İNSAN VE DEVLET…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

BEKA MESELESİ…

Devletin “bekası” olmaz, insanın bekası olur; çünkü devlet “insan” odaklıdır, yani devlet insan için vardır…

Beka ne demektir?

“Beka hayatta kalmak ya da var olmaya devam etme yeteneğidir…”

Yani!..

Devletin pusulası “insanın temel hak ve özgürlükleri” dir…

Tabi, normal ve sağlıklı bir devlette…

Dil, din ırk ve mezhep üzerinden ayrımcılık yapan, siyaseten sömüren devlette değil…

Kamplaştıran…

Bölen

Ve kendileri dışındakileri “ötekileştiren” devletlerde ise “beka” laftan başka bir şey değildir…

***

23 yıldır ülkeyi yöneten AKP ve son yıllardaki ortağı MHP, başka bir ifadeyle Cumhur İttifakı Sünni bir zemine kamp kuran siyasi İslamcı otoriter bir yapıya dönüşmüştür…

Baskı ve dayatmalar…

Hukuksuzluk…

Kayyum atamaları hız kesmeden ve artarak devam ediyor…

Çekinmiyorlar da…

Bir ellerinde havuç öbür ellerinde sopa…

Gitmemek…

Kaybetmemek için ellerinden geleni, hatta çok daha fazlasını yapıyorlar…

İnsanı yok sayarak…

*** 

Beka devlet bekası değil de “insan” bekası…

Doğa bekası…

Toplum bekası, olsaydı Türkiye bu halde asla olmazdı…

Bu kadar şehit vermeyecektik…

Bu kadar çok “toprak” satmayacaktık…

Doğayı…

Tabiatı bu kadar çok tahribat vermeyecek, can dostlarımız, ortaklarımız hayvanlara bu kadar çok eziyet etmeyecektik…

İnsanı ve doğayı hiçe sayan bir yönetim var başımızda…

***

Tarım ve hayvancılık açısından dünyada kendi kendine yeten ilk yedi ülkeden biriydik; şimdi ilk yüze girmemiz bile mümkün değil artık…

Son yaşadığımız ve on bir ilimizi içine alan 6 Şubat depremlerinde “yaşadıklarımız” insanın beş paralık değerinin olmadığını gösterdi…

Ne su sorunları…

Ne elektrik, ne iletişim, ne konaklama sorunları adam akıllı çözülebilmiş değil…

İki yıldır;

Bu insanlar enkazların hatta “kaybolan canların” üzerinde, 21 nci yüzyıla yakışmayan imkânsızlıklarla, acılarla, hüzünle ayakta kalmaya çalışıyorlar…

Bedensel ve ruhsal sağlık sorunları, salgın hastalıklar cabası…

*** 

Bana göre ayakta kalanların yaşamaları resmen bir “mucize”

***

İnsan bekasını önemsemeyen, insanı perişan olan, insanlarının sorunlarını çözemeyen devletin bekasının ne anlamı var ki…

***

Farkında değil misiniz?

Siyasi kaygıları yüzünden “devletin bekasını” öne süren yönetenlerin sayesinde büyük bir hızla ve içten içe çürüyor ve tükeniyoruz…

Yazık değil mi?

Ayıp değil mi?

Madem inançlı Müslümanlarız; “günah” değil mi?

***

Öyle tabi; ama kimse kusura bakmasın, her şey gözlerimizin önüne apaçık bir halde yaşanırken;

Sustuğumuz…

Duymadığımız, görmediğimiz…

Sorumluluk almaktan kaçtığımız ve korktuğumuz için bunların ayıbına, günahlarına ve suçlarına ortak değil miyiz?

Devlet ve ülke bizim devletimiz ülkemiz, millet bizim milletimiz, bayrak bizim bayrağımız…

Ama!

Dünyanın çağdaş ferah insanları nasıl ferah ve huzur içinde yaşıyorsa, onlar gibi yaşamak ve ölmek bizim de hakkımız…

***

Maalesef çok uzaklara bakmayın; son sekiz yıla bir bakın bakalım bu ülkede huzur ve refah içinde yaşayan kaç vatandaşımız var?..

Kaç vatandaşımız hayatından memnun, kaçı mutluyum, umutluyum diyebiliyor?..

Kaçı pişman değil?..

Kaçı geleceğe dair hayal kurabiliyor?..

Kaçı kendini güvende hissediyor?

Çok net söylüyorum sayıları “oransal” olarak iki elinizin parmaklarınızın sayısını geçmez…

Devlet ne için var?

Halk ne için devletine vergi ödüyor, bağış yapıyor, maddi manevi destek veriyor?

Niye şehit oluyor?

***

Yazık değil mi?

Söyler misiniz Allah’ın aşkına; ne zaman UYANACAĞIZ…

Ne zaman aklımız başımıza gelecek?..

Ne zaman bizleri bu akıl mantık dışı, utanç ve korku dolu yaşam biçimine layık görenlere “dur” diyeceğiz?..

Ne zaman?..

Erdoğan ÖZGENÇ

İstanbul 19.02.2025 03.45



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar