12 Eylül 1979 tarihinde Türk Dil Kurumu Başuzmanı Agop Dilaçar, sonsuz yolculuğuna çıkmıştı!

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Türkçe’nin serpilip gelişmesinde çok emeği olan Başuzmanın ,ölümünün 46.yıldönümünde saygı ve sevgiyle anıyoruz. Işıklar içinde olsun.
12. 9.2025 Cuma

AGOP DİLAÇAR KİMDİR?

Asıl soyadı “Martayan” olsa da  ona “Dilaçar “ soyadını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk verdiği için yazılarına hep “A. Dilâçar” diye imza atar.

Kendi deyişiyle bu soyadı, onun gerçek adıdır.

Atatürk ve Türkçe sevgisiyle birlikte Dilaçar soyadını onurla taşır.

TDK’de birlikte çalıştığı genç dilcilere “Yaşamım burada, Türk Dil Kurumu’ndaki masamda bitsin isterim.” der. Hastalık yüzünden bu dileğine vasıl olamamış olsa da  Atatürk’ün isteğiyle üstlendiği TDK Başuzman sanını ömründe onurla korur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le yolları nasıl kesişir?

TALİHSİZ YANLIŞLIĞIN TALİH OLDUĞU ŞAM İLK KARŞILAŞMA

İkili ilk kez, Anadolu’dan uzakta bir yerde, Şam’da karşılaşır. Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesine gönderilen, Kafkas cephesinde yaralanan Agop Martanyan gösterdiği yararlılıklardan ötürü madalya ile ö Azınlık subaylarından kimisinin doğudaki cephenin gevşemesinden yararlanarak savaştan kaçması üzerine Agop’un da aralarında bulunduğu kimi subaylar Güney Cephesine sevkedilir.

Mustafa Kemal’in komutasındaki 7. Ordu’nun karargâhına vardığında, Kafkas Cephesinden gelen onurlu bir asker olarak değil de “casus” kuşkusuyla Mustafa Kemal’in karşısına çıkarılması asteğmen Agop’u üzer. Hakkındaki suçlamanın nedeni, Halep’teki tutsak bir İngiliz subayıyla İngilizce konuşmasıdır.

Mustafa Kemal’in karşısına yanındaki süngülü bir erle çıkarıldığında üstünde bulunan ” tabancası, ilmühaber” ve bir “kitap” kendisini getiren yüzbaşının elinde durmaktadır.

Paşa şaka yollu sorar:

– Sen niye kaçmadın?

Agop birden sinirlenir:

– “Ben bu vatan için kan dökmüşüm, bu madalya sahte değil. Kafkas cephesinden kaçmayan, herhalde Şam sokaklarından kaçacak değildir! Emir buyurun süngüyü çıkarsınlar.”

Mustafa Kemal Paşa, Agop’un yanındaki ere süngüsünü çıkarmasını söyler. Agop’un üstünden çıkanlar masanın üstüne konur. Agop’un yanındaki kitap Mustafa Kemal’in ilgisini çeker. Saatlerce süren bir sohbet başlar. Agop’un Türkçeye ilişkin açıklamaları ve kitabın Latin harfleriyle yazılmış olması Mustafa Kemal’i etkiler, Türkçenin Latin harfleriyle yazılışını ilk kez görür.

TÜRK DİL KONGRESİ

Bu tanışmadan sonra kalıcı bir dostluğun başlangıcı olacak olan ikinci buluşma 1932 yılında Türk Dil Kongresi sırasında gerçekleşir. Savaş sonrası engeller nedeniyle o sırada Sofya Üniversitesinde çalışan Agop Martayan, Atatürk’ün daveti üzerine Dil Kongresi’ne katılmak üzere İstanbul’a gelir.

Ülkeye ayak basar basmaz Sirkeci Garı’nda gazetecilere verdiği demeç bir manifesto niteliğindedir. Martayan pek çoğumuzun anlamayacağı kadar derinden Türkçe konuşur.

“Bengin iltuta olurta çı sen Türk Budun.”

( Anlamı: Ey Türk milleti! Sen ebedi bir imparatorluğu muhafaza edeceksin.)

Türk Dil Kongresi’nin kalıcı sonuçlarından birisi Agop Martayan’ın Türk Dil Kurumu’nun ilk genel sekreteri oluşudur.

Ermenice ve Türkçenin yanında İngilizce, Yunanca, İspanyolca, Latince, Almanca, Rusça ve Bulgarca bilmektedir.

(BU YAZI DERLEMEMDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar