İÇİNDEKİLER:
LUDWİGSHAFEN’DE ZİRVELİ TÖREN
-TÜRK İŞ ADAMLARI ALMANYA’DA İSTİHDAM YARATIYOR
-TÜRK-ALMAN İŞ ADAMLARI DERNEĞİ BAŞKANI REMZİ KAPLAN:
-”TÜRK İŞ ADAMLARI ALMANYA’DA 500 BİN KİŞİYİ İSTİHDAM EDİYOR”
-”YURT DIŞINDA TÜRKLERİN PARALARINI TÜRKİYE’YE GETİRMEK İÇİN ÇIKAN
YASAYI GARİPSEDİK. BİZ KAÇAK İŞ YAPAN İŞ ADAMLARI DEĞİLİZ”
-BATI TRAKYA TÜRKLERİ ARAŞTIRMALARI KONGRESİ
MÜNİH’TE BAŞLADI
-ALMANYA
-”YOU FM” RADYOSU, TÜRKİYE VE DOĞU AVRUPA’DAN MÜZİK YAYINLAYACAK
-ALMANYA İÇİŞLERİ BAKANI SCHAEUBLE, TÜRKLERİN
UYUMU KONUSUNDA ÇABA SARF EDİLMESİNİ İSTEDİ
MEMNUNİYET VERİCİ AÇIKLAMA
***
LUDWİGSHAFEN’DE ZİRVELİ TÖREN
31 Ocak 2009 / Mustafa BORAK
Almanya’nın Ludwigshafen kentinde geçtiğimiz yıl 3 Şubat’ta meydana gelen ve 5’i çocuk 9 Türk’ün yaşamını yitirdiği yangının birinci yıldönümünmde, belediyenin öncülüğünde geniş katılımlı bir anma töreni düzenlenecek.
Ludwigshafen Belediyesi’nin hazırladığı anma programına göre, 3 Şubat Salı günü 9 Türk’e mezar olan binanın önünde yapılacak yapılacak tören saygı duruşuyla başlayacak ve ölenler için çiçek bırakılacak. Anma programı, daha sonra belediyeye ait “Das Haus” adlı kültür merkezinde devam edilecek. Belediye Başkanı Dr. Eva Lohse ve katılımcıların konuşmalarıyla devam edecek anma töreninde çeşitli etkinliklere de yer verilecek.
Uyum zirvesi yapılacak
Törenden sonra Federal Hükümetin Uyum ve Göçten sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer’in başkanlığında bir uyum zirvesi düzenlenecek. Zirveye üst düzey Türk ve Alman yetkilileri ile dernek temsilcileri katılacak. Basına kapalı zirveye Türkler’i temsilen Büyükeliçi Ahmet Acet, Mainz Başkonsolosu Aydan Yamancan, Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzelbey de katılacak.
***
-TÜRK İŞ ADAMLARI ALMANYA’DA İSTİHDAM YARATIYOR
-TÜRK-ALMAN İŞ ADAMLARI DERNEĞİ BAŞKANI REMZİ KAPLAN:
-”TÜRK İŞ ADAMLARI ALMANYA’DA 500 BİN KİŞİYİ İSTİHDAM EDİYOR”
-”YURT DIŞINDA TÜRKLERİN PARALARINI TÜRKİYE’YE GETİRMEK İÇİN ÇIKAN
YASAYI GARİPSEDİK. BİZ KAÇAK İŞ YAPAN İŞ ADAMLARI DEĞİLİZ”
ANTALYA (A.A) – 31.01.2009 – Türk Alman İş Adamları Derneği (TAİAD) Başkanı Remzi Kaplan, Almanya’da faaliyette bulunan Türk iş adamlarının bu ülkede 500 bin kişiyi istihdam ettiğini bildirdi.
1. Dünya Döner Kongresi’ne katılmak üzere Antalya’ya gelen TAİAD Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Kaplan AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türklerin son yıllarda iş dünyasında Almanya’da kendilerini ispatladığını söyledi. Türk iş adamlarının marketlerden artık zincir restoran ve mağazalara yöneldiğini belirten Kaplan, ‘Almanya’da yaşayan ikinci ve üçüncü kuşak Türklerin çok iyi yetiştiklerini ve bir çoğunun birden fazla dil bildiğini belirten Kaplan, bu yetenekleri ve birikimleri sayesinde iş hayatına atılan iki ve üçüncü kuşak Türklerin Almanya’daki iş dünyasında da bu ülkede söz sahibi olmaya başladıklarını ifade etti.
Kaplan, şöyle konuştu:
”Almanya’da 60 bin Türk işletmesi var. Bu işletmeler yılda 30 milyar avro ciro yapıyor. Türk iş adamları Almanya’da 500 bin kişiyi istihdam ediyor. Türk iş adamlarının hem Alman hem de Türkiye ekonomisine yaptığı katkılar cirolarından belli. Türkiye’de de yatırım yapmak isteyen yabancı iş adamlarının önünde çok büyük bürokratik engeller vardı. Bu bürokratik engeller azaltıldı. Türkiye’de 4 binin üzerinde de Alman işvereni faaliyette bulunuyor. Almanya’da yaşayan Türk iş adamları AB’ye uyumlu hale geldi.”
Kaplan, krizin bazı insanların beyninde olduğunu ve konunun büyütüldüğünü savunarak, ”Fazla feryat etmemek lazım. Krizi aşmak için özverili çalışmak lazım. Masrafları kısmak, tasarruflu olmak lazım. Lüks tüketimden kaçınmak gerekir”dedi.
-VARLIK YASASI-
Türk Hükümetinin krizi rahat aşabilmek amacıyla Türklerin yurt dışındaki paralarının yurt içine getirilmesi amacıyla ‘Varlık Yasası” çıkartıldığını hatırlatan Kaplan, bu yasanın Avrupa’da çalışan Türkleri üzdüğünü söyledi
Kaplan, şunları kaydetti:
”Bu yasa ile yurt dışında yaşayan, iş yapan Türk iş adamları sanki kaçak iş yapıyor imajı ortaya çıktı. Bunu kabul etmiyoruz. Bunu hak etmiyoruz. Bizler Avrupa ülkelerinde çalışırken vergimizi veriyoruz. Yatırımlarımızı da yasal sürdürüyoruz. Biz kaçak yapan iş adamları değiliz.”
(FC-BNY-TLN)
***
-BATI TRAKYA TÜRKLERİ ARAŞTIRMALARI KONGRESİ
MÜNİH’TE BAŞLADI
MÜNİH (A.A) – 01.02.2008 – Batı Trakya Türklerinin kültürel değerlerinin, sorunlarının ele alındığı ”3. Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi” Almanya’nın Münih kentinde başladı.
Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Merkezi (BATTAM) Başkanı Dr. Özkan Hüseyin kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, Yunanistan’da yaşayan Yunan vatandaşları olarak uluslararası sözleşmelerle kendilerine tanınan azınlık haklarını alabilmek için demokratik mücadelelerine devam etmeye kararlı olduklarını ve bu tür toplantıları gelecekte İskeçe ve Gümülcüne’de yapacaklarını söyledi.
Kongreye bu yıl Türkiye dışında Almanya, Hollanda, KKTC, Azerbaycan, Irak, Bosna-Hersek, Kazakistan, Ukrayna’nın Kırım Cumhuriyeti, Rusya’nın Çeçenistan Cumhuriyeti, İsviçre ve Yunanistan’dan bilim adamları ve konularında uzman araştırmacıların katıldığını belirten Hüseyin, Batı Trakya davasının anlatılması ve anlaşılması bakımından kongrede sunulacak bildiri ve yayınların önemine dikkati çekti.
ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ”Mikro Devletler ve Ortaya Çıkan Sorunlar: Abazya-Güney Osetya-Kuzey Kıbrıs” konulu bildirisini sundu.
Bağcı, dünyada sınırların yeniden çizilmekte olduğunu, ortaya çıkan mikro devletlerin bazı sıkıntı ve sorunları da beraberinde getirdiğini belirterek, ”Bu küçük devletler, büyük çatışma kaynağı olarak ortaya koyabilecekleri sıkıntılarla büyük problemler yaratıp, tehlike potansiyeli oluşturabilirler” dedi ve Güney Osetya ile Abazya örneklerini verdi.
İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Hatipoğlu da, ”Yunanistan’ın Etnik Yapısı İçinde Batı Trakya Türkleri” konulu konuşmasında, 1699-1980 yılları arasında Balkanlar ve Kafkaslar’dan Anadolu’ya tehcirler olduğunu, bu bölgelerde katliamlar düzenlendiğini söyledi.
Hatipoğlu, ”Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının, milli kimliğe karşı çıkarak kişiliksiz bir toplum yaratmaya çalışan Yunan idaresine karşı, uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan ancak Yunanistan tarafından varlığı inkar edilen ve çiğnenen haklarının verilmesi yolunda verdiği mücadeleye Türkiye, gücünün bilinciyle ağırlığını koyarak destek vermeli” dedi.
Kongrede, Münih Başkonsolosu Ali Rıfat Köksal, Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ve Azerbaycan’dan Prof. Dr. Elçin İsgenderzade’ye BATTAM Uluslararası Ödülleri verildi.
(OT-HA-REM)
***
-ALMANYA
-”YOU FM” RADYOSU, TÜRKİYE VE DOĞU AVRUPA’DAN MÜZİK YAYINLAYACAK
BERLİN (A.A) – 31.01.2009 – Alman ”Hessischer Rundfunk” (HR) radyo ve televizyon kurumuna bağlı yayın yapan ”You FM” radyosu şubat ayında Türkiye ve Doğu Avrupa ülkelerinden müziklere yer verecek yeni bir program yayınlayacak.
HR’den yapılan açıklamada, 8 Şubat’ta başlayacak ”Eastern Sounds” müzik programında Türkiye’den pop, Doğu Avrupa ülkelerinden ise çeşitli müzik türlerine yer verileceği bildirildi.
Açıklamada, her pazar 21.00’de başlayıp 3 saat sürecek programı Erci Ergün ve Alman DJ Armin Siebert’in sunacağı kaydedildi.
Rapçı olan Ergün’ün 1995 yılında müzik prodüktörü olarak çalışmaya başladığı, ”Cartel” adıyla yarattığı yeni bir hiphop müzik tarzıyla hem Almanya, hem de Türkiye’de başarılı olduğu ifade edildi.
Ergün’ün, daha önce Kiss FM, Radio Multikulti ve Fritz adlı radyolarda çalıştığı, Siebert’in de Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerindeki müzikler konusunda uzman olduğu belirtildi.
”You FM”nin program sorumlusu Jan Weyrauch, Hessen eyaletindeki gece kulüplerinde son yıllarda bu ülkelerden gelen müzik türlerine ilginin büyük ölçüde arttığını belirterek, ”Bu tür müzikler, gençlerin kültürünün normal bir parçası haline gelmeye başladı. Gençleri birbirine müzik kadar fazla bağlayan bir şey yok. Biz de You FM’deki ‘Eastern Sounds’ programıyla burada bir köprü kurmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
(EA-HA-ADG-TEM)
***
-ALMANYA İÇİŞLERİ BAKANI SCHAEUBLE, TÜRKLERİN
UYUMU KONUSUNDA ÇABA SARF EDİLMESİNİ İSTEDİ
BERLİN (A.A) – 01.02.2009 – Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, Almanya’da yaşayan Türklerin uyumu için çaba sarf edilmesi gerektiğini söyledi.
Schaeuble, ”Hamburger Abendblatt” adlı gazeteye yazdığı makalede, göçmen çocuklarının eğitimi bir şans olarak görmeleri için okula daha yoğun bir şekilde hazırlanmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, ”Dilsel uyumun, özellikle Türk kökenli vatandaşlarda, çok daha iyi olması lazım” ifadesini kullandı.
Eyaletlerin bu nedenle çocuklara okula başlamadan önce dil testi yapacaklarını söyleyen Schaeuble, dil konusunda sorun çeken tüm çocukların böylece, okula hazırlıklı başlamaları için önceden destek almış olacaklarını kaydetti.
Schaeuble, uyum hakkında daha tutarlı bir tartışmanın yapılması gerektiğini de ifade ederek, bu çerçevede, Alman Hükümetinin başlattığı ”Uyum Zirvesi ve Alman İslam Konferansı” ile sürekli bir diyaloğa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
İnsanlar arasındaki farklılıkların arttığını, göçmenlerin bunu daha da güçlendirdiklerini ve ülkedeki kültürel farklılıkların artmasını sağladıklarını belirten Schaeuble, ”Bu, büyük bir zenginlik olabilir. Almanya hiç bu kadar renkli, heyecanlı ve çeşitli olmamıştı. Ancak bu, toplumumuzda çok büyük zorlukları ve kısmen kültürel ve dinsel çatışmaları da getirebilir” dedi.
Schaeuble, Almanların büyük bir bölümünün uyumdan yana olduğunu ve yeni komşularını ”hoş geldin” diyerek karşıladıklarını da ifade ederek, ”Biz Almanya’daki tüm insanların nereden gelirlerse gelsinler, hangi inanca sahip olurlarsa olsunlar, yetenekleriyle bir şeyler yapmalarını ve topluma katkı sağlamalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Göçmenler ve onların çocukları için okul diploması ve mesleki eğitimin, hayatlarındaki mutlulukları için önemli olduğunu kaydeden Schaeuble, eğitim konusundaki sorunların tespit edilmemesinin kimseye yararının olmayacağını, eksikliklerin görülmesinin bunları üstesinden gelmek için şart olduğunu belirtti.
Schaeuble, Almanya’ya misafir işçi olarak gelenlerin çocuklarının ve torunlarının artık bu ülkede otomobil tasarımcısı, profesör, avukat, parti başkanı ya da şirket yöneticisi olduklarını anımsatarak, genç kuşağa örnek olması için bu başarılara daha fazla değer verilmesini, ön plana çıkarılmasını istedi.
(ERB-HA-REM)
***
MEMNUNİYET VERİCİ AÇIKLAMA
WASHINGTON (AA)
ABD’deki önemli Yahudi kuruluşlarından İnkar ve İftiraya Karşı Birlik (Anti-Defamation League-ADL), Davos’taki tartışmanın ardından Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, eleştirilerinin hedefinin İsrail halkı ve Yahudiler olmadığını dile getirmesinden memnuniyet duyduklarını bildirdi. Kuruluşun yazılı açıklamasına göre, ADL’nin ulusal direktörü Abraham Foxman, “Başbakan Erdoğan’ın, İstanbul’a döndüğünde, eleştirilerinin hedefinin İsrail halkı ve Yahudiler olmadığını açıklamasından memnuniyet duyuyoruz” dedi. Türkiye’de son zamanlarda Yahudi düşmanlığının arttığı iddiasına yer veren Foxman, “Başbakan’ın İsrail’i eleştirirken daha ılımlı bir ton kullanmasının, Türkiye’de son zamanlarda artan antisemitizmin aşağı çekilmesine yardım edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.
02.02.2009




Bir yanıt yazın