ABD’nin BM Üyeliği Tartışmaya Açılmalı ve Veto Hakkı Kaldırılmalıdır

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Ortadoğu’daki krizler, özellikle de İsrail’in Filistin topraklarında sürdürdüğü askeri operasyonlar, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından büyük bir endişe kaynağıdır. ABD’nin İsrail’e verdiği koşulsuz destek, bu krizin daha da derinleşmesine yol açmaktadır. Donald Trump döneminde şekillenen ve günümüzde de devam eden bu politikalar, küresel barışı tehdit etmekte ve Birleşmiş Milletler’in (BM) temel misyonuna zarar vermektedir. ABD’nin bu tek taraflı ve saldırgan politikalarının devam etmesi durumunda, BM’nin ABD’yi üyelikten çıkarmayı ve veto hakkını kaldırmayı gündemine alması gerekmektedir.

ABD’nin Politikalarının Küresel Etkileri

ABD’nin İsrail’e sağladığı askeri ve diplomatik destek, Filistin halkının maruz kaldığı insan hakları ihlallerini artırmakta ve uluslararası düzeni sarsmaktadır (Chomsky, 2015). BM Güvenlik Konseyi’nde sahip olduğu veto hakkı sayesinde, İsrail’in işlediği savaş suçlarına yönelik birçok uluslararası girişimi engellemiştir (Falk, 2017). Özellikle Gazze’de yaşanan insani kriz göz önüne alındığında, ABD’nin bu rolü küresel adalet anlayışına ciddi bir darbe vurmaktadır (Pappé, 2018).

ABD’nin bu politikaları yalnızca Filistin halkına zarar vermekle kalmamakta, aynı zamanda kendi halkını da uluslararası alanda izole etmektedir. ABD vatandaşlarının büyük bir kısmı hükümetlerinin Ortadoğu’daki askeri müdahalelerinden rahatsızdır (Cole, 2020). İsrail halkı içinde de hükümetlerinin aşırı sağ politikalarına karşı bir muhalefet oluşmaktadır (Levy, 2021). Dolayısıyla, hem ABD hem de İsrail halkları, ülkelerinin dünya sahnesinde kötü bir konuma düşmesini engellemek için kendi hükümetlerine karşı mücadele etmelidir.

Trump’ın Küresel Hukuksuzluğu: Kanada, Grönland, Gazze, Panama ve Meksika Örnekleri

Donald Trump’ın başkanlık döneminde izlediği yayılmacı ve hukuk tanımaz politikalar yalnızca Ortadoğu, özelde Gazze ile sınırlı kalmamıştır. Trump, Kanada, Grönland, Panama ve Meksika gibi egemen devletlere yönelik ahlaksız ve hukuksuz teklifler sunarak uluslararası hukuku hiçe saymıştır.

Özellikle Danimarka’ya bağlı Grönland’ı satın alma girişimi, modern diplomasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir olaydır (McGwin, 2019). Grönland halkı, Trump’ın bu teklifini küçümseyici ve sömürgeci bir zihniyetin yansıması olarak değerlendirmiştir. Aynı şekilde, Meksika’ya sınır duvarı dayatması ve Kanada ile yapılan NAFTA görüşmelerinde uygulanan ekonomik baskı politikaları, Trump yönetiminin uluslararası ilişkileri zorbalık ve tehditler üzerine kurduğunu göstermektedir (Starr, 2020).

Bu tür tekliflerin yalnızca ekonomik ya da stratejik çıkarlarla açıklanamayacağı açıktır. Bir ülkenin toprakları sadece bir arsa değil, halkının tarihini, kültürel kimliğini ve sosyal yapısını barındıran kutsal bir mirastır. BM, bu tür hukuksuz girişimlerin önüne geçmek için derhal Genel Kurul düzeyinde bağlayıcı kararlar almalı ve devletlerin egemenliğini ihlal eden teklif ve politikaları kınamalıdır. Aksi takdirde, dünya düzeni güçlü olanın hukuku belirlediği bir kaosa sürüklenecektir.

ABD’nin BM Üyeliğinin Askıya Alınması ve Veto Hakkının Kaldırılması

BM Antlaşması’na göre bir ülkenin üyeliğinin askıya alınması veya tamamen çıkarılması mümkündür. BM Şartı’nın 6. maddesi, BM ilkelerini sürekli ihlal eden bir üyenin Genel Kurul tarafından Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine üyelikten çıkarılabileceğini belirtmektedir (United Nations, 1945). Ancak ABD’nin Güvenlik Konseyi’nde veto hakkı bulunması nedeniyle, bu sürecin ilerlemesi siyasi olarak son derece zordur.

Buna rağmen, veto hakkının kaldırılması için bazı prosedürel yollar mevcuttur:
1. BM Şartı’nın Değiştirilmesi: BM Şartı’nın 108. ve 109. maddeleri, değişikliklerin Genel Kurul’da üçte iki çoğunlukla ve Güvenlik Konseyi’nin onayıyla yapılabileceğini öngörmektedir. Bu süreç zorlu olsa da, uluslararası toplumun ABD’ye yönelik baskıyı artırması durumunda gündeme gelebilir (Luck, 2006).
2. ABD’nin İzolasyonu: ABD’nin veto hakkını suiistimal ettiğine dair uluslararası farkındalık artırılarak, BM içindeki diğer büyük aktörler (AB ülkeleri, Rusya, Çin) ortak bir girişim başlatabilir. Bu, ABD’nin politikalarının meşruiyetini sorgulayan bir sürecin önünü açabilir.
3. Alternatif Koalisyonlar Kurulması: BM içinde veto hakkını dengeleyecek yeni karar mekanizmaları oluşturulabilir. Örneğin, belirli konularda veto hakkının sınırlandırılması veya istisnai durumlarda Genel Kurul’un Güvenlik Konseyi’nin kararlarını aşabilmesi gibi reformlar önerilebilir (Weiss, 2018).

Sonuç ve Öneriler

ABD’nin mevcut politikaları, yalnızca Filistin halkı için değil, küresel barış için de büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Eğer bu tutum devam ederse, BM’nin ABD’yi üyelikten çıkarmayı veya veto hakkını kaldırmayı ciddi bir şekilde değerlendirmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, ABD ve İsrail halklarının da hükümetlerinin sorumsuz politikalarına karşı harekete geçmesi ve kendi ülkelerini dünya sahnesinde daha saygın bir konuma taşımak için mücadele etmesi kritik önem taşımaktadır.

Uluslararası toplum, Filistin halkının haklarını koruyacak çok uluslu bir barış gücü oluşturmalı ve Filistin topraklarının askeri işgalden arındırılması için somut adımlar atmalıdır. Eğer BM gerçekten küresel adaletin koruyucusu olmak istiyorsa, ABD’nin ayrıcalıklı konumunu sorgulamalı ve Filistin’deki insan hakları ihlallerine karşı daha sert yaptırımlar uygulamalıdır. Aynı şekilde, Trump yönetimi gibi hukuksuz girişimlerde bulunan liderlerin egemen devletlerin topraklarını birer ticari mal gibi görmesine izin verilmemelidir.

Kaynakça
• Chomsky, N. (2015). Who Rules the World? Metropolitan Books.
• Cole, J. (2020). Muhammed and the Empires of Faith: The Making of the Prophet of Islam. University of California Press.
• Falk, R. (2017). Palestine’s Horizon: Toward a Just Peace. Pluto Press.
• Levy, G. (2021). The Punishment of Gaza. Verso Books.
• Luck, E. C. (2006). UN Security Council: Practice and Promise. Routledge.
• McGwin, K. (2019). “Trump’s Greenland Purchase Idea: A Colonial Mindset?” The Arctic Journal.
• Pappé, I. (2018). The Biggest Prison on Earth: A History of the Occupied Territories. Oneworld Publications.
• Starr, P. (2020). Entrenchment: Wealth, Power, and the Constitution of Democratic Societies. Yale University Press.
• United Nations. (1945). Charter of the United Nations. Retrieved from https://www.un.org/en/about-us/un-charter
• Weiss, T. G. (2018). Would the World Be Better Without the UN? Polity Press.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar