Brüksel’de AB üyesi 28 ülkenin lideri, Kırım’ın Rusya’ya katılma kararı ve Ukrayna krizi başlığında toplanmış, Rusya’ya uygulanması düşünülen yaptırımları tartışmış,
Müttefikleriyle koordinasyon içinde Rusya’ya karşı yıkıcı ekonomik yaptırımlar uygulanacağını, bu yaptırımların Rus ekonomisine büyük etkisi olacağını açıklamıştır.
G8 Zirvesi de iptal edilince,Rusya;ilgili ülkelerle güvenlik işbirliğine sekte vurulduğuna, İran’ın nükleer programı ve Suriye krizi gibi bir dizi temel sorunun Batılı ülkeler için büyük bir tehdit oluşturacağına,
Yaptırımlarla ilgili stratejik siyasi dengede Avrupa Birliği ile Rusya arasında güçlü seçeneklerin nasıl gelişeceğinin düşünülmesi gerekliliğine dikkat çekiyor…*
Hollanda/Lahey’de Nükleer Güvenlik Zirvesi ardından basın toplantısında Başkan Obama, Rusya’yı Ukrayna’da daha ileri gitmemesi konusunda uyarıyor.
Aksi halde enerji ve finans sektörüne yönelik yaptırımlar ve silah ambargosunun gündeme geleceğini söylüyor.
Kırım’ın geleceğinin büyük ölçüde uluslararası toplumun Rusya’nın ilhakının gayrimeşru olduğuna yönelik pozisyonunu korumasına bağlı olduğunun altını çiziyor.
Batının ekonomik çıkış için ortaya koyabildiği bir programı olmamasına rağmen Rusya ve Çin istihdamı arttırıcı yeni yatırım stratejileri yürütebiliyor.
Çin ekonomik büyümesini üretim ilişkileri ya da biçimini değil üretimin yapısını değiştirmek suretiyle sağlıyor.
Öncelik kamu yatırımlarına veriliyor ama büyüme hızını kontrol altında tutmak ve gelir dağılımını düzenleyen mekanizmaları geliştirerek ucuz emeğe dayalı üretimin yapısı değiştiriliyor,böylece büyümenin dış taleple değil,iç taleple sağlanmasının önü açılıyor.
Rusya ve Çin giderek küresel ekonominin itici gücü haline gelmekte kalmayıp siyasal sistemde de önemli rol sahibi oluyor.
İşte Rusya, Kırım’ı ilhak ederken Avrupa’nın hidrokarbon ve kömür esaslı enerji ihtiyacını yüzde 70’ini karşılama avantajını korumayı öngörüyor.
Ne ki Rusya Kırım’ı ilhak edince, hem Azerbaycan’ın Kırım’ı transit güzergahı olarak kullanmasının olanağı kalmadı.
Şimdi Kırım, Ukrayna’nın Neftgaz şirketine ait olan “Chornomornaftogaz” da dahil olmak üzere, diğer Ukrayna enerji şirketlerini de özelleştirmeye başlıyor…
Enerji şirketlerinin özelleştirilmesiyle Ukrayna, Karadeniz’deki enerji kaynaklarından tamamen uzaklaşıyor.
Nitekim Avusturya’nın OMV, ABD’nin Exxon Mobil ve İtalya’nın Eni petrol konsorsiyumları Karadeniz’in Kırım’a ait olan enerji kaynaklarındaki çalışmalarından tamamıyla vazgeçmiş, petrol arama çalışmalarını durdurmuştur.
Bu suretle Rusya Kırım’da çıkacak petrola sahip oluyor ve Kırım’dan geçebilecek boru hatlarının hayata geçmesini önleyerek, Rusya’sız enerji projelerinin gerçekleşmesini engelliyor.




Bir yanıt yazın