Bu sırada 31 Mart’ta Ukrayna’nın cumhurbaşkanlığı seçimleri gündemde dikkat çekiyor.
Ancak seçim kampanyası mevcut siyasi durumun trajik bir iddiasından ileri gitmiyor.
Çoğu aday popülist stratejileri benimsemiş, seçmenler ise tercihlerinde oldukça irrasyoneldir.
Siyasi sisteme güven duyulmamakta, lider aday profilleri aşırı derecede düşük, ülke derinlemesine bölünmüştür.
Ukrayna kendi yapımı olan sürekli sistemik sosyal, politik ve ekonomik bir krizde sıkışıp kalmış ülke görünümdedir.
*
Kamuoyu yoklamalarının favorisi, henüz anlamlı bir seçim manifestosu sunmayan genç bir komedyen olan Volodymyr Zelenskiy’dir.
Seçmenler arasındaki desteği yüzde 25-28′ dir
Bu yüzde cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ve eski başbakan Yulia Timoşenko’nun toplayabileceği oyun yaklaşık iki katıdır.
Poroshenko ve Timoşenko’nun yüzde 13-16 desteği görünüyor.
*
Yine de Zelenskiy’e verilen destek ilk bakışta göründüğünden daha az irrasyoneldir.
Programı diğer başkanlık adaylarının programlarından sadece biraz daha farklıdır.
Ama hiç biri ekonomik gelişme, kamu yönetimi, doğu Donbas bölgesindeki savaşa kalıcı bir son vermek,
Ya da Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesine karşı mücadele için güvenilir stratejiler sunmuyor.
*
Mevcut adaylarda vizyon ve liderlik eksiktir, bu yüzden kamu kurumlarına duyulan güvenin benzeri görülmemiş bir düşüklükte olması da şaşırtıcı değildir.
Nitekim Ukraynalıların yalnızca yüzde 16’sı şu anki başkana, yüzde 11’i hükümete, yüzde 8’i parlamentoya güveniyor.
Ayrıca, şu anki cumhurbaşkanına yönelik antipati yüzde 50’nin üzerinde duruyor…
*
Bu seçim kampanyasında, biri coğrafi diğeri jenerasyon olmak üzere iki büyük toplumsal bölünme belirgin hale gelmiştir.
Ukrayna’daki geleneksel doğu-batı bölünmesi, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve Doğu Donbas’ta isyancılara destek olmasıyla devam ediyor.
Ama doğu ve batı adaylarının birbirleriyle rekabet etmeleri, seçimi bölgeselleştirmeleri ve Zelenskiy’nin yükselişini tehdit olarak görmeleri nedeniyle,
Seçim kampanyası doğu ve batı Ukrayna’da doğrudan bir rekabet haline gelmiyor…
*
Bu dinamik özellikle güneydoğuda belirgindir.
Eski cumhurbaşkanı V.Yanukoviç’in halefi olarak görev yapan Muhalefet Bloğu’ndaki mücadele, ülkenin o kısmının çıkarlarını temsil edecek tek bir adayın seçimini engelliyor.
Güneydoğu’da seçimin önemi, Kırım’ın ilhak edilmesi ve Dombas’taki işgal göz önüne alındığında,
En popüler güneydoğu adayı Yuriy Boyko’nun bile Ukrayna’daki desteği yalnızca yüzde 11’de kalıyor.
*
İkinci bölünme jenerasyonla ilgili olarak, Zelenskiy’i Ukrayna’nın tüm bölgelerinde 18-40 yaş arasındakiler destekliyor.
Zelenskiy ayrıca 40-50 yaş grubuna da liderlik ediyor.
Ama 50 ila 60 yaşındakiler arasındakiler daha çok cumhurbaşkanı Poroshenko’dan yanadır.
Bununla birlikte Zelenskiy, 60 yaş üstünden hiç destek almıyor…
*
Bu göstergeler Zelenskiy destekçilerinin yeni yüzler ve yaklaşımlar arzusunu ve Ukrayna kamu sektörünün uzun süredir sistemik yolsuzluklarından rahatsız oldukları,
Poroshenko’nun “dil, ordu ve kilise” sloganı altında yürüttüğü muhafazakar politikayı reddettikleri anlamına geliyor.
Çünkü gençler bugün 2004 Portakal Devrimi ve 2013 Yevromaydan protesto hareketinin Ukrayna’da inandırıcı sosyal, ekonomik ve politik temsilinden yoksundur.
Mevcut politikalarla medya sansürü güçlenmiş, sivil toplum sindirilmiş, anayasada devlet ve kilisenin resmi olarak ayrılmasına rağmen,
Eğitim ve kültür daha dindar hale getirildi.
Bu açıkça daha yaşlı kesime hitap ederken, birçok genç seçmen için baskın tutum “Poroshenko’dan başka biri” oldu…
*
Ukrayna’nın 31 Mart cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu ne olursa olsun,
Ülkenin uzun süren krizlerine “hızlı bir düzeltme” yapmaya ihtimal vermiyor.
Ne Poroshenko’nun ikinci dönemi, ne de Timoşenko ya da Zelenskiy’nin Ukrayna’nın sorunlarını çözemeyeceğine inanılıyor.
Hiç birinin ülkenin ortak bir vizyonla birleşmesini, dağılmış sosyal sözleşmenin yenilenmesini sağlayamayacağı öngörülüyor.
Bir yanıt yazın