İÇİNDEKİLER:
BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN BELÇİKA’DAKİ KONUŞMASI…
-ERDOĞAN’IN KONUŞTUĞU TOPLANTIYA TÜRKLERDEN YOĞUN KATILIM OLDU
-ALMANYA
-HESSEN EYALETİNDE YAPILAN ERKEN EYALET MECLİSİ SEÇİMLERİNİ
CDU PARTİSİ KAZANDI
-EYALETTE, CDU VE FDP’NİN KOALİSYON HÜKÜMETİ KURMASI BEKLENİYOR
-BİRLİK 90/YEŞİLLER PARTİSİ’NDEN TÜRK KÖKENLİ ADAY MÜRVET ÖZTÜRK
EYALET MECLİSİ MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ
-BAŞBAKAN ERDOĞAN, BELÇİKA’DAKİ TÜRK DERNEK TEMSİLCİLERİNE KONUŞTU:
-”BİZ, TÜRKİYE’NİN DIŞINDA OLAN VATANDAŞLARIMIZIN, KARDEŞLERİMİZİN
BURADA ALNININ AÇIK VE DİK OLMASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
-”BEN ÜLKEMDEKİ İNSANA ASİMİLASYON HAKKINI KENDİMDE BULMUYORUM Kİ,
YURT DIŞINDA BULAYIM”
-ERDOĞAN, AB YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞMELERİNDE GAZZE KONUSUNU GÜNDEME GETİRECEK
ATT’DE UZLAŞMA
SABRIMIZ TAŞTI
BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN BELÇİKA’DAKİ KONUŞMASI…
-ERDOĞAN’IN KONUŞTUĞU TOPLANTIYA TÜRKLERDEN YOĞUN KATILIM OLDU
-ALMANYA FENERBAHÇELİ DERNEKLERİ BİRLİĞİ
TEMSİLCİLERİ, BERLİN’DE TOPLANDI
***
BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN BELÇİKA’DAKİ KONUŞMASI…
-ERDOĞAN’IN KONUŞTUĞU TOPLANTIYA TÜRKLERDEN YOĞUN KATILIM OLDU
BRÜKSEL (A.A) -18.01.2009 – Çeşitli temaslarda bulunmak üzere bugün Belçika’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkenin Flaman kesimindeki Hasselt kentinde Türk vatandaşları ile toplantısında yaklaşık 15 bin kişi bulundu.
Belçika basının da yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Mustafa Sait Yazıcıoğlu, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Düzce Milletvekili Yaşar Yakış, Amasya milletvekili Akif Gülle, TBMM Dışişleri Komisyonu sözcüsü Çankırı milletvekili Suat Kınıklıoğlu, Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel, Karaman Milletvekili Lütfi Elvan, Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da hazır bulundu.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Yaşar Yakış, Erdoğan’ı ”bölge ve dünya lideri” olarak takdim etti.
Toplantı ve konuşmanın yapıldığı salonda sadece Türk bayraklarına izin verildi.
Başbakanın konuşması öncesinde büyük ekranlardan Türkiye görüntüleri yansıtıldı, saygı duruşunda bulunuldu, Türkiye ve Belçika ulusal marşları söylendi.
Konuşma öncesinde ve sırasında, Gazze saldırıları nedeniyle İsrail aleyhinde sloganlar dikkati çekti.
Öte yandan, Belçika’nın Flaman kesiminde faaliyet gösteren aşırı sağcı Vlaams Beland (Flaman Menfaati) partisinin liderleri, Başbakan Erdoğan’ın Hasselt toplantısına karşı tepki gösteren açıklamalar yaptı. Aşırı sağcılar, Erdoğan’ın, Almanya’da, Türklerin asimilasyonuna karşı konuşmalarını hatırlatarak, Belçika’da da bu tür konuşmalar yapmasının engellenmesini istedi ve Belçika’daki Türklerin ulusal kimliklerinden vazgeçmeleri gerektiğini savundu.
Başbakan Erdoğan, bu akşam, Brüksel’de de bazı Türk toplum temsilcilerini kabul edecek.
(EKİP-HND-MOC)
***
-ALMANYA
-HESSEN EYALETİNDE YAPILAN ERKEN EYALET MECLİSİ SEÇİMLERİNİ
CDU PARTİSİ KAZANDI
-EYALETTE, CDU VE FDP’NİN KOALİSYON HÜKÜMETİ KURMASI BEKLENİYOR
-BİRLİK 90/YEŞİLLER PARTİSİ’NDEN TÜRK KÖKENLİ ADAY MÜRVET ÖZTÜRK
EYALET MECLİSİ MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ
BERLİN (A.A) – 18.01.2009 – Almanya’nın Hessen eyaletinde bugün yapılan erken eyalet meclisi seçimlerini Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) kazandı.
Hessen’de geçen yılki seçimlere göre oy oranını koruyan CDU’nun, oy oranını yüzde 6,5 oranında artırmayı başaran Hür Demokrat Parti’yle (FDP) koalisyon hükümeti kurması bekleniyor.
Resmi olmayan ilk seçim sonuçlarına göre seçimlerde CDU yüzde 37,2 oranında oy alırken, Sosyal Demokrat Parti (SPD) bir yıl önceki seçimlere göre yaklaşık yüzde 13 oranında oy kaybına uğrayarak yüzde 23,6 oranında oy aldı. FDP yüzde 16, Yeşiller Partisi yüzde 13,9, Sol Parti de yüzde 5,1 oranında oy kazandı.
Bu sonuçlara gore, 110 kişilik eyalet meclisinde CDU 43, SPD 27, FDP 18, Yeşiller 16 ve Sol Parti de 6 koltuğa sahip olacak.
Yaklaşık 300 bin Türk’ün yaşadığı eyalette, 100 bini Türk olmak üzere kayıtlı bulunan 4 milyon 387 seçmenin yüzde 60’ının seçimlere katıldığı bildirildi.
SPD Hessen eyaleti parti teşkilatı Başkanı ve partinin Meclis grubu Başkanı Andrea Ypsilanti, partisinin aldığı kötü seçim sonucu nedeniyle görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.
Ypsilanti, seçmenlerin kendilerini geçen yılda hükümet kuramadıkları için cezalandırdığını, bu nedenle seçimlerde çok kötü bir sonuç aldıklarını söyledi.
Andrea Ypslianti ayrıca, bu seçimlerde SPD’nin başbakan adayı olan Thorsten-Schaefer Gümbel’i yerine aday göstereceğini kaydetti.
Gümbel de kendilerinden memnun olmayan seçmenlerden uyarı aldıklarını, seçim sonuçlarını analiz ederek, yeni bir yön belirleyeceklerini ifade etti.
CDU’lu Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch ise seçmenlere teşekkür ederek, SPD’nin eyaletteki çoğunluğunu kaybettiğini, bunun da tüm eyalet için bir kazanç olduğunu belirterek, yeni hükümeti kurma görevini üstleneceğini ve seçimlerde yine başarılı olan FDP ile en kısa zamanda bir hükümet kurma konusunda görüşeceğini kaydetti.
CDU’lu Almanya Savunma Bakanı Franz Josef Jung, Hessen eyaletinde açık şekilde seçimi kazandıklarını, SPD’nin ise çok kötü sonuç aldığını ifade etti.
SPD’li Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbrück de partisinin çok kötü sonuç aldığını söyledi.
SPD Genel Başkanı Franz Müntefering, kötü sonuç aldıklarını, ancak bunun eyalette yaşanan daha önceki gelişmelerden dolayı sürpriz olmadığını, SPD’nin şimdi Hessen’de yeni bir parti teşkilat başkanıyla durumunu gelecekte yeniden düzelteceğine inandığını belirtti.
Müntefering, Hessen’de Thorsten-Schaefer Gümbel ile yeni bir başlangıç yapacaklarını, bu yılın eylül ayındaki genel seçimlerde çok daha farklı bir sonuç alacaklarına inandığını kaydetti.
CDU Genel Sekreteri Ronald Pofalla ise seçim galibinin CDU’lu Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch olduğunu ifade etti.
Pofalla, bu seçim sonucunun kendilerini 27 eylülde yapılacak genel seçimler için de güçlü kıldığını ve genel seçimlerde yüzde 40’ın üzerinde oy almayı hedeflediklerini kaydetti.
FDP Genel Başkanı Guido Westerwelle, partisinin yaklaşık 6,5 oranında oy artışıyla çok iyi bir sonuç elde ettiğini ve seçimi kazanan partilerden biri olduğunu belirterek, FDP Hessen parti teşkilatının şimdi CDU’yla koalisyon hükümeti kurmak için görüşmeler yapacağını bildirdi.
Birlik 90/Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, partisinin tarihindeki en iyi sonucunu aldığına dikkati çekerek, bunun, partisinin eyaletteki başbakan adayı Tarek Al Wezir’in başarısı olduğunu belirtti.
Al Wezir de seçmenlerin kendilerine somut görüşlerinden dolayı güven duyduklarını gösterdiklerini söyledi. Al Wezir, geçen yıla göre yaklaşık aynı oranda oy alan CDU’yu da seçimlerin mağlubu olarak nitelendirdi.
Seçimlerde Birlik 90/ Yeşiller Partisi’nin 9. sırada bulunan Türk kökenli adayı Mürvet Öztürk, eyalet meclisi milletvekili oldu.
Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) Turgut Yüksel, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nden (CDU) İsmail Tipi, Hür Demokrat Parti’den (FDP) Yankı Pürsün’ün durumları daha sonra belli olacak.
Hessen eyaletinde CDU’nun FDP ile koalisyon hükümeti kurması durumunda, federal düzeyde CDU ve SPD’den oluşan koalisyon Federal Eyalet Temsilcileri Meclisi’ndeki (Bundesrat) çoğunluğunu kaybedecek. Bu durumda Alman koalisyon hükümetinin aldığı kararların uygulanması zorlaşacak.
Bu eyalette 27 Ocak 2008 tarihinde yapılan seçimler sonucunda oy kaybına uğrayan CDU üyesi eyalet Başbakanı Roland Koch, eyalet hükümetini kuramayınca, SPD’nin başbakan adayı Andrea Ypsilanti hükümeti kurmakla görevlendirilmiş, Yeşiller Partisi ve Sol Parti’nin de dışarıdan desteğini almasına rağmen eyalet meclisinde iki kez yapılan oylamada yeterli çoğunluğu sağlayamamış ve bunun üzerine eyalet meclisi kendini feshederek erken seçim kararı almıştı.
(ERB-EA-HA-ZER-MOC)
***
-BAŞBAKAN ERDOĞAN, BELÇİKA’DAKİ TÜRK DERNEK TEMSİLCİLERİNE KONUŞTU:
-”BİZ, TÜRKİYE’NİN DIŞINDA OLAN VATANDAŞLARIMIZIN, KARDEŞLERİMİZİN
BURADA ALNININ AÇIK VE DİK OLMASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
-”BEN ÜLKEMDEKİ İNSANA ASİMİLASYON HAKKINI KENDİMDE BULMUYORUM Kİ,
YURT DIŞINDA BULAYIM”
-ERDOĞAN, AB YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞMELERİNDE GAZZE KONUSUNU GÜNDEME GETİRECEK
BRÜKSEL (A.A) – 19.01.2009 – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışındaki Türk vatandaşlarının alnının açık ve dik olmasını çok önemsediklerini söyledi.
Belçika’daki Türk sivil toplum örgütü temsilcilerine hitap eden Erdoğan, 1960’lı yıllardan bu yana Belçika ve diğer Avrupa ülkelerine yerleşerek ”ekmek mücadelesi veren” Türk vatandaşlarının, bugün ”Artık bir gün ülkelerine geri dönerler” dönemini geride bıraktığını belirtti.
”Artık buraya yerleştiniz ve diğer Avrupalılar gibi, Avrupalı Türkler olarak yaşam mücadelenizi sürdürüyorsunuz” diyen Erdoğan, kendisinin de 1970’lerden bu yana Avrupa ülkelerini sıklıkla ziyaret ettiğini hatırlatarak, Türklerin her geçen gün hayatın her alanında daha fazla söz sahibi olmalarına memnuniyetle şahit olduğunu dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, ”Çok değişiklikler oldu ve oluyor. Dün yerelde temsil yetkisi alan arkadaşlar federal meclislerde ve Avrupa Parlamentosu’nda yer alır hale geldiler. İnanıyorum ki, bundan sonra da bu süreç gelişerek devam edecek” şeklinde konuştu.
Erdoğan, Belçika’da yaşayan Türklerin en önemli sıkıntılarından birinin eğitimde istenilen seviyeye gelinememesi olduğuna değinerek, ailelerden çocuklarını okumaları konusunda daha fazla teşvik etmelerini istedi.
Belçika’nın sosyal devlet anlamında Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olmasının ve işsizlik maaşı uygulamasının, gençler arasında ”Buradan iyi bir maaş alıyorum. Ne lüzum var okuyacağım” şeklindeki anlayışın yaygınlaşmasına neden olduğu uyarısında bulunan Erdoğan, bunun aşılması gereğine dikkati çekti. Erdoğan, Belçika’daki Türklerin özellikle çocuklarını okul öncesi eğitime yönlendirerek ilerde çok daha başarılı olmalarının önünü açmalarını istedi.
Başbakan Erdoğan, daha sonra yatırım yapmadan netice alınamayacağını anımsatarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde sık sık görüştüğü, şimdi hayatta olmayan bir Yahudi iş adamının bu konuda kendisine anlattıklarını şöyle aktardı:
”Bir gün (bana) dedi ki ‘Biz çok ezildik.’ İspanya sürecini biliyorsunuz. Şimdi eziyorlar ayrı mesele. ‘Ne yapacağız da burada bir sıçramayı gerçekleştireceğiz? Büyüklerimiz iki şeyi başardılar’ dedi. Bu da nedir? Birincisi bilgiyi yönettiler. İkincisi parayı yönettiler. Hakikaten şu anda oturdukları yerden o ürettikleri ve yönettikleri bilgi sebebiyle insanlık hiçbir şeyin farkında olmadan oraya sürekli ödeme yapıyor. Adeta o bilginin patent hakkını alır gibi o parayı tahsil ediyorlar. Bunlar ufak değil, ciddi rakamlar. İkincisi parayı iyi yönettiler. Dünyada finans yönetimi dediğiniz zaman bu iş tamamen onların tasarrufundadır.”
Erdoğan, Belçika’da önemli sayıda Türk esnafı bulunduğunu öğrenmekten memnuniyet duyduğunu da belirterek, ”Artık sınıf atlamak lazım. Hep esnaf olarak kalamayız. Sanayici ve uluslararası ticaret yapar noktaya gelmeliyiz” dedi.
Türkiye’nin son 6 yılda gayri safi yurt içi hasılasını 259 milyar dolardan 750 milyar dolarlara çıkarmasını ve aynı dönemde ihracatını 36 milyar dolardan 127,5 milyar dolara yükseltmesini örnek gösteren Erdoğan, dış politikada da Türkiye’nin son yıllarda büyük itibar ve önem kazandığını vurguladı. Erdoğan, ”Çünkü biz, Türkiye’nin dışında olan vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin burada alnının açık ve dik olmasını çok önemsiyoruz. Ve bunu başarmamız lazım. Yani sizler ‘Ben, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ sözünü gururla iftiharla söyleyebilmelisiniz. Yani öyle ezilen, kovulan, kakılan bir ülkenin evladı değil. Onurlu, asil bir ülkenin bir evladı olduğunu söyleyebilecek duruma gelmelisiniz. Bütün mücadelemiz bunun için oldu” diye konuştu.
Gurbetçilerin Türkiye’de mülk edinmelerini kolaylaştırmak için TOKİ’nin devreye girebileceğini ve gerekirse Sermaye Piyasası Kurulu’nu (SPK) da devreye sokabileceklerini belirten Erdoğan, 15 yıl vadeye kadar uzayabilecek konutlarda sadece enflasyon farkını yansıtarak faiz uygulamayacaklarının müjdesini verdi.
-SEÇİMLERDE EL BİRLİĞİ-
Başbakan Erdoğan, Belçika’da 100 bin civarında Türk kökenli seçmen bulunduğuna dikkati çekerek, birlik ve beraberlikle hareket edilmesi halinde bu yıl içinde gerçekleştirilecek yerel ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ”el birliğiyle” hareket edilmesi halinde Türk kökenli adayların seçilmesi konusunda önemli başarılar sağlanabileceğine işaret etti.
Geçen yıl Almanya’da yaptığı bir konuşmada kullandığı ”asimilasyona hayır, entegrasyona evet” ifadesinin Alman basını tarafından başka yönlere çekildiğini belirten Erdoğan, ”Ben ülkemdeki insana asimilasyon hakkını kendimde bulmuyorum ki, yurt dışında bulayım. Benim ülkemde yaşayan azınlıklar da inançlarını, kültürlerini aynen koruma hakkına sahip olacak. Ona müdahale hakkını ve yetkisini kendimde bulamıyorum. Ben açık söylüyorum, bu insanlık suçudur. Bunu kabul edemem” dedi.
Türkiye’de yaşayan yabancıların Türkçe öğrenmek zorunda olmadıklarını fakat bunu başarmaları halinde hayatlarının kolaylaşacağını anlatan Erdoğan, aynı şekilde yurt dışında yaşayan Türklerin de bulundukları ülkenin dilini öğrenmelerini istedi.
Erdoğan, ”zaman zaman entegrasyon adı altında asimilasyon çalışması yapıldığına” işaret ederek ev sahibi ülkelerin Türklerden kültürlerini ve dinlerini değiştirmelerini istemeleri durumunda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak buna karşı çıkacağını da kaydetti. Geçmişte bu tür uygulamaların Afrika’da yapıldığını belirterek Ruanda’yı örnek gösteren Erdoğan, ”Bizim ecdadımız bu hataya düşmedi. Biz de düşmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
-AB MÜZAKERELERİ-
AB’de bir süredir her dönem başkanının 2 fasılda müzakereleri başlattığını ve bu uygulamanın adeta ”rutine bağlanmasından” duyduğu rahatsızlığa değinen Başbakan Erdoğan, bu yılın ilk yarısındaki Çek Cumhuriyeti dönem başkanlığında 3 ya da 4 faslın açılmasını sağlayarak bu döngüyü kırmak istediklerini dile getirdi.
AB sürecine daha fazla zaman ayrılabilmesi için Egemen Bağış’ı Devlet Bakanı ve Başmüzakereci olarak atadıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
”Bazen bakıyorsunuz Avrupalı liderler değişik şeyler söylüyor. Bunlar olacaktır. Bunlar birer nazlanmadır. Bazen önümüze güney Kıbrıs’ı koyacaklar. Ama biz yolumuza devam edeceğiz.
Erdoğan, ”Bütün bunlar yapılır da ne olur? Türkiye’ye bir şey olmaz. Samimiyetle söylüyorum, Türkiye kaybetmez, Avrupa Birliği kaybeder” uyarısında bulundu.
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin, İspanya ile birlikte üstlendiği Medeniyetler İttifakı girişimi amacının medeniyetler çatışmasını engellemek olduğunu belirterek, medeniyetler çatışması teorisinin öncüsü Amerikalı siyaset bilimci Samuel Huntington’un öldüğünü ve dünyanın kimseye kalmayacağını söyledi. ”Şu anda Gazze’de yaşananlar da bu” diyerek medeniyetler çatışmasına işaret eden Erdoğan, çocukların ve sivil halkın katledilmesinin savunulamayacağını ve ”tarihin, İsrail’in yaptıklarını hayırla yad etmeyeceğini” bildirdi.
Brüksel’de AB yetkilileriyle yapacağı görüşmelerde Gazze konusunu da gündeme getireceğini belirten Erdoğan, Gürcistan’daki çatışmalarda hemen devreye giren ve Karadeniz’e gemilerini gönderen Batı’nın, İsrail’in 3 haftadır devam eden Gazze saldırılarında çok farklı bir tutum belirlediğine dikkati çekti.
Türkiye’nin ise Gürcistan’daki çatışmalarda ”Onlar Hristiyandı” demeden herkesten önce yardım tır’larını gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, aynı şekilde Güneydoğu Asya’yı vuran tsunami felaketinde ”Bunlar Budist” demeden Sri Lanka’ya yardımda bulunduklarını kaydetti.
Başbakan Erdoğan, insanların dinine göre ayrım yapmadıklarını ve mağdur olanın yardımına koştuklarını belirterek ”Çünkü biz yaratılanı, Yaradandan ötürü severiz” dedi.
”Malesef Batı bu ayrımcılığı yapıyor” diyen Erdoğan, Batı Şeria ve Gazze’nin adeta bir ”açık hava hapishanesi” ve” tecrit kampı” haline geldiğini belirtti.
İsrail’in Gazze’ye daha operasyonu başlatmadan elektrikleri kestiğini ve gıda yardımlarını engellemeye başladığını anlatan Erdoğan, hastaneler için gereken jeneratörlerin başka amaçlarla kullanılır gerekçesiyle Gazze’ye sokulmamasını ”enteresan” bulduğunu söyledi.
Hamas’ın başka ad altında da olsa Filistin’deki son seçimleri büyük bir oy farkıyla kazandığını fakat dünya ve Avrupa tarafından köşeye sıkıştırılarak iktidarının elinden alındığını ifade eden Erdoğan, ”Dünyada demokrasiyi savunanlar, bu yaptığınız ne? İkircikli demokrasi olmaz. Sen Filistin halkının iradesine saygı duymuyorsun” diye konuştu.
Bu tavrın sürdürülmesi halinde Filistin’deki yeni seçimlerin ”dostlar alışverişte görsün” yaklaşımıyla gerçekleşeceğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin demokrasiyi savunmaya devam edeceğini kaydetti.
(FYZ-PNR-MOC)
***
Murat TOSUN / BERLIN | 18.01.2009
ATT’DE UZLAŞMA
Almanya Türk Toplumu ATT’de aralarında Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Kaya Turan’ın bulunduğu üç yönetim kurulu üyesinin “Ermeniler’den Özür Diliyorum Kampanyasına” imza atmasından sonra uzlaşma sağlandı.
Dün Berlin’de olağanüstü bir toplantıda biraraya gelen Almanya Türk Toplumu (ATT) Yönetim Kurulu üyeleri, “Ermeniler’den Özür Diliyorum Kampanyasına” imza atanların arasında bulunan ATT Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Kaya Turan’ın konuya getirdiği açıklaması, “tatmin edici” olarak bulundu.
Turan, “Özür Diliyoruz metnini kamuoyunda soykırımı kabul ediyoruz olarak algılanmıştır. Ben bu imza kampanyasını kesinlikle soykırımın kabulü şeklinde görmüyorum. Ben yüzbinlerce insanın acılarına duyduğum üzüntüyü dile getirmek amacıyla metni imzaldım. Türklerin, Müslümanların ve Ermenilerin acılarının karşılıklı olarak paylaşılmasının bizleri yakınlaştıracağı inacını tayışorum” şeklindeki açıklaması, ATT yöneticileri tarafından tatminkar olarak değerlendirdi.
Kararın arkasındayım
Turan, açıklamasına ATT’nin 15.03.2001 tarihinde aldığı kararının arkasında olduğunu vurguladı. ATT, 15 Mart 2001’de aldığı kararda bu alanda uzmanlaşmış tarihçilerden oluşan bir ortak komisyon kurulmasını önermişti. Bu kararda ayrıca Türkiye’nin arşivlerini açtığını hatırlatarak, Ermenistan’ın arişvlerini açmasını talep etmişti.
ATT Genel Başkanı Kenan Kolat bazı üye derneklerin tepkisini çeken konuyla ilgili olarak yürütme kurulunun uzlaşmaya varmasının demokratik ve örnek bir davranış olduğunu söyledi. Kenan Kolat, ATT yönetim kurul ve ATT ye bağlı üye derneklerinin yönetim kurulu üyeleri arasında hiç kimsenin 1915’te yaşanan olayları Ermeni soykırmı olarak tanımlamadığını belirterek, “Bu konuda ATT’nin 2001 yılında aldığı karar geçerlidir. ATT bundan sonra yılmadan Türk toplumunun haklı çıkarlarını savunacak. Türklere ve Türkiye’ye karşı her türlü haksız yaklaşımın karşısında olcak” dedi.
Kenan Kolat ayrıca yapılan toplantıda yürütme kurulu üyelerinin bundan sonra bu tür açıklamalarda daha dikkatli olmaları konusunun da ele alındığını belirtti.
***
Isa DEVEÇEKEN-Gülçin PARLATAN/KASSEL | 18.01.2009
SABRIMIZ TAŞTI
Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği’nin Almanya’nın Kassel kentinde düzenlediği toplantıya katılan yeşil sermaye mağdurları “Sabrımız artık taştı” dediler. Toplantıya telefonla bağlanan Devlet Bakanı Cemil Çiçek “Kişilere yönelik dava fayda getirmez. Ortaklık payınızı almak için Ortak olduğunuza dair dava açınız” diye tavsiyede bulundu.
Almanya’da yeşil sermaye holding mağdurlarının kurduğu Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği’nin Kassel’de Yozgatlılar Derneği ile birlikte düzenlediği toplantıya katılan yüzed yakın mağdur ” Artık sabrımız taştı” dediler. Kassel ve çevresinde bini aşkın holding mağduru olduğu belirtildi.
Dernek Başkanı Muhammet Demirci’nin İstiklal Marşı’nın mağdurlara uyarlananan ‘İstikbal ‘adlı şiirini okuyup holdingzedelerle ilgili son geliştirmeleri aktarmasıyla başlayan toplantıya telefonla bağlanan Devlet Bakanı Cemil Çiçek, çoğunluğu Yimpaşzede olan Yozgatlı hemşehrilerine dava açmalarını tavsiye etti.
Yozgatlı Devlet Bakanı “Bizi dolandırdı, diyerek kişilere açtığınız davalar size fayda sağlamaz. O kişierin alacağı hapis cezası paralarınızı geri getirmez. Bunun için ortaklık payınızı geri almak için ortak olduğunuza dair dava açınız” diye konuştu. Bakan Çiçek hemşehrilerine birlik ve beraberlik içinde olmalarını dileyip “Özellikle çocuklarınızın eğitimlerine önem verin. Onların eğitmleri hem kendileri açısından, hem de Türkiye’mizin ileri seviyelere ulaşması açısından çok önemlidir’’ dedi.
Bakan Çiçek’i zaman zaman alkışlayan mağdurlar devletin olaya el koymasını istediler. Telefonla bağlantıya katılma sözü verdiği belirtilen Milletvekili Mehmet Ekici’ye ise ulaşılamadı.
Bir milyonu aşkın kişinin 30 milyar Euro dolandırıldığını öne süren Demirci, “Sadece bin kişi dava açtı. Bu sayı çok az. Bizler binler onbinler olarak biraraya gelip gücümüzü gösterirsek bu sorunu çözeriz’’ diyerek birlikte dava açmalarını önerdi.
Toplantıya katılan avukat Ünal Taşhan da “Para toplayan da, yardım edenler de suçludurlar. Bu kişilere açılacak olan davalar kazanılsa bile bu kişlerin para ödemeleri mümkün değildir. Açılan davalar ceza davasından ileri gidemez. Bunun için mutlaka holdinglere karşı dava açılmalıdır. Toplu olarak açılacak davalar ses getirir” dedi.
***
BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN BELÇİKA’DAKİ KONUŞMASI…
-ERDOĞAN’IN KONUŞTUĞU TOPLANTIYA TÜRKLERDEN YOĞUN KATILIM OLDU
BRÜKSEL (A.A) -18.01.2009 – Çeşitli temaslarda bulunmak üzere bugün Belçika’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkenin Flaman kesimindeki Hasselt kentinde Türk vatandaşları ile toplantısında yaklaşık 15 bin kişi bulundu.
Belçika basının da yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Mustafa Sait Yazıcıoğlu, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Düzce Milletvekili Yaşar Yakış, Amasya milletvekili Akif Gülle, TBMM Dışişleri Komisyonu sözcüsü Çankırı milletvekili Suat Kınıklıoğlu, Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel, Karaman Milletvekili Lütfi Elvan, Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da hazır bulundu.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Yaşar Yakış, Erdoğan’ı ”bölge ve dünya lideri” olarak takdim etti.
Toplantı ve konuşmanın yapıldığı salonda sadece Türk bayraklarına izin verildi.
Başbakanın konuşması öncesinde büyük ekranlardan Türkiye görüntüleri yansıtıldı, saygı duruşunda bulunuldu, Türkiye ve Belçika ulusal marşları söylendi.
Konuşma öncesinde ve sırasında, Gazze saldırıları nedeniyle İsrail aleyhinde sloganlar dikkati çekti.
Öte yandan, Belçika’nın Flaman kesiminde faaliyet gösteren aşırı sağcı Vlaams Beland (Flaman Menfaati) partisinin liderleri, Başbakan Erdoğan’ın Hasselt toplantısına karşı tepki gösteren açıklamalar yaptı. Aşırı sağcılar, Erdoğan’ın, Almanya’da, Türklerin asimilasyonuna karşı konuşmalarını hatırlatarak, Belçika’da da bu tür konuşmalar yapmasının engellenmesini istedi ve Belçika’daki Türklerin ulusal kimliklerinden vazgeçmeleri gerektiğini savundu.
Başbakan Erdoğan, bu akşam, Brüksel’de de bazı Türk toplum temsilcilerini kabul edecek.
(EKİP-HND-MOC)
***
-ALMANYA FENERBAHÇELİ DERNEKLERİ BİRLİĞİ
TEMSİLCİLERİ, BERLİN’DE TOPLANDI
BERLİN (A.A) – 17.01.2009 – Almanya Fenerbahçeli Dernekleri Birliği (AFDB) temsilcileri, başkent Berlin’de biraraya geldiler.
Köln, Hamburg, Koblenz, Reutlingen, Stuttgart, Frankfurt, Berlin, Dortmund ve Bremen dernek temsilcilerinin katıldığı toplantıda kimi projeler, AFDB Balosu ve düzenlenmek istenilen bir futbol turnuvası ele alınarak Fenerbahçe Kart ve Fenerbahçe ürünleri satışlarının koordinasyonu hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.
AFDB Başkanı Mustafa Çömlek, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, sosyal sorumluluk projesi kapsamında başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde, Türkiye’de toplam 750 çocuğa giyecek ve kırtasiye malzemesi yardımında bulunduklarını, bu projelerin gelecekte de sürdürüleceğini bildirdi.
Çömlek, AFDB olarak bir balo ve futbol turnuvası düzenlemek istediklerini, buradan elde edilecek gelirin lösemi hastası çocuklara verileceğini kaydetti.
Köln’deki derneğin başkanı ve AFDB’nin onursal başkanı Yakup Işıklar da bu yardımların manevi yönünün de çok büyük olduğunu belirterek, FC Köln Teknik Direktörü Christoph Daum ile takım kaptanı Ümit Özat başta olmak üzere FC Köln Kulübü’ne, kendilerine verdiği destekten dolayı teşekkür etti.
Berlin Fenerbahçe Derneği Başkanı Durmuş Ali Matur da Fenerbahçe’nin sosyal sorumluluk projesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ”Bu çalışmalar takdire şayandır” dedi.
Toplantıya katılan başkanlar, Fenerbahçe’nin tüm spor dallarında başarılarının sürmesini dileyerek, her zaman ve her yerde Fenerbahçe’nin yanında olduklarını dile getirdiler.
İstiklal Marşı’nın okunduğu ve şehitler için saygı duruşunda bulunulan toplantıda, AFDB Başkanı Çömlek, toplantıya evsahipliği yapan Matur’a bir plaket verdi.
(ERB-HA-BĞR-İN)




Bir yanıt yazın