vatandaş” devletin” temelidir; temel yıkılırsa her şey başımıza yıkılır…
***
Ekonomi ülkenin gerçek sahipleri (%85) için krizde…
Eğitim berbat…
Çocuklar sabah okula aç gidiyorlar…
Sabahlar karanlık…
Yargı kurumları düpedüz sapıttılar ve “korku imparatorluğunun” birer giyotini…
Aparatı…
İdam sehpası ve celladı oldu adeta…
Borç gırtlakta…
Ramazan ayında olmamıza rağmen zamlar yağmur gibi yağıyor; gün güne uymuyor…
Elektrik…
Doğalgaz su faturaları cep yakıyor…
***
Gel gelelim ülkenin kaymak tabakası zevk safa ve saltanat içinde yüzüyor…
Alay edercesine…
Görgüsüzlük, ahlaksızlık hat safhada; sonradan görmeler “korku imparatorluğunun” değirmenine su taşımaya…
Övmeye, cilalamaya, alkışlamaya devam ediyorlar…
***
Görmüşsünüzdür, duymuşsunuzdur aylardır olduğu gibi;
Dün yine zor bir gündü…
Polisler belediye başkanlarının evlerini bastılar…
İş adamlarına gözaltı yaptılar…
Özetle sabahın erken saatlerinde bir korku dalgası daha sindi ülkenin üzerine…
Saçma sapan gerekçeler…
Etiket bol…
Kimi zaman terörist, kimi zaman örgüte yardım ve yataklık, kimi zaman ihaleye fesat karıştırma, kimi zaman çay, kahve alımı…
Kimi…
(…..)
***
Karar vermiş (ler) bir kere…
***
Başarılı oluyorlar da, çünkü asker korkuyor, polis korkuyor…
Savcı korkuyor….
Hâkimler, yargıçlar korkuyor, avukat korkuyor…
Gazeteci…
Televizyoncu, radyocu korkuyor, yazar korkuyor, aydın korkuyor, doktor, akademisyen…
Bak’anlar…
Hatta “meclis başkanının” bile ödü kopuyor, asli görevi olmasına rağmen “saldırı altındaki” milletvekillerine sahip çıkamıyor…
Ruh gibi geziyor ortalıkta, kulağı gözü en tepede…
***
Sayelerinde “Karşı devrimin” dikenli, kanlı yolları döşeniyor…
Meydanları boşalttılar…
Anayasanın, demokrasinin emanet ettiği tüm kurumları susturdular..
Şaka değil…
Çıkın bakın sokaklara, illere ilçelere, köylere…
***
O yüzden “belki de son kez” sesleniyorum…
Senli, benli…
Cennet vatanımın, güzel yurdumun gerçek sahipler, değerli insanları…
Vatandaşları…
İster sağcı ol, ister solcu ol…
İster AKMHP’li ister CHP’li ister YRP, ister İYİP’li ister DEM’li vesaire…
İster sıradan ol, ister ünlü…
İster yoksul ol ister Karun kadar varsıl…
Kim olursan ol…
Gör artık, aç kulaklarını; amaç senin refahın huzurun değil, “karşı devrimin” önüne çıkabilecek herkesi korkutmak amaçları…
***
Ülkemizin üzerine karabulut gibi çöktüler…
İlimle bilimle…
Aydınlıkla, iyilik ve güzellikle, barışla, onurla gururla işleri yok…
Hepsi gerçek…
Kafasının kaldıranlar, ipliklerini pazara çıkaranlar, eleştirenler, itiraz edenler, kendileri gibi yaşamak ve düşünmek istemeyenler “hapiste”
Açık veya kapalı…
Susma…
Çünkü sen bu ülkenin dev yürekli yurttaşı, aydınlık yüzü, dostusun…
Karanlığa karşı duran…
Çocuklarına aydınlık günler bırakmaktan başka derdi olmayan, bu ülkenin güvencesi-temeli…
Uygar toplum olmanın tek teminatısın sen…
***
Anla artık, gör artık…
Sensiz olmaz, ne devlet ne vatan, ne barış, ne gelecek….
Ne ramazan ne bayram…
S U S M A…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 03.03.2025 15.35




Bir yanıt yazın