Sayın Refik Mor bey merhaba,
şahsınıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Belirttiğiniz gibi bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi E.TBMM. Başkan vekili sn. Uluç Gürkan beyin „Malta Yargılamaları“ hakkında yazmış olduğu eserlerinde, ki eserlerinde belirttiği hususların ingiliz arşivlerindeki belgelerinin numaralarıda yer almaktadır.
1919-1921 Yılları arasında 145 İttihatçılar (Sadrazam Said Halim paşa dahil) tutuklanarak Malta’ya sürülmüştü.
İngilizler konuyla ilgili tüm Osmanlı belgelerini İngiltere’ye götürmüş. ABD’den ilgili belgeler getirildikten sonra evraklar Kraliyet Başsavcılığı ve genel Başsavcılık makamına teslim edilmiş. İki yıl boyunca evrakların incelenmeleri sonucunda her iki Başsavcılık, bu kanıtlarla tutuklulara İngiliz kanunlarına göre suç isnat etmenin mümkün olmadığını Dışişleri Bakanlığına bildirince; İngiliz Dışişleri Bakanlığı, Kraliyet Başsavcılığından Malta’daki Türkler aleyhine „hukuki bir dava açılamıyorsa
SİYASİ BİR DAVA açılmasını istemiş, ancak Başsavcılığı ikna edememiştir. İngiliz Kraliyet Başsavcılığı 29.07.1921 tarihli bir yazıyla, „eldeki kanıtlarla“ Malta’daki Türklerden hiç birinin „Ermeni katliamı“gerekçesiyle cezalandırılamayacağını İngiliz Hükümeti’ne kesin bir dille bildirmiştir. Bunun üzerine İngiliz Hükümeti, Malta’daki tutuklu Türkleri serbest bırakmak zorunda kalmıştır.
Malta, bugünkü deyimiyle „Ermeni soykırımı“ iddiasının adli soruşturmasının yapıldığı bir yargılama sürecidir…
(Bu hususlar hakkındaki İngiliz belgelerinin –FO- numaraları ekteki dosyada).
Parlamento kararlarının alınmasında baş sorumlu Türkiye Cumhuriyeti devletinin bürokrasisi ve Türkiye Cumhuriyeti devletindeki bila istisna tüm HUKUKÇULARDIR. Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı ile birlikte Türkiye Barolar Birliğinin tüm sorumluları aleyhinde dava ikame edilmelidir.
2010-2011 ve 2012 senesinde Fransa’da yapılan kanun düzenlemesi önce kabul edildi, Türk Ceza Kanun’da (301) yapılan değişikliğin sonuçlarını anlayan Fransızlar yasayı kaldırdılar. Gerekçe olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde vücut bulan;
(md. 10) „Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma vede verme özgürlüğünü de kapsar.“ Belirttiler.
İFTİRA ETMEK, İFADE/KANAAT ÖZGÜRLÜĞÜ değildir!
1492 senesinde İspanya’daki El Hamra kararıyla tüm Sefarad yahudilerine 31.07.1492 tarihine kadar varlıklarını İspanya’da bırakarak ülkeyi terk etmeleri bildirilmiş ve bu tarihten sonra ülkede kalanların hepsinin idam edileceği belirtildi.
Osmanlı 140bin yahudiyi Selanik, Istanbul ve İzmir’e yerleştirdi. Gününümüzde ABD’deki yahudi cemaatlerinin bazıları Ermeni soykırımı propagandasını üstlendiler. Hatırlayacağınız üzere 2021 Eylül’ünde 135 Milyon dolar bağış topladılar. Güzel türkçemizde bir söz var; AHDE VEFA… yahutta VEFASIZLIK…
Yunanistan Mora yarımadasındaki Yunan ihtilalinde Haluk Tarcan’ın Bulgularına göre 900 bin Türk ve yahudiyi öldürmüş (bkz. Tarihin Başladığı ÖN-TÜRK uygarlığı s. 57).
Çoğunluğu 1989 senesinde olmak üzere birçok tarihte Bulgaristan’dan Türkiye’ye sürülen Balkan Türklerinin sayılarının 600 bin üzerinde olduğu ifade ediliyor.
ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanlığını yapan Bruce Fein; Ermenilerin 2 Milyon müslümanı öldürdüğünü ifade etti.
Türk’ler; insanlığa kucak açtıkları için barbar, insanları doğrayanlar ise AB’nin tam üyesi, oldu…
Parlamentolarının aldığı alt yapısı olmayan kararlar, ülkeleri için utanç belgesidir. Hele, hele 14. Yüzyılın başından sonuna kadar Güney Amerika ülkelerinde yaşayan mayalar ve diğerleri milyonlarca sayıda katledildiler ve bunu bilmesi gerekenler dahi parlamentolarında Ermeniler hakkında karar aldılar. Akıl tutulması…
Birkez daha ifade etmek gerekirse; Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı ve TBB yönetimi aleyhinde mutlaka dava ikame edilmelidir. Bu yönde çalışma yürütülmesi elzem.
Bilvesile çalışmalarınızda kolaylık dileklerimle birlikte,
kalın sağlıcakla.




Bir yanıt yazın