Org. Eşref Bitlis’in ölümünün yıldönümünde hatırlanması gerekenler!

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Org. Eşref Bitlis’in ölümünün 32.yıldönümünde hatırlanması gerekenler!

17 Şubat 1993 tarihinde düşen askeri uçakta bulunan Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis ve dört askeri personel ile PTT çalışanı yurttaşımızın aziz anısı önünde saygıyla eğiliyorum. 17 Şubat 2025 Pazartesi

Org. Eşref Bitlis’in ölümünün 32.yıldönümünde hatırlanması gerekenler:

·  17 Şubat 1993’de karlı bir günde Ankara Güvercinlik’teki askeri üsten Diyarbakır’a gitmek üzere kalkışından kısa süre sonra yere çakılarak infilak eden askeri uçakta bulunan Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis ve dört asker personelin ile bir PTT çalışanının öldüğünü,

·  Sabotaj iddiaları olmasına karşın Kara Kuvvetleri Askeri Savcılığı’nca , kazanın yüzde 60 pilotaj, yüzde 40 da buzlanmadan kaynaklandığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiğini,

·  MİT Müsteşarlığı’nın, Ergenekon davasına bakan, FETÖ güdümündeki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 23 Aralık 2008 tarihli Çok Gizli” damgalı yazısında Ergenekon Terör Örgütü şemasında yer alan 9 orgeneralin en kıdemlisinin E. Bitlis ve örgütünün liderlerinden olduğunun yazılmış olduğunu,

·  Eşref Bitlis’in 15 yıl önce öldüğünün fark edilmesi üzerine Ergenekon Terör Örgütü şeması listesinden çıkardıklarını,

·  28 Şubat davasından tutuklanan 14 generalin Bitlis’in  “silah arkadaşı” olduğunun anımsanması 

·  Jandarma eski Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in 1993’teki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 17 Şubat 2016  tarihinde”kovuşturmaya yer olmadığına” kararının verildiğini,

·  17 Şubat 1993 tarihinde J.Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in şehadetine neden olan uçak düşme vakasının hala aydınlanmamış olması Türk demokrasisi üzerinde kara leke olarak durduğunu ……

Askeri Uçağın Düşmesine Varan Süreçte Neler Oldu?

·      Büyük Ortadoğu Projesi’(BOP) ni ilk ifşa eden kişi olduğunu,

·      17 Aralık 1992 tarihinde Bitlis bölgede konuşlanmış Çekiç Güç’e bağlı Amerikan savaş uçaklarının, kendilerine bildirildiği halde Irak’ın Selahattin kentine giden Jandarma Genel Komutanı’nı taşıyan helikopteri taciz uçuşu yaparak inişe zorladıklarını,

·      Org. Bitlis’in Çekiç Güç kuvvetlerinin Türkiye’yi terk etmesi gerektiğini dillendirdiğini,

·       ABD’nin Irak’ın kuzeyinde sözde oluşturmaya çalıştığı Kürt Devleti’nin Türkiye’nin zararına olacağını dillendirdiğini,

Bitlis Kimdir?

·      Malatya’da 1933’te dünyaya gelen Bitlis, 1952’de Kara Harp Okulundan teğmen rütbesiyle mezun olur. 

·      1966’da Kara Harp Akademisini tamamladıktan sonra Almanya’ya dil eğitimine giden Bitlis, 1969’da Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirir.

·      Kara Harp Akademisinde başöğretmen olarak görev yapan Bitlis, 1978’de tuğgeneral olur ve Bolu Komando Tugay Komutanlığına getirilir. 1982’de de tümgeneral ve Kıbrıs 28.  Tümen Komutanı olur. 1986’da korgeneral rütbesi alan Bitlis, 1988’de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığına getirilir.

·      Bitlis, Orgeneral rütbesine yükseldiği 1990 yılında  Jandarma Genel Komutanlığına atanır.(Bu yazı derlemedir



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Zeki Feyzullahoğlu avatarı
    Zeki Feyzullahoğlu

    Tansu Çiller
    Turgut Özal (17. Nisan 1993 geberdi)
    Necmettin Erbakan’ nın , oyununa geldi.

    İşin içinde, Amerika, İsrail, bu üçlünün yardımı ile Türkiyedeki aydınlarımız araka, arkaya haince katledildi.

    Bugüne kadar hesap soran oldumu bu üçlüden?
    Şimdi’ de bunların piçleri başımızda.

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Duygularının baskın olduğu süreçte Sn. Fevzullahoğlu dönemim aktörler ve aktrisyle ilgili olumsuz düşüncesini yazmış. Ancak bunlarla olduğumuz noktadan üç adım ileri gidemeyiz. Yerinde saymakta aslında geriye gitmektir.
    Ülkenin içinde olduğu hiç de iç acıcı olmayan durumla ilgili anılan şahısların yapıp ettiklerini yazması temennimiz olsun.
    Erbakan’ın oyununa gelen kim veya kimler?
    Nasıl oyuna getirmiştir?
    Bu soruların belge/bilgiye bağlı yanıtları olursa hiç olmazsa küçükılanların bir ileri hareket olabilir.
    Onların ardıllarının hala işbaşında olmalarının sırrı nedir?
    Kötü olarak vasıflandırılandırılanların yapıp ettiklerini sayıp dökmekle makus vaziyeti düzeltir mi?

  3. Zeki Feyzullahoğlu avatarı
    Zeki Feyzullahoğlu

    Sn. Mehmet Boz bey, bu şahısların ülkemizin yönetiminden sanki hiç haberiniz yokmuş gibi yazmışsınız!

    Charles Perrault’ ın 1697 yılında yayınlanan” La Belle au bois dormant”(uyuyan Güzel) masalı ve prensesin yüz yıllık uykuya dalma temasını popüleştirmiştir. Sakın bu yüzyıllık uykudan uyanan siz olmayasınız?

    Sormuş olduğunuz suallerden kaynaklanarak yazdım..

    Necmettin Erbakan a geçelim. Bu adam Erdoğanın siyasi babası değilmi? Erdoğanı, Fethullah Gülen ile Erbakan , (ABD- İsrail)Türk toplumunu yok etmek için piyasaya çıkartmadımı?

    Halen başımızın belası.

    Adalet ve Kalkına Partisini kurdu, ülkemizde ne Adalet kaldı, nede Kalkınma.

    Erbakanın, hayattından da bilindiği gibi, yukardaki yandaşları gibi Atatürk’ ün fikirlerine ve laikliğe karşıydı.

    Erbakan, zamanında Almanyanın Teknik Üniversite sinde okudu, 1965 yılarında Leopard Tankını geliştiriyorlardı, orda bayağı katkısı oldu.

    Disel motorlarıyla falan ilgili , Doktor çalışmaları olduğunu okumuştum.
    Bu kadar teknik bir adam, bu işleri bırakıp din , müslümanlık propagandası yapmaya başladı.
    Sanki Türk halkı, dinsiz imanmış gibi.

    Almanya’ da Aachen şehrinde, Alman kızlarıyla bira içen adam. Türkiye ye gelince müslüman oldu.

    Öldüğünde, gazete bilgisi, İstanbulda Yalısı, 17 Milliyon US Dolar parası.Balıkesir de 5 tane evi ve yalısı. ( Altınoluk)

    Bu adam Türk Milletini sevseydi, Türk kanı taşısaydı, her ilimize Teknik araştırma merkezi kurardı. Üniversite olmayan illerimize ,Teknik Üniversite kurardı. Teknik Liseler kurardı.Almanyada görmedimi, öğrenmedimi?

    Türkiyeye geli gelmez imam Hatip okularına katkı sağladı. Önce Fetullah Gülen ile bardak tokuşturuyordu, sonra arası açıldı. Erdoğan ilede aynı.

    Ülkemize bu adamın hiç bir faydası olmadığı gibi zararı oldu. Din , parazit zemini hazırladı.
    Türk halkı ve Partiler hep göz yumdular, bu dincileri ve gelecek tehlikeyi Önemsemediler.

    Şimdi ülkemiz çok zor bir durumun içine düştü. Her köşede kara çarşaflı avratlar dolaşıyor. İnşallah, Türkiye yakında Afganistan’ a dönmez.!

  4. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Sn.Feyzullah “…ülkemizin yönetiminden sanki hiç haberiniz yokmuş gibi yazmışsınız! “ demiş. Onun gibi meselelere bakmadığımdan olmalı! Kişinin bakışı öyleyse öyledir.
    Fi tarihinden beri işleyen çok partili sandıksal Amerikan demokrasisinin (* )ürünü olan ülke siyasi dizgesinden(sistem) çeşitli nedenlerle memnun, mutlu olmayanların oranı iktidara el koyacak değin çok olmasına karşın bu neden olmuyor ?
    “ ..Onu yaptı… bunu da yaptı”, “ Bunu söyledi.. bunu da söyledi “ yakınmalarından meselenin nedenlerini sorgulayabilmek için gerekli bilgiyi edinmeye zamanları kalmıyor. Bu tavra çamurda tepinme dansı diyebiliriz. Malum olduğu üzere aklın yakıtı doğru, gerçek bilgidir. İşe yaramayan bu tutumun en azından çeyrek asırdır ısrarla sürdürülmesi sorunların asıl kaynağıdır.
    Ben umutsuz değilim. Gazi, taaa 1925 yılında “Uygarlığın coşkun seli karşısında direnme boşunadır… Ortaçağa ait düşüncelerle, ilkel hurafelerle yürümeye çalışan milletler yok olmaya tutsak ve aşağı olmaya mahkûmdurlar… Türkiye Cumhuriyeti halkı, yenileşen ve olgun bir kitle olarak sonsuza dek yaşamaya karar vermiştir.” sözleri iyimserliğimizin kaynağı olmalıdır!
    Evet ! Ancak, onun yaptığı gibi çok okuyarak, em de çok !
    En azından yakınmalarının sebebi olan sorunların nedenlerini sorgulayacak ve doğru tespit edebilmek için akıl yürütülmesine yetecek düzeyde.
    Şimdilik burada bırakalım.
    ( BU YAZI DERLEMEDİR )
    (*)İsmail Hakkı Tonguç’un Amerikan sandıksal demokrasi tarifini 102 yıl önce ” Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz demokrasinin kolayını seçtik, çok şeyler göreceğiz daha…”(1954) diye tarif etmiş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar