Nitekim Washington’da Başkan Obama,İsrail Başbakanı Netanyahu’ya İran’ın nükleer sorununa diplomatik çözüm bulmak istediklerini,
Ertesi gün basın toplantısında da Suriye’ye bir askeri operasyon düzenlemelerinin söz konusu olmayacağını, siyasi ve ekonomik tecritin çözüm sağlayacağını açıklıyor.
Dikkatler ABD’nin siyasi ve ekonomik tecrit sağlayıcı üstünlüğü ya da Rusya Başkanı Putin’in,”ABD imkanları ötesinde kredi ile yaşayan bir ülkedir.Borcunun bir kısmını dünya ekonomisinde dinlendiriyor ve doların monopol durumunu kullanarak,dünya ekonomisinde asalak gibi yaşıyor” ifadesiyle betimlediği gücü karşısında diğerlerinin ne yapabileceğine çevriliyor…
Petrol fiyatının 100 dolar civarında seyrettiği şu günlerde ülkelerin yüksek petrol harcamaları yüzünden dolar talebi artarken, ABD ekonomisi kazanıyor…
Önce ABD ardından Avrupa’nın ekonomisinde gelişmeye doğru bir denge oluşturulmuş gibidir,ABD dolarının daha çok yükselmesi halinde ihraç ürünlerinin rekabet gücünü kaybedeceği için fazla yükselmesine imkan vermemeye çalışılıyor.
Petrol fiyatlarının yükselmesi kimi ülkenin ekonomisine pozitif kimine negatif yükler getirirken -mesela, petrol fiyatlarında 10 dolarlık artış Türkiye ekonomisi maliyetlerine 4 milyar dolar civarında ek yük ve cari açık yüklemektedir.
O nedenle ABD ve Avrupa Ortadoğu’da Suriye ve İran’da istikrarsızlığın korunmasından büyük yarar sağlıyor!
*
İran,ABD ve Avrupa’nın uyguladığı petrol ambargosundan bizzat Avrupa ülkelerinin zararlı çıkacağından yanadır.
Nitekim son gelişmeler nedeniyle petrolünü 3-5 yıllık uzun vadeli anlaşma,satış konusunda önşartsız ve petrol satışından hasıl olan ödemenin anında yapılması,İran petrolünün İngiltere ve Fransa’ya satılmaması taahhütüyle İtalya, Almanya, Hollanda,Belçika, Portekiz, Yunanistan, İspanya ve Çek Cumhuriyeti’nin rafinerilerine satıyor.
İngiltere ve Fransa’ya petrol satışını durdurduktan sonra bu şartlar çerçevesinde gelişmelerin ardından -şimdi,Çek Cumhuriyeti ,Hollanda ve Belçika’ya da petrol satışını durduracağını bildirirken;Avrupa piyasalarında petrol açığı yaratıyor!
*
Bu şekilde İran petrol talebini yükselterek Avrupa’nın sabrını test ediyor.
Avrupa’nın ya petrol harcamalarını azaltmasını-bu suretle, Avrupa’nın ABD dolarına talebini daraltmayı ve hem ABD hem Avrupa ekonomisinin genişlemesini engellemeyi,
Ya da Avrupa’nın giderek yükselen fiyatlarıyla petrol harcamalarını sağlarken ABD dolarının aşırı değerlenmesi ardından ABD’nin ihracaatına sekte vurmayı,
Ya da Kuzey Afrika’dan gelen taleplerle Avrupa’nın Euro kurunda sıkışmasına,
Ya da İran’dan petrol almak isteyenlerin euro rezervi tutmalarını hedefliyor.
*
Bu suretle İran, ABD ve müttefikleri cephesini ekonominin gerçekleriyle dağıtmayı öngörüyor.
Üstelik büyüme hedefini düşüren Çin-böylece,İran’ı hedeflerinde destekliyor ve -işte, bu haber şimdi, borsaların satışa yönelmesine neden oluyor.
İran stratejisinin Suriye’ye müdahale etmek ya da İran’a darbe indirmek vaveylasında ABD ve müttefiklerinin sonsuz dolar emisyonuyla doların gerçek değerinin ne olduğunu bir gün idrak etmeleri üzerine kurulduğu anlaşılıyor.
*
Yükselen petrol açığını kapatmayı teminen üretim arttıran Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler kazanırken,model ülke rolüne pek hevesiyle -mesela,Suriye politikasında kraldan çok kralcılığıyla Türkiye’ye ne oluyor?
8.3.2012
Bir yanıt yazın