KUR’AN’da; HAK’ka riayet

Okuma Süresi:

7–10 dakika
❤️

KUR’AN’da; HAK’ka riayet ve
HAK’ların teslimi!?

(Nahl,81)”Umulur ki Allah’ın hakkını teslim edersiniz!”

(Bakara,147)”Hak, Rabbinden gelen Kur’an’dır-Hak, hakikat, gerçekler ancak Rabbin tarafından bildirilen ayetlerdedir!”

(Hadid,16)”İnananların; Allah’ın öğütlerini dinleyip Hakk’tan gelen-
Kur’an ayetleri karşısında kalblerinin derin saygıyla ürpermesinin-inen gerçeğe içtenlikle bağlamanın vakti-zamanı gelmedi mi?”

(Yunus,108)”Ey insanlar! Andolsun size Rabbinizden hakikatin kaynağı olan Kur’an-hak-gerçek gelmiştir.”

(Ra’d,1)”Rabbinden sana indirilen bu Kur’an, hakkın tâ kendisidir-
(Kur’an) gerçektir.”

(Nisa,170)”Ey insanlar! Şüphesiz Resûl size Rabbinizden hakikati-
hak Kur’an-gerçeği getirdi.
Kendi iyiliğiniz-yararınız için inanın!”

(Şûra,17)”Allah gerçeği ortaya koymak için Kur’an’ı indirmiş böylece adaletin değer ölçülerini göstermiştir.”

(Mü’min,61)”Allah, insanlara karşı büyük iyilik-engin cömertlik sahibidir, fakat insanların çoğu teşekkür etmez.”

(Fâtiha,3)”Allah, çok Seven, çok Müşfik olan-sevgi ve Rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız-
esirgeyen, bağışlayandır.”

(Fussilet,2)”Kur’an, esirgeyen ve bağışlayan-sevgi ve merhameti sonsuz-çok Seven, çok Müşfik olan Allah tarafından indirilmiştir.”

(Târık,1-3)”Düşün, ey insan;
şu uçsuz bucaksız gökyüzüne ve Târık’a andolsun!
Bilir misin, nedir bu Târık?
O Kur’an, parça parça gelen bir vahiydir-karanlıkları aydınlatan-
bilimin ışığı ile cehaletin karanlığını yok eden parlak bir yıldızdır.”

(A’raf,203)”Kur’an-ayetler, Rabbinizden aydınlatmalardır-
bir bilinç kaynağı, inanmak isteyen bir toplum için bir yol gösterici-
doğru yol kılavuzu ve iyiliktir-rahmettir.”

(Nahl,64)”Biz sana bu kitabı-
Kur’an’ı, indirdik ki ortak koşucuların anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin ve inanıp güvenen toplumlara da yol gösterici-rehber ve rahmet olsun.”

(Müzzemmil,20)”Vaktiniz elverdikçe, Kur’an’ı anlayarak okuyun. Vaktiniz elverdikçe,
Kur’an’ı düşünerek okuyun.
Salâtı ikâme edin-
Vahiy çalışmalarına katılın. Kazandıklarınızdan yoksullar için pay ayırın. Böylece iyi ve güzel davranışlar yoluyla-Allah’a gönül hoşluğu ile güzel bir borç verin.”

(Hadid,10)”Göklerin ve yerin tüm mal varlığı, sonunda
Allah’a kalacağı halde,
onu neden
Allah için harcamazsınız ki!”

(Mülk,2)”Allah, en güzel eseri kimin-hanginizin daha güzel-iyi işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattı.”

(Zâriyat,56)”Ben, görünmeyen-cin-bilmediğiniz ve görünen-insan-bildiğiniz tüm varlıkları yalnızca Bana ibadet etsinler; çalışsınlar, üretsinler, meydana getirsinler diye yarattım-iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım.”

(İsra,26,28,29)”Ve (ey insanoğlu!)
Yakınlık sahiplerine (yakınlarına, himaye ettiklerine, yanında yer alanlara) hak(lar)ını (tastamam) ver;
yoksula (işsiz kalana, çalışamayana, kimsesi olmayana), yolcuya (yiyecek, içecek, barınma ve yol masrafları bulunmayana) da (HAKLARINI ver)-yardım edin!
Hiç değilse onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle.
Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme! Sonuna kadar açıp büsbütün varını yoğunu da ortaya koyma-savurgan olma! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın-pişman olur, üzülürsün-
ne cimri ol ne de israf et.
Cimrilik pişmanlığa,
israf yoksulluğa yol açar.”

(En’am,141)”Hasat-gelir günü ürününüz-kazancınız-
gelirinizin HAKKINI verin.”

(Hadid,7)”Allah’ın size verdiği mallardan-servetinizden
ihtiyaç sahiplerine verin.
İhtiyaç sahiplerinin varlıklarınız üzerinde hakları vardır.”

(Bakara,195)”Sahip olduklarınızda yoksulların, ihtiyaç sahiplerinin hakları vardır-harcamalarınızı hakça yapın. Hak sahiplerinin haklarını vermeyerek kendinizi tehlikeye atmayın. Dürüst davranın!”

(Yunus,89)”Doğruluktan ayrılmayın, bilgiden yoksun kimselerin yolunu izlemeyin.”

İnsanlığın kurtuluş reçetesi,
ilacı, çözüm yollarının TEK kaynağı, doğruluk rehberi KUR’AN’dır!!!

KUR’AN’da yer alan evrenin Yaratıcı, yöneticisi TANRI’nın tüm yaşama dair öğüt, tavsiye, öneri ve uyarıları bilinmeli, bildirilmeli,
insanlığa sunulmalıdır.

(Enbiya,10)”(Ey insanlar!) Muhakkak ki; size (insan benliğini eğitip mükemmel bir toplum oluşturabilmek için gereksinme duyacağınız her türlü hikmet, öğüt, uyarı ve ibret derslerini ve sizi insanlığın önderi makâmına getirecek muhteşem bir Kitap-Kur’an indirdik ki, zikriniz (onurunuz, hak ve sorumluluklarınız, dünya ve ahiret mutluluğunuz, dini, ahlâkî, iktisadi, sosyal, siyasi, hukuki ve bütün insanı değer ve prensipleriniz hep) ondadır. Buna rağmen (bu kitabın mahiyetini, önemini) kavramayacak mısınız?!”

(Yunus,57)Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplerdeki-gönüllerdeki tüm hastalık ve dertlere-ruhsal sıkıntılara kesin bir şifâ, inanan herkes için hidayet-kılavuz-yol gösterici-sevgi dolu-rahmet kaynağı olan
Kur’an gelmiş bulunuyor!”

(İbrahim,52)”Kur’an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve Allah’ın yönetme, yasama, yargılama, cezalandırma konusunda tek yetkili, tek otorite olduğu bilinsin, akıl edenler-temiz akıl sahipleri; kavrama yeteneği olanlar iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir duyurudur-tüm insanlığa yöneltilen bir çağrıdır-bütün insanlara gönderilmiş tebligat-tebliğdir-insanlara bir mesajdır-Allah tarafından yapılan bir bildiridir-bildirgedir.
Dileyen dinler gereğini yapar. Dileyen inkâr eder bildiği yoldan gider. Kimse inanması veya
inkâr etmesi için zorlanmaz.”

‘İnanç’ özgür iradeli, bilinçli tercih.
Herkes inanıp inanmamakta
özgür olduğu gibi,
inancını da istediği gibi
yaşamakta özgür.
Kim neye istiyorsa ona inansın, neye-nasıl inanmak istiyorsa öyle inansın, isterse inanmasın, yeter ki zorlama, tercihlere baskı olmasın.

(Yunus,99)”İnanmaları için sen mi zorlayacaksın?”

(Hud,28)”İstemediğiniz halde sizi zorla mı inandıracağız?”

(Kehf,29)”Dileyen inanır, dileyen reddeder.”

Laikliği bir ilke olarak teminat ve
nokta atışı Ayetler ile
kayıt altına alan KUR’AN;
insanlığa sunduğu
inançta ve yaşamda özgürlük bilgilerinden uzak;
dini, inancı kullanan
dinci zorbaların, KUR’AN üzerinden para, güç, iktidar kazanan zalimlerin tekeline terkedilecek,
bırakılacak bir Kitap mıydı?!

(En’am,163)”O’na şerik (ortak)-
Allah’ın yasa koymada ortağı yoktur-O’nun birtakım tanrısal güçler bahşederek seçkin kıldığı, yetki ve otoritesinde pay sahibi yaptığı yardımcısı, ortağı yoktur!”

(En’am,1)”Hamd-her türlü övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı-ışığı var eden Allah’a aittir. Yine de insan bu gücü farkedemeyip Tanrıya denkler arayışında-Rabbine yarattıklarını ortak koşuyorlar-Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden-gerçeği yalanlayan nankörler ilahlarını-
sahte ilâhları, efendileri, önderleri Rabbleriyle denk-eş tutuyorlar-
rablerine eşit tutuyorlar!”

(Nahl,37)”Sen onların iyiye ve doğruya ulaşmalarını tutkuyla istesen de, Allah sapıklığı tercih edeni-Allah’ın dünyadaki seçimine karışmadığı kimseyi,
doğru yola iletemezsin-sapkınlıkta kararlı olanlara Allah hidayet etmez.
Onların yardımcıları da yoktur.”

KUR’AN, inancın arınması, özgürleşmesi için var!

TANRI bile, ‘inanç-din’ konusunda özgür bıraktığını ama insanların ‘inancı-dini’ birbirini aldatmak, zorlamak için kullanabileceğinin uyarısını yaparken;

(Bakara,256)”Dinde zorlama yoktur.”

(Fâtır,5)”Aldatıcılar sizi Allah ile ilgili aldatmasın! ”

ve de TANRI, üstelik
‘inandığını’ iddia edenin de samimiyet testi için sınava
tâbi tutulacağını söylerken;
kimin gerçekten ‘inanan’ olduğuna insanlar karar verebilir mi?!

(Ankebut,2)”İnsanlar sadece ‘İnandık’ demeleriyle ve sınava çekilmeden bırakılacaklarını mı sanıyorlar?”

Yüce Bilgin TANRI
KUR’AN’da;
münafıkları-iki(çok)yüzlüleri anlatan ayetleriyle uyarmaya,
uyandırmaya çalışırken!!

KUR’AN(Nisa,58),
seçimlerde ‘liyakat+adalet’ derken!

Ülkemizde inanca göre
‘zan’ ile seçim yapanlar;
‘inanıyor diye’ seçtiklerinin, yaşattıkları acı azapları-cehennem ateşlerini(!) aslında seçimleriyle kendileri mi yaratmış oluyorlar?

(En’am,32)”Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?”

(Yunus,100)”Akıllarını iyi kullanmayanları Allah rezillik içinde-rics-ahlâkî kirlilik ile karşı karşıya bırakır-sürekli sıkıntı ve felâketlerden kurtulamazlar.”

(Enfal,22)”Kuşkusuz Allah’a göre canlıların en kötüsü (tehlikelisi), akıllarını kullanmayan, gerçekleri duymak istemediği için ön yargılarıyla sağırlaşan, gerçekleri konuşmak istemedikleri için dilsizleşen-düşünmeyen kimselerdir.”

İNANCI sömürenler,
İNANÇ pazarlayanlar, satanlar;
paramparça ettikleri
çeşitli dinler, inançlar
anlayışı ile tüm dünyada
kaos, karmaşa, kargaşa yarattılar.

Ortak doğruda, iyide, iyilikte buluşamayan, hep çıkarı peşinde koşanların hegemonyasından insanlık
BİLGİ, BİLİNÇ, FARKINDALIK ile kurtulur.
İşte bu bilgiyi, bilinci, farkındalığı sunan da KUR’AN’dır;
KUR’AN bir BİLGİ Kitabıdır!

(Hucurat,13)”Ey insanlar! Muhakkak ki Biz sizi bir erkekle[zeker]
bir dişiden[unsâ] yarattık ve
iyilikte, güzellikte yarışasınız-
insanlığın ortak ilkeleri yoluyla tanışıp kaynaşasınız-
ortak iyide buluşasınız diye-
değerlerinizi paylaşmanız-
(dayanışma ve yardımlaşma içinde bulunmanız)için sizi çeşitli
milletlere-uluslara-halklara ve
ırklara-kabilelere ayırdık.
Sizin en yüceniz Allah katında
en fazla sorumluluk bilincine
sahip olanınızdır.”

(Enfal,46)”Birbirinizle çekişmeyin-didişmeyin, birbirinize düşmeyin, yoksa-aksi halde direncinizi yitirir, güç kaybedip dağılırsınız ve başarısızlığa uğrarsanız-ruhsal dengeniz bozulur, gevşersiniz-zayıflayıp gücünüzü yitirirsiniz-yılgınlığa düşersiniz-cesaretiniz söner-korkuya kapılırsınız, rüzgârınız kesilir-gücünüz, kuvvetiniz, devletiniz elden gider!
Güçlüklere karşı direnin-
kararlı, azimli, mücadeleci olun.”

(Hud,117)”Halkı, kötülükleri önleyip güzellikler üretselerdi, Rabbin o kentleri felaketle yok edecek değildi ya-Rabbin, halkı birbirine iyilik, güzellik ve doğrulukla muamele ettikçe, bir beldeyi haksız yere helâk etmez; olacak şey değil! ”

(İbrahim,42)”Sakın Allah’ı, ortak koşucu nankörlerin-haksızlık edenlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onlarla hesaplaşmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor-zaman-süre tanıyor.”

KUR’AN’ın önemle, özenle üzerinde durduğu HAK’ların tesliminde;
sahipsiz yetimlerin
haklarını teslim çok önemli!!!

‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi’ diyen HAK’kı ödenmez
atamız Atatürk’ün
önceliği de yetimler olmuş;
yetimlerin ve kimsesiz çocukların korunmasına büyük önem vermiş. Çocukların hakları için, eğitimlerinde, topluma kazandırılmasında devrim niteliğinde adımlar atmış.
Ama maalesef ki artık kendi partisi de dahil, memleketin yöneticileri, bürokrasisi, meclisi, diyaneti
kamu kaynaklarını;
kendilerine, çevrelerine, çıkarlarına,
lükslerine kullandığından
yetimlerin, çocukların, gençlerin HAK’ları yenmekte,
HAK’ları teslim edilmemektedir.
Atatürk’ün kurduğu sisteme, ilkelerine, partisi de dahil ihanet edilmiş, başta laiklik olmak üzere ilkeleri de tümden çiğnenmiştir.

(Bakara,220)”Yetimlerin (mallarını muhafaza ederek, haklarını koruyarak ve onlara yardımda bulunarak) hayatlarını düzene sokmak-erdemli kişiler olarak yetiştirmeniz en büyük iyiliktir-sahipsiz bırakmaktan daha hayırlıdır-en doğru olandır.”

(Nisa,2)”Yetimlere mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza karıştırarak, kendi malınızmış gibi yemeyin. Kuşkusuz bu büyük bir vebaldir-büyük suçtur.”

(Nisa,6)”Yetimler, olgunluk çağına geldiklerinde durumlarına bakın. Eğer kendi kendilerini idare edebilecek bir olgunluğa eriştikleri kanaatine varırsanız, kendilerine mallarını tam olarak geri verin. Sakın onlar büyüyünce mallarını geri alacaklar diye, savurganlık yapıp mallarını tüketmeyin. Zengin olan, malı ve yetimi koruduğu için bir ücret talep etmesin. Fakir olan ise, uygun bir miktar talep edebilir. Yetimlere mallarını noter huzurunda teslim edin-mallarını iade ettiğiniz zaman, tanıklarla belgeleyin-
şahitlerin huzurunda geri verin.”

(Nisa,127)”Ey Peygamber! Sana kimsesiz kadınlar hakkında soruyorlar. De ki,
‘Allah bu Kitap-Kur’an yoluyla, yetimler-kimsesiz kadınlarla ilgili olarak sizi aydınlatıyor. Yasal hakları olan mallarına el koyup, kendilerini korumanız altına almak istediğiniz, kimsesiz kadınlar ve zavallı çocukları hakkında, Kitapta-Kur’an’da size açıklanan ayetler; yetimlere adaletli davranmanızı buyurmaktadır.”

(Nisa,9)”Kendi çocukları yetim ve kimsesiz kaldıkları takdirde, durumlarının ne olacağı hakkında endişe duyanlar, yetimlerin hakkını çiğnemekten-yetimlere haksızlık etmekten korkup titresinler- düşünsünler, ürpersinler!
Buna göre davranıp adaletten dışarıya çıkmasınlar!”

(En’am,152)”Yetim mallarına karşı çok dikkatli olun. Yetim ergenlik çağına gelene kadar onun çıkarlarını-malını en iyi şekilde koruyun, yemeyin. Ölçüyü ve tartıyı hakkaniyetle-doğru dürüst tartın. Hakkı hukuku koruyun!
Hiç kimseye yaratılış kapasitesinin üstünde-taşıyabileceğinden daha ağır bir sorumluluk teklif etmeyiz-kişiyi gücü oranında sorumlu tutarız-kişiye gücünün yetmediğini yüklemeyin. Konuştuğunuz zaman, akrabanız aleyhinde bile olsa adil-doğru olun. Allah adını kullanarak verdiğiniz sözlerin gereğini yapın-Allah’a verdiğiniz sözü tutun-Ve Allah’la olan sözleşmenize sadık olun.”

(Ahzab,15)”Allah’a verilen söz sorumluluktur-Allah adına verilmiş her söz sorumluk gerektirir.”

(İsra,34)”Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin-öksüzün malını ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) kendi yararlarına olarak çok dikkatli bir şekilde koruyup geliştirin.
Ahde vefa gösterin-sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun-
verilmiş sözünüzün gereğini yapın-
söze sadık kalın.
Verilen söz sorumluluk gerektirir.”

(Nisa,10)”Yetim mallarını haksız- insafsızca-zulme başvurarak yiyenler, ateş yemiş olurlar….”

(Bakara,174)”Allah’ın indirdiği Vahiyden-Kitaptan bazı kısımları gizleyenler-kazanç-para-dünyalık menfaat karşılığında az bir değere satanlar-ondan çıkar sağlayanlar; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar.”

(Hud,85)”Gerek hukuk, gerek siyaset ve gerekse ticâret alanında ölçüyü ve tartıyı adaletle, eksiksiz olarak yerine getirin ve sakın insanları haklarından mahrum bırakmayın! Bütün bunların, toplumun dengesini bozup yozlaşmalara yol açacağını bile bile, fesadı yaygınlaştırıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın-
dünyadaki malî dengeleri bozmayın-
Hakka hukuka uyun!-
insanları kendi hakları olan şeylerden yoksun bırakmayın-
mallarını çalıp çırpmayın; kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlâkî çürümeye meydan vermeyin!”

Kaynaklar:
KUR’AN Türkçe çevirileri;
Mustafa Sağ-Evrensel Çağrı KUR’AN
İhsan Eliaçık – Yaşayan KUR’AN
Salih Akdemir – Son Çağrı KUR’AN
Yaşar Nuri Öztürk – KUR’AN Meali
Hüseyin Atay – KUR’AN Türkçe çeviri
Edip Yüksel – Mesaj KUR’AN çevirisi
Hakkı Yılmaz – istekuran.net
kuranmeali.com
acikkuran.com
temizfikir.com
etimolojiturkce.com



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar