ZOR KARARLAR…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

SON YAZI…

Daha önce “veda” vurgulu bir yazıyla ayrılacağımın işaretini vermiştim…

Önce sağlık…

Sonra prensiplerim…

Ve!

Ülkenin…

Toplumun kronikleşen “bazı” acı gerçekleri yüzünden ayrılmak zorundayım…

Unutmadan…

Bugüne kadar gösterilen tüm teveccühlere yürekten teşekkür ederim…

Burada;

Son derece etik, dürüst ve ilkeli dostlar var onlara da canı gönülden başarılar diliyorum…

Kalemlerinin mürekkebi tükenmesin…

***

Bu siteye gönderdiğim, içeriğinde siyaset barındırmayan son yazım…

Yayınlanır yayınlanmaz bilemem…

Sorun değil…

Sadece burada emeği geçen herkesin hakkını helal etmesini diliyorum…

***

Hayatın içinde kendimizi, yaptıklarımızı, bize yapılmasına izin verdiklerimizi, vermediğimiz halde göz yumduklarımızı,

Ara ara kendinizle baş başa kaldığınızda “sorgular mısınız” hiç?

Mesela…

İçinde bulunduğumuz sarmalda debelenip dururken, kendimiz mi yarattık bu zor şartları acaba?

Yaşadığımız çağa ayak uydururken,

Hızına yetişmek için soluksuz koşarken; tadını alarak yaşamayı unutmaya mı başladık yoksa?

Bunları sorgulamaktan korkmamak lazım…

Çünkü!..

Doğallık, basitlik çok kişiye uymuyor…

***

Sadelikten, basitlikten, doğallıktan kaçıp otobüs tarifelerine, faturalara bağlanıyorlar…

Hayatın daha kabul edilebilir kılacak…

Tatillere, evlere, divanlara, mutfak tezgâhlarına ve perdelere; varoluşun çıplaklığını maskeleyecek şeyler satın alarak;

Bir şeylere sahip olarak geçen hayatı tercih ediyorlar…

Acaba diyorum; siz biz onlar demeden soruyorum; hayatın zorluğundan bu şekilde mi kaçıyoruz?

Ya da:

Daha kabul edilebilsin diye “eşyalardan” mı medet umuyoruz?

***

Oysa sadelikten uzaklaştıkça, hep daha çok istedikçe; farkında olmadan hayatı sevmeyi unutuyoruz da farkında değiliz…

Sonrasında da sevgisiz hayatlarda mutlu olmaya çalışıyoruz. Üstelik bazen kendi yanımızdan geçip gittiğimizi bile fark edemiyoruz…

Böylece tükeniyor yaşam…

Kabul edelim artık; içimizden inkar etsek de yanıtı zor olan bu sorular aklımızdan gelip geçiyor zaman zaman…

Bir zamanlar başkalarında olanı aramak, onlar bizim olduğu zamanda kaybettiklerimizi aramak en büyük derdimiz…

Anı yaşamayı unutuyoruz ya da es geçiyoruz…

***

Her ne yapıyorsak tüm kalbimizle hissederek yapmanın güzelliği çok özel oysaki değil mi?

Sade, basit, minicik zaman dilimlerinde saklı hepsi…

O anlarda ne geçmiş var, ne gelecek, ne endişeler, ne kararsızlıklar…

Hesapsız, plansız geçecek olan mutlulukla dopdolu anlar…

Bir de bu anlara eşlik edecek özel kalpler varsa yanınızda daha ne olsun. Gülümsemek gerek dolu dolu hayata…

Can arkadaşlarınızın, dostlarınızın değerini, kıymetini bilin…

Sevginizin de…

***

Minin kaplumbağa annesine sorar; yolculuğun mu yoksa varacağın yer mi önemli diye…

Anne cevap verir;

“O yolda size-sana kimin eşlik ettiği önemlidir…”

İşte bu yüzden;

Bazen “veda etmek”, bazen “ayrılmak”, bazen de “unutulmak” gerek…

Zor olsa da…

***

Hayat yolculuğumuzda her zaman zarif kalpler yanınızda olsun. Olsun ki yanıtı zor sorularla daha kolay başa çıkabilesiniz…

Umutla…

Büyük bir keyifle ve gururla hayata hep gülümseyebilin…

Hoşçakalın…

Erdoğan ÖZGENÇ

İstanbul 19.01.2025 02.55



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar