“Ucuzlama kalitesizliği getiriyor…”

Okuma Süresi:

4–6 dakika
❤️

Turist rehberleri kanununda yapılması planlanan değişiklik hakkında açıklamalarda bulunan TUREB Başkanı Hakan Eğinlioğlu, tasarının yürürlüğe girmesi halinde Türk turizminin büyük zarar göreceğini ifade etti.

Bunun sadece rehberlerin değil Türkiye turizmini ilgilendiren bir konu olduğunu kaydeden Eğinlioğlu,  şu uyarılarda bulundu:

“Bu sadece rehberleri ilgilendiren bir konu değil, doğal olarak Türk turizmini de ilgilendiren bir konu. Biz burada bazı sakıncalar gördük. Bir iki madde var ki sanki Cem Polatoğlu’nu rehber yapmak için konmuş oraya. Son iki bölüm. Bunlar rehberlik hakkını kaybetmiş olan daha önce de yasa çıktığında başvurmamış, ya da Bakanlığın yaptığı sınavda başarılı olamayanlara yeni hak tanınıyor. Bir sene içerisinde odaya üye olmalı. Bu sanki Cem Polatoğlu’nun isteği gibi. İstiyordu da zaten yeniden rehber olmak.” şeklinde konuştu.

Eğinlioğlu, Türkçe rehber kavramının ortaya çıkarılmasında tek gayenin ucuza rehber çalıştırmak olduğunu ifade etti. Eğinlioğlu, şu açıklamayı yaptı:

”13 bin rehberin aynı zamanda ana dili Türkçe. Hepsi Türkçeyi güzel konuşuyor. Türkçe rehberlik diye bir kavram çıkardılar. Bunda bütün gaye ucuza rehber çalıştırmak. Bu yasa taslağı geçtiği vakit rehberlerin büyük bir kısmı işsiz kalacak. Otobüslerde rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılması hem rehberleri işsiz bırakacak. Türkiye’nin tanıtımında rehberlerin önemli olduğunu insanların hala anlayamamasını, kamuoyunun bunu doğru dürüst görememesini üzüntü verici görüyoruz. Belki bunda bizim de bir payımız var ama bunu en azından devletimizin görmesini beklerdik.”

Çünkü milyonlarca dolar verilerek yapılan tanıtımdan çok daha etkili olan şey rehberlerin otobüslerde tanıtım yapması. Yabancı turistlerin çoğu bir ön yargı ile geliyorlar. Biz onların kafasındaki soru işaretlerini otobüs boyunca yaptığımız Türkiye anlatımlarıyla yıkıyoruz. Bir kere rehber arkadaşlarımız gelen turistlerin kültürünü, yapısını bilen insanlar. Onların mantalitesini bilerek onlara uygun anlatıyoruz birçok konuyu. Bunun de bize geri dönüşleri çok iyi. Türk rehberlerinin ne kadar başarılı olduğunu pek çok insan biliyor. Bunun geri dönüşlerini dünya rehber toplantılarında da görüyoruz. Rehberleri otobüslerden indirmeleri hem çoğunu işsiz bırakıyor hem de ülkenin tanıtımını ne idüğü bilinmeyen, donanımı, birikimi bilinmeyen, acentelerin oraya ‘acente yetkilisi’ diye koymayı düşünüyorlar. Bu Türkiye tanıtımlarına öyle bir zarar verecek ki yerli ve yabancı ne anlattığını kontrol edemediğimiz ve gerekirse ceza veremeyeceğimiz bir duruma sokuyor bizi.

13 bin rehberimiz var şu anda. Bu rehberlerin üzerine bin-2 bin rehber aldılar diyelim. 13-14 bin rehberi ören yerlerine mi yığacaksınız? Türkçe rehberler ne yapacak? Biz kültürümüzü anlatmayacak mıyız? Bunu çok iyi bilen insanlarız. Türkiye’yi Türkiye’de yaşayan bir Rus mu, Türkiye’de yaşayan bir Suriyeli mi anlatacak? Bilmiyoruz. Acente herhangi bir kişiyi sorumlu ve yetkili tayin edebilir”

Teklifin yürürlüğe girmesi durumunda rehberlerin sadece müze ve ören yerlerinde görevlendirileceği bilgisini veren Eğinlioğlu, “Ören yeri ve müzelerde görevlendiriliyor rehberler. Mesela Bursa’daki rehber ne yapsın? Bursa’daki rehberler camileri anlatıyor. Camileri ören yeri veya müze sıfatına sokabilecekler mi? Hayır. Nereye gönderecekler bu rehberleri? Göbeklitepe’ye mi gidecekler? Ani Harabeleri’nde veya Sümela Manastırı’nda 48 dil bilen rehber bulabilecekler mı? Rehberleri otobüslerden indirmek kadar saçma bir şey yok.” dedi.

Eğinlioğlu Türkçe rehberlik ile ilgili ayrıca “Türkçe rehber diyorlar, henüz taslakta tanımı yok. Rehber, ören yeri, müze varsa anlatabilir, Türkçe rehberi de rehber statüsüne sokmuşlar. O zaman Türkçe rehberler de mi sadece müze ve ören yerlerinde işlerini yapabilecekler? Bu rehber tanımlaması o kadar dar ki. Geçmiş dönemdeki 1618 sayılı kanun gibi değil, acayip şekilde daraltmışlar. Türkçe rehberinkini bile daraltmışlar.” açıklamasını yaptı.

Rehberlerin 5 senede bir kontrol edilmek istendiğini belirten Eğinlioğlu, “5 yılda bir rehberleri kontrol etmek istiyorlar. Görünüşte kulağa hoş geliyor. Rehberleri sözlü sınava mı alacaklar, yazılı sınava mı? Mesela avukatların veya doktorların her 5 senede bir mesleği sorgulanıyor mu? Örneğin doktorların uzmanlığını test edip, gerekli başarıyı sağlayamazsa mesleğini elinden alıyorlar mı? Böyle bir şey olamaz.” şeklinde konuştu.

Sanat tarihi ve arkeoloji bölümlerinden mezun olanların da rehber olabilmesine fırsat tanıyan madde ile ilgili konuşan Eğinlioğlu şu ifadeleri kullandı:

“Sanat tarihçileri ve arkeologların mesleğe alınmasını kolaylaştırıyorlar. Bu da kulağa hoş geliyor. Rehberlik sadece sanat tarihi veya kültür tarihinden mi mevcut? Biz toplum psikolojisi biliyoruz, sosyoloji biliyoruz, edebiyat biliyoruz, daha birçok konuda eğitim alıyoruz. Bu iki bölümden adayları dil sınavıyla mesleğe alacaklar. Daha sonra filoloji mezunları, tarih mezunları, hatta ilahiyat mezunları ‘Bizim de rehberlik yapmamız lazım’ diyerek mahkemeye başvurduklarında ne yapacaklar? Peki, bu arkadaşları almaya karar verdiniz. Her birinden 30’ar bin işsiz varsa, rehberler arasında da 30 bin kadar işsiz varsa yaklaşık 100 bin civarında potansiyel Türkçe rehber adayı var. Rehberlik bölümlerinin işlevi kaybediliyor. Böyle olunca ‘Keşke sanat tarihi veya arkeoloji okusaydık’ diyecekler. Kimin ne yaptığı belli olmayan, birbirinin işlerine dahil olan insanlarla istihdam mı sağlamış oluyorlar? Türk turizminin kalitesizliğe mahkum edildiğini ifade eden Eğinlioğlu,”TÜRSAB’ı böldüklerinde sadece kültür turu yapan 4-5 bin acenteden ibaret olacak. Bu acentelerin 13 bin rehber arasından rehber bulamayacak olması neden kaynaklanır? Bunların çoğu dar bütçeli acenteler.  Bir masa iki sandalye kurulmuş, dar bütçeli acenteler,  küçük otellerle küçük restoranlar seçiyorlar ve rehberleri de ucuza çalıştırmak istiyorlar. Ucuzlaştırmak kalitesizliği getiren bir şey. Dolayısıyla Türk turizmini kalitesizliğe mahkum ediyoruz ve gelecek yerli ve yabancı turiste donanımlı rehber yerine donanımsız birini sunmayı planlıyoruz. Biz bu turizmle dünyanın ilk 3 turizm destinasyonu arasına nasıl gireceğiz?”

Tasarıya göre TUREB ve bağlı diğer odalara yetkililerin kafalarına göre kayyum atama imkanı sağlanacağını söyleyen Eğinlioğlu,  sözlerini şöyle tamamladı:

“TUREB ve odaların daha sıkı denetlenmesi maddelerini eklemişler. Eskiden bir madde vardı şimdi 4 madde eklenmiş. İşlevsiz görürlerse, kafalarına göre kayyum bile atayabiliyorlar.  Bu yasa taslağı rehberlerin büyük bölümünü işsiz bırakacak, insanların ekmeğine dokunacak, en önemlisi de Türkiye turizmine zarar verecek. Bütün bunların turizm komisyonundaki değerli milletvekilleri vasıtasıyla görüşülmesini umuyoruz. Tekrardan görüşmek için randevu talep edeceğiz. Çünkü yerel seçim gibi gerekçelerle randevu vermediler. Ama bir an önce bunları anlatmak ve Turizm Komisyonuna dahil olmak istiyoruz. Bunun vebali üzerlerinde olacak. Bu kadar rehberin işsiz kalması, çalışma alanlarının daraltılması, ne idüğü belirsiz insanlara bırakılma tehlikesi karşısında biz derdimizi anlatmak zorundayız, onlar da bizi dinlemeliler. Amacımız ülkemizin dünyanın ilk üç ülkesi arasına girebilmesi ve bunu kalifiye, kaliteli, bilgili ve yetenekli insanlarla yapılması. Tek temennimiz bu.”




Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar