1.Dil Bayramı 26 Eylül 1932’de kutlanmıştı

Okuma Süresi:

2–4 dakika
❤️

26 Eylül’e ait anımsatma: 1.Dil Bayramı 26 Eylül 1932’de kutlanmıştı

Türk Dil Kurumu (Türk Dili Tetkik Cemiyeti) 12 Temmuz 1932 tarihinde kurulur.

Dernek Yönetim Kurulu’nca, yaklaşık iki ay sonra, 9 gün süren 1.Dil Kurultayı ( 26 Eylül 1932- 5 Ekim 1932) yapılır.

Mustafa Kemal Atatürk dil çalışmalarına bizzat halkın katılmasını istemesi nedeniyle Kurultayı için yayınlanan bildiride “Kadın erkek her Türk yurttaş Türk Dili Tetkik Cemiyeti üyesidir. Kendini kurultaya çağrılmış saymalıdır” denir. 

Bu nedenle katılan 917 kişi arasında saz şairleri ve köylü kadınlar da vardır

Son günü, H. F. Ozansoy’un (*), “ 26 Eylül ”ün Dil Bayramı olarak kutlanmasıönerisi kabul edilir. 

Dil Bayramımızın 93. yıldönümü  kutlu olsun!

Türk dilinin gelişip yaygınlaşmasında özverili çalışmalar yapan başta Atatürk olmak üzere yüce gönüllü atalarımızı saygıyla anıyorum.26. Eylül 2025 Cuma 

BİRİNCİ DİL KURULTAYI KARALARI:

·     Kurultayda 26 bildiri sunulur.

·     Kurultayda 7 maddelik bir çalışma programı belirlenir.

·     Bunlar:

1.Türk dilinin başka dil aileleriyle karşılaştırılması,

2. Türk dilinin birer tarihsel ve karşılaştırılmalı gramerinin yazılması,

3. Anadolu ve Rumeli ağızlarından sözcüklerin derlenmesi, Osmanlıca sözcüklere Türkçe karşılıklar bulunması,

4. Türkçe bir sözlüğün ve gramerin hazırlanması,

5.Kurumun organı olarak bir derginin yayınlanması,

6. Türk dili üzerine yazılmış yerli ve yabancı yapıtların toplanması, gerekenlerin çevrilmesi,

 7. Terimlerin Türkçeleştirilmesi gerçekleştirilecektir.

– Belirlenen bu program çerçevesinde kurultayın hemen ardından Türk Dili Tetkik Cemiyetinin öncülüğünde dildeki Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe karşılıklarının bulunması için bir dil seferberliği başlatılmıştır.

İKİNCİ TÜRK DİLİ KURULTAYI:

 18-23 Ağustos 1934 tarihleri arasında yine İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanır.

-Kurultayda Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yerinin, tarihsel gelişiminin, Dil İnkılabının anlam ve hedefleri ele alınır.

– İlk defa yabancı Türkologların da katıldığı bu kurultay 6 gün sürer ve 27 bildiri sunulur.

– Bildiriler Belleten dergisinde topluca 194 sayfalık bir cilt halinde yayımlanır. 

***

Atatürk’ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda belirlenen dil siyaseti Türk dili üzerinde araştırmalar yapılması ve Türk dilinin güncel sorunlarına çözüm üretmek üzerine olur.

· Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok güçlüdür. Dilin milli ve zengin olması, milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, bilinçle işlensin.  Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır sözleri, Derneğin amaç ve çalışma yöntemine rehber olur.

· Türk Dil Kurumu aracılığıyla  milli bir dil siyaseti izlenir.

· Eski yazılı kaynaklardan ve halk ağzından yapılan derlemelerle dilimizin yapısına uygun pek çok Türkçe kelime türetilir.

· Türkçeye kendi kalıp ve kurallarıyla girmiş bir çok Arapça Farsça kelime ayıklanır.

· Konuşma dili ile yazı dili arasındaki fark giderilir.

· Dilin özleştirilmesi ile kültürün halka yayılması sağlanır.

· Türkoloji çalışmalarına destek verilir.

· Dil devrimi topluma mal edilerek bir ana dil sevgisi yaratılır.

· Mustafa Kemal Atatürk, ölünceye kadar, dil konusuyla hep ilgilenir.

· Sözcük ve terimler türetir ve söylev, demeçlerinde bunları özellikle kullanır.” Genel, özel, evrensel, kutsal, önemli, arıtmak, ısı, esenlik, erdem, kıvanç, konuk, tüm…” gibi sözcükleri kullanır.

· Geometri kitabı yazarak, birçok geometri terimini (Üçgen, çokgen gibi) Türkçeye kazandırır.

· Atatürk, bir milli kültür meselesi olarak gördüğü tarih ve dil alanlarındaki çalışmaların sürdürülebilmesi için vasiyetnamesinde mal varlığının bir kısmını Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuna bırakır.

· Siyasi, iktisadi ve toplumsal alanlarda olduğu gibi “ Bakınız arkadaşlar,ben belki çok yaşamam.Fakat siz ölene dek,Türk gençliğini yetiştirecek,Türkçenin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız.Çünkü Türkiye ve Türklük,uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir.” vasiyeti de unutturulmuştur, unutuluştur.

· “Unutturulmuştur, unutuluştur” denilmesinin sebebi:

-Televizyon, radyo ve gazeteler dilimiz konusunda çok büyük bir özensizlik sergilemekteler.

– Milletin, kamunun malı TRT ise bunlara yarış halindedir.

– Medyada görüp okudumuz, yaşadığımız yerlerdeki iş yeri adları unutturulmuşluğun canlı tanıklığını  yapmaktadır.

(BU YAZI DERLEMEDİR)

(*)Halit Fahri Ozansoy(12.7.1891-23.2.191) : Öğretmen, şair, gazeteci, oyun yazarı, “Hecenin Beş Şairi”nden biridir. Ekin (kültür)  olan Ozansoy 40 yıl yazın(edebiyet) öğretmenliği yapar ve pek çok türde erse verir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. atalay konur avatarı
    atalay konur

    harf inkilabı olmayabilirdi. …uyduruk kelimelerıkullanmamalıyız.(yanıt,saptamak,yaşam vs vbkelimeler ile sal sel eklenenler)özellikle fransızca veya ingilizceden gelen kelimeler kullanılmamalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar