‘‘Ermeni soykırımı‘‘ olmadığını mahkeme yoluyla ispata kalkmak, HARAKİRİDİR, İNTİHARDIR..

Turkish Forum Danışma Kurulu üyesi Refik Mor, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu panelinde aşağıdaki görüşlerini paylaşmıştır.

Refik Mor

Değerli dostlar,

‘‘Ermeni soykırımını‘‘ AKLI  YETMEYEREK,  hangi hukuk yolu olursa olsun, mahkeme yoluyla OLMADIĞINI  ispata kalkmak, HARAKİRİDİR,  İNTİHARDIR..

‘‘Ermeni soykırımını, soykırım hukukunu bildiği halde, BİLİNÇLİ olarak mahkeme yolu ile İSPATA kalkmak, VATAN HAİNLİĞİ ile eşdeğerdir.‘‘.

NEDEN.?

HUKUK’da YOK olanın ispatı İSTENMEZ .

‘‘Hakim bey, İDDİA ediyorum, bu adamın bende alacağı yok, ben dava açyorum‘‘,  demek akla ziyandır. Veya,

‘‘Hakim bey, soykırım konusunda size akıl danışacağım, sizden görüş alacağım‘‘

Demek ise tamamen bir AKIL TUTULMASIDIR.

Hakim de size:

‘‘Sayın davacı, mahkemeler KARAR VERİR, Mahkemeler DANIŞMA bürosu, değildir‘‘, der

ve hakim tekrar mübaşire dönüp,  ‘‘ dava dosyasını, USÜLDEN bozulmuştur diye davacının koltuğuna hemen ver‘‘ der.

Biraz alaycı oldu ama, 20 senedir aynısını tekrarlaya takrarlaya, artık gına getirdi bana ve şimdi de biraz başka bir yol deneyeyim dedim. Kusura bakmayasınız.

Bunun böyle olduğunun  gerekçelerini,

Biden’ın açıklamasına istinaden yaptğım ve Türkish Forum’da yayınlanan  aşağıda ilğinize sunduğum, HUKUKİ ve SİYASİ analizinin  sonunda anlayacaksınız.;

Türkish Forum Başkanı sayın Kayaalp Büyükataman’ın inisiatifi ve  [Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu], TADF – Genel Sekreteri sayın Gülay F. Köseoğlu’nun  moderatörlüğünde, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonunun-YK-Üyeleri ile 31 Nisan 2021 Cumartesi günü Almanya saati ile, sabah saat 03.00“de [Amerika saati ile saat 09:00‘da] gerçekleştirdiğimiz ,

“Sözde Ermeni Soykırım Meselesi ve çıkış yolları‘‘

adlı panelde yaptığım HUKUKİ değerlendirmemi, kısa eklemelerle,  ilğinize sunuyorum.

Hukuku (Sistemin kurallarını)  ne kadar bildiğim konusuna gelince:

Ben Almaya’da iki teknik mühendislik okulunu başarıyla bitiren, 15 senelik Neumünster siyasi meclis üyeliği tecrübesi ve  35 senelik de Almanya Mahkemelerinde, Türk Diasporası davalarında yeminli tercüman olarak, hukuki prosedürü birebir yaşamış sıradan bir Türk diasporası üyesiyim.

BENİM için Hukuk‘un İÇERİK olarak tarifi: içinde yaşadığınız sistemin yazılı kurallarıdır.

Zira, hukuk denince sıradan bir vatandaşa, şahsen bana da, yanıltıcı, acayip, anlaşılmaz, erişilmez bir şeymiş gibi  ürkütücü geliyor.

Siz bu bu kurallara,  kanun, KHK, Yünetmelik..vs. ne derseniz deyin yaşam alanına göre, Siyasi, kural, kamu yünetimi kuralı, ceza kuralları, ekonomik kurallar gibi sayısız kurallar vardır.

Siz burada kanun (Kural) dendiğinde Biden, Merkel ve Erdoğan da dahil, herkesin UYMASI GEREKEN KURAL olarak alğılarsanız, mesele daha iyi anlaşılır kanısındayım.

Ben Fakulte’de öğrenci konsey başkanı iken, politikayı biliyorum zannediyordum. Bunun hiç de böyle olmadığını,  içinde yaşadığım Almaya’daki sistemin yaşam kurallarını (Hukuk sistemini) 15 senelik Neumünster Meclis Üyeliği sürecinde ancak 5-6 sene sonra kavramaya başladım, diyebilirim.

Zira, başarılı (Halkı yöneten) bir politikacı olmanız ve bir dahaki seçimlerde de seçilebilmeniz için,  nerdeyse  hayatın her alanındaki kuralları (Hukuki sistemi) az çok bilmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde, mecliste madara olursunuz.

Evet sadete gelecek olursak:

Ermeni soykırımını‘‘ AKLI  YETMEYEREK,  hangi hukuk yolu olursa olsun, mahkeme yoluyla OLMADIĞINI  ispata kalkmak, HARAKİRİDİR,  İNTİHARDIR..

‘‘Ermeni soykırımını, BİLİNÇLİ olarak mahkeme yolu ile İSPATA kalkmak, VATAN HAİNLİĞİ ile eşdeğerdir.‘‘.

Naçizane şahsen, Almanya ayagında İSPATLI ŞAHİTLİ üç ‘‘DAVA ‘‘kazandım.

Bunlar:

  1. Bundestag aldığı kararı revize ettirdim.(İnternet’e bakınız, duymayan sağır sultan dahi duydu)
  2. Lordlar Kamaraı üyesi Baron Flather‘e ‚‘‘Soykırım kararı‘ önergesini geri çektirdim. (Türkish Forum arşivlerine bakınız)
  3. 10 Mayıs 2019’da Schleswig-Holstein Eyaleti Milli eğitim Bakanlığı’nın, ‘‘Ermeni Soykırımını‘‘, okul müfredatına girmesini önledim (İspat:T.C. Hamburg Başkonsolosluğu). 2019’dan beri Eyaletten bu konuda ses seda hala yok. Şimden sonra da bir ses çıkar mı, orasını da bakarız. Bu toplanıda yaptığım ise: ‘‘Dava açarım haa‘‘ diye efelenmeyip, önce panelist Ermeni Prof. Dr. Mihran Dabag’a  sunumundan sonra bir konuşma yaptım ve salon buz gibi oldu ve daha sonra oluşan Çalışma Gruplarına (Workshop) ise Bundestag üyelerine gönderdiğim 6 sayfalık hukuki suç duyurusunu ve Albert J. Amateau’nun noterden tasdikli ifadesinin tarfımdan yapılan Almanca çevirisini, nerdeyse herkese dağıttım. Öglen vakti kahve molası verildiğinde ortalık, lehimize, adeta tarumar olmuştu.
  4. Ve yine aynı hukuki formatda olmak üzere, Fransa CB. Sarkozy ve Macron’a yazdığım mektuplarıma da bu arada değinmeden geçemiyeceğim. Fransa ‘‘Ermeni Soykırımı‘‘nı inkar edene 45 Avro para cezası öngören yasa, daha sonra Anayasa Komisyonu tarafından, Anayasaya aykırı diye iptal edildi. Bu mektuplarımın bu olaya ne derece etkisi olduğu konusunda SOMUT delilimin olmadığını belirtmek isterim.
  1. Şimdi ise, Türk Diasporasının Atlantik ötesindeki yiğit öyeleri ile, Amerika’daki kangrene dönmüş olan yaraya  bir neşter vururuz diye düşünüyorum.

Bu anlamda, Amerika konusunda da yine en son söyleyeceğimi, baştan tekrar söyleyeyim:

‘‘Ermeni soykırımı‘‘ meselesi HUKUKİ BİR MESELEDİR‘‘

‘‘Biden’a esasen bir bendek belğe gönderilmesi gerek‘‘

‘‘Tarih komisyonu kuralım‘‘,

‘‘Devlet bir şey yapmaz ise halimiz yaman‘‘..vs.

cinsinden öneriler, artık çok saf v e ‘‘ben de biliyorum haa‘‘,  cinsinden olan, gerekçeler olduğunu belirtmek isterim.,

Ben tek başıma risk alıp DAVAYA girerken,  yukarıdaki bahanelere sığınmadım..

Peki konu hukuki mesele ise, biz bu meseleyi nasıl ÇÖZERİZ.?

DAVA açılmalımıdır.?

Dava açılırsa HANĞİ dava açılmalıdır.? [Zurnanın ZIRT dediği yer]

Bu hukuki teşhisi koymak için;sizin, prof., Dr, Mühendis, Onbaşı, General, Dernek Başkanı, başbakan, diplomat, politikacı vs. olmanız yeterli değilldir.

Burada, konu hakkındaki HUKUKU (Kuralı) bilip bilmediğiniz konuşur..!

İşte bu konudaki naçizane cevabım:

Konu her ne kadar, İdari, Kamu, Sosyal ve Medeni hukuk ile dirsek teması yapsa da, bu meseleyi çözmek için, önce ceza hukukunu ve SOMUT olarak da Soykırım hakkındaki (genel kuralı) HUKUKUNU iyi bileceksiniz.

Özellikle  de ceza hukukuna hakim değilseniz, meseleye HUKUKİ TEŞHİS koyamazsınız.

Teşhis koyamıyorsanız, acaba hanği DAVA açılır diye de TEDAVİ de yapamazsınız [Çıkış yolu bulamazsınız].

İsterseniz, meselenin güncelliği dolayısı ile, konuya Biden’ın açıklamasından girelim.

Ama önce Biden’ın yaptığı açıklamaya bir analiz/‘‘muayene‘‘  yapalım, derim.

  • Amerikan Cumhurbaşkanı Biden, Türkiye’de nasıl RT-Erdoğan ise, Amerika’da kendisi yürütmenin başıdır.
  • Erdoğan nasıl herhanği bir konuda bir resmi açıklama yapıyorsa, Biden da Ermeni meselesi konusunda, 24 Nisan 1915 ‘‘ Ermeni Soykırımı‘‘na istinaden bir RESMİ AÇIKLAMA yapmıştır. [State=Devlet, State.ment=Açıklama, resmi açıklama. Burada kastedilen, bu kelimeye yüklenen anlamdır.]
  • Bu RESMİ açıklamanın Kanun gibi HÜKMÜ varmıdır.? HAYIR.
  • NEDEN.? Çünkü kanunları, aynı Türkiye’deki gibi YASAMA ORGANI olan meclis yapar. CB veya Tek kişiler, değil
  • Peki, bu RESMİ açıklama, kanuna göre daha az yaptırımı olan [KHK] Kanun Hükmünde Kararname’midir.? HAYIR. [Türkçe fukaraları için: KHK=Decree]
  • Peki KHK nedir.?: Bir CB’nın,  yürürlükte olan tüm kanunlara uyğunluğu mecburi olmak şartı ile yayınladığı KARARNAMEDİR. [Daha iyi anlamanız içiz:Üst’ün, ast’ına verdiği  kamusal alandaki emri de diyebilirsiniz]
  • Şimdi bazı aklı evveller, bu RESMİ açıklamayı, yaptırımı olan bir Kanun veya Kanun Hükmünde Kararname olarak değerlendiriyor ve ‘‘Eyvah, bu soykırım lekesini alnımızdan nasıl sileriz deyip, pro aktif hale gelip, soykırım davası açalım‘‘ diyerek, bizleri adeta HUKUKEN İNTİHARA  sürüklemeye, HARAKİRİ yaptırtmaya çalışıyorlar.
  • Kaldı ki, Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek böyle söylemlerin FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜNE girdiğini,hukuken  cezai yaptırımı olmadığını, AİHM’de tescillemiştir.
  • Yani, Biden’ın ABD  adına yaptığı resmi açıklaması, RT-Erdoğan‘ın, veya Hükumet Sözcüsü sayın Kalın‘ın T.C. Devleti adına yaptığı karşı bir RESMİ açıklama, HUKUKEN  aynı HÜKMÜ taşır. Birisi oldu, diğeri olmadı diyor.  Herkes fikrini söyledi, O KADAR. Sayın Perinçek davasından önce durum farklı idi maalesef.
  • 24 Nisan 2021 günü, Biden’ın resmi açıklaması hakkında yaptığım HUKUKİ ve siyasi değerlendirmemde, içerik olarak meseleyi değerlendirmiştim, lakin şimdi bunu daha açık dillendirmekte fayda görüyorum..   Açıklamamda, içerik olarak:‘‘Eğer Biden danğalaklık yapar da, resmi açıklamasına dayanarak T.C devletine herhanği bir yaptırım yapmaya kalkarsa, işte o zaman vay haline‘‘.     demiştim                                                                                                                 
  • Sözümün arkasındayım ve hukuken,  Almanya’da Bundestag’a özür dilettiğim gibi, Biden’a da geri adım attırıp, siyaseten özür diletmek boynumuzun borcu olsun, derim.
  • Bazı aklı evveller, ‘‘sen kimsin ki bunu yapacaksın‘‘ diyebilirler. Zira bu söylemin aynısı, Bundestag’a yazdığım hukuki suç duyurusunu yazdığımda da söylendi. Ama bu aklı evvellerin, Almanya’da Milletvekillerinin, dokunulmazlıklarının yanı sıra, SUÇ İŞLEMEME gibi bir de SORUMLULUKLARIN da olduğunu, ya bilmiyorlardı, ya da bilmemezlikten geliyor, alğı operasyonu çekiyorlardı.

Peki Biden’ın HUKUKİ SUÇ işleme HAKKI varmıdır.???

Bunun cevabı, koskoca bir HAYIR’dır. Dikkat, burada söz konusu suç HUKUKİ SUÇTUR, aklı evvellere söylemiş olayım.

Örnek:ABD Cumhurbaşkanı  Trump: ‘‘TÜM Müslüman ülkelerden gelen kim varsa vize uygulansın‘‘ diye bir (Decree) KHK yayınladı. Peki bu KHK_nin ömrü de kadar sürdü.? Çok geçmeden bu KHK,   ‘‘Supreme Court of the United States‘‘ anayasaya aykırı diye yürürlükten kaldırıldı. Zira siz TÜM müslümanları terör zanlısı olarak deklare edemezsiniz. HUKUK SUÇU işleme hakkınız YOKTUR. NOKTA.

  • Aşağılık kompleksinin içinde boğulan bazı akıllı geçinenler, Biden’ın DOKUNULMAZ ve ERİŞİLMEZ olduğunu zannediyorlar.
  • Zira, HİÇ kimsenin, ama hiç kimsenin, bu,  Biden da olsa, Erdoğan da olsa, Merkel de olsa, birilerine Hakaret etmeye, İftira atmaya ve bu iftiraya dayanarak, Resmi açıklama yapıp, YAPTIRIM UYGULAYAMAZ. NOKTA.
  • Bence Merkel ve Almanya,  ABD ve Biden kadar büyük bir devlet ve devlet başkanıdır, lakin uymaları için önlerine koyduğum kuralları kendileri yapmıştı v e ben de şu varki, uymaları için önlerine koydum ve uymadıkları takdirde Mahklemede buluşacağımızı dik durarak belirttim.
  • SOMUT İSPATI: Yukarıda değindiğim, 2.Haziran 2016’da 630 Federal Almanya Bundestag  Milletvekiline ve 73 Schleswig-Holstein Eyalet Milletvekiline yolladıgım HUKUKİ TEHDİT sonucu, Bundestag kararının kendileri tarafından revize edilişi 

google.com/search?client=firefox-b-d&q=refik+mor.+say%C4%B1n+milletvekilleri

  • Ben burada, Almanlara ‘‘Ermeni Soykırımı‘‘ davası mı açtım? HAYIR.
  • Ben sadece, ‘‘DAVA‘‘ çeşidinin ne olduğunu bildiğimden sonuçta başarılı oldum. Açıkca söylemeliyim ki, Almanya‘nın bu kadar çabuk havlu atacaklarını,  ben de şahsen beklemiyordum. Positif yönde ŞOK oldum desem yalan olmaz.
  • 2017’de İngiliz Lord’lar kamarası üyesi Baron Flather’e ‘‘Ermeni Soykırımı‘ davası açarak mı kendilerini önerğe verdirmekten vazğeçirdim. HAYIR.

Baron Flather ile bu konuda yaptığımız mektupta, kendilerinin önüne Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın 2003 senesinde karara bağladığı T 346/03 dosya nolu kararı koyup ikna ettiğimdendir. Bu yazışmaların metni, Türkish Forum’da uzun uzun yazıldı çizildi.

Hani:                                                                                                                                        

 ‘‘Somut Durumun Somut Tahlili‘‘

diye devrimcilerin o meşhur sözünü pratiğe uyğulamaz isek, işimiz zordur derim.   

  • Ben bu mantığı uyğulayarak, tek başıma, ‘‘Ermeni soykırımı‘‘ davası açmadan 3-4 dava kazandım
  • Aklıevvel’lerin esas sorununun ise, hukuku, devrimci DİYALEKTİK mantıkla değil de, DÜZ mantıkla analiz etmeye çalışmalarıdır.
  • O zaman bazı aklı evvellerin: ‘‘Ermeni soykırım davası, açılmalıdır‘‘, açılırsa hanği mahkemede açılır.? Sorusuna gelelim…
  • Biden’ın resmi açıklamasını değerlendirirken, Soykırım sözleşmesinin 6.cı

 Maddesini alıntı olarak verdim. Anılan 6.cı madeye göre, soykırım davası için, İKİ MAHKEME, yani olayın olduğu ülke mahkemeleri VEYA  Denhag’daki UCM YERTKİLİDİR dedim. NOKTA. Bu maddeyi 20 senedir tekrarlayıp duruyorum ama anlaşılan, ya okunmuyor, veya önyarğılı anlamııyorlar. Boşanma davası Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür, ceza dairesinde değil.

  • Ayrıca bir konuda belli bir bilğiniz yok ise, fikriniz de olmaz ve FİKİR SAHİBİ OLMAYANLARIN da çözüm odaklı ‚‘‘DAVA‘‘ açma ÇEŞİTİNİ-YÖNTEMİNİ bilmezler. Bazı aklı evveller, dernek tüzüğünü apartman talimatnamesi zannedenleri de bu konuda İkna etme tartışmasına girdiğinizde de, Korkaklıklarını dışa vurup, 5-10 bin kilometre öteden kelle-kafa kopartmaya kalkarlar. Eh, meşhur olacaklar ya.

Ek Not ve  Amerika’daki Türk Diasporasına uyarı:

Kısa bir süre önce, Amerika’dan bana telefon ederek, ‘‘Ermeni soykırımı‘‘ konusunda yardımlarımı rica ettikten sonra gelişen tartışma sonucu, telefonda aniden celallenip beni ölümle tehdit edip, telefonu kapatan, psikolojik ruh yapısından şaibeli, kişi ve onlara haksızsın diyemeyen kişiler ile aralarına mesafe koymaları, savunulan dava açısından isabetli olacağı düşüncesindeyim.

Şahsen, benim bu davada Alman, İngiliz ve Fransa gibi  Emperyal devletlerden değil de, kendisinden ‘‘çok korktuğumu‘‘  ve de davadan ‘‘vazgeçtiğimi‘‘ de kendisine bildiresiniz. Allah aklıma muhayet olasın.

Ek not 2:Kayaalp Büyükataman bey’e ve TADF Başkanı / YK- Üyelerine ve TADF genel sekreteri sayın Gülay Köseoğlu hanımlara, ”Ermeni soykırımı” meselesinin çözümüne yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunarım

Atlantik ötesindeki Türk Diasporas’nın tüm bireylerine ve diğer dostlara iyi ve sağlıkllı günler diliyorum.

Refik Mor

[2003-2018 Neumünster Meclis Üyesi, Almanya]     

https://www.youtube.com/watch?v=MG3ieJitJtg

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.