Millet, Ordu Ne Duruyorsun?
Millet uyutuluyor. TBMM suskun. Ordu susturulmak isteniyor.
Bu ülke, birkaç şahsın ihtiras defterinde sayfa olamaz.
Meclis denilen yapı artık milletin değil, bir kişinin şahsi saray protokolüdür.
Milletvekilliği makamı, vatan için değil, maaş ve makam uğruna ömür tüketen sadakat tüccarlarının işgalindedir. Bu gerçek görülmelidir:
Bugünkü TBMM, Türk milletini değil; bir adamı temsil etmektedir.
Şimdi soruyoruz:
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu tabloyu ne zamana kadar izleyecek?
TSK’ya karşı Meclis’te bir hançer hazırlanıyor.
Teğmeni, yüzbaşıyı, albayı bir kişinin iki dudağı arasına terk eden bir yasa.
Rütbeyi bile biata bağlayan, askeri emir-komuta zincirini saraya zimmetleyen bir düzen.
Bu bir kanun değildir. Bu, Türk Ordusuna karşı planlanmış sistematik bir tasfiye operasyonudur.
“TSK, Erdoğan’ın değil; TÜRK MİLLETİNİN ORDUSUDUR!”
Türk askeri, Mete Han’ın disipliniyle, Mustafa Kemal’in devrim aklıyla şekillenmiştir.
Türk askeri, bir milletin ordusudur. Bir partinin, bir kişinin, bir ailenin değil!
Bugün rütbe bekleme sürelerini keyfî şekilde değiştirme yetkisi, yarın doğrudan generalleri listeyle görevden alma hakkına dönüşecektir.
Bir gecede ordunun içi boşaltılabilir.
TSK, yarın uyandığında kendi tarihini tanıyamayacak hale gelebilir.
“Vatan için kükremeyen asker, susarak ihaneti meşrulaştırır.”
Her subayın ettiği yemin, sadece sınıra karşı değil, iç tehditlere karşı da sorumluluk taşır.
Bugün o iç tehdit, milletin üzerine “demokrasi” kılıfı geçirilmiş tek adam vesayetidir.
TSK’yı kâğıt üstünde sivilleştirme yalanıyla içeriden siyasallaştırmak, orduyu tasfiye etmekten farksızdır.
Bu, Cumhuriyet’in ruhuna suikasttir.
Bu, Türk kimliğinin özüne ihanettir.
Bu bir çağrıdır:
• TSK’nın mensupları:
Vatan, bayrak ve cumhuriyet için yemin ettiyseniz; şimdi ses yükseltmenin, “DUR!” demenin zamanıdır.
• Türk milleti:
Bu topraklar, teslimiyetin değil, direnişin vatanıdır.
Şimdi susmak, ihanete ortak olmaktır.
“TSK SİLİVRİ’YE GÖNDERİLEMEZ, TESLİM ALINAMAZ, TARİHTEN SİLİNEMEZ!”
Bugün bu yasayı geçirmeye çalışanlar bilsin:
Her tümen, her alay, her karargâh Türk milletinin göğsüdür.
Bir gece yazılan bir metinle bu milletin askeri şekillenemez!
Milletin askeri, milletin evladı olarak doğar; sarayın hizmetkârı olarak bitmez!
⸻
SON SÖZÜMÜZ ŞUDUR:
TSK’yı bir adamın oyuncağı yapmaya çalışan bu girişim, anayasal düzeni değil, kurucu ruhu hedef almıştır.
Bu rejim değil, bu zihniyet değil, bu kişi değil…
Ancak milletin kendisi ve onun ordusu tarihe kalacaktır.
TÜRK MİLLETİ GÖREVE!
TSK TARİHSEL SORUMLULUĞUNU HATIRLAMAYA!




Bir yanıt yazın