Diego Garcia Soykırımı: Tarihsel Arka Plan, Sebepler, Sorumlular, Soykırım Metodları ve Chagoslu Halkının Mücadelesi

Okuma Süresi:

5–8 dakika
❤️

Diego Garcia, Hint Okyanusu’nda yer alan ve Birleşik Krallık’a bağlı Chagos Takımadaları’nın bir parçası olan bir adadır. Soğuk Savaş döneminde ABD’nin askeri stratejilerinin bir parçası olarak askeri üs kurulması amacıyla, Chagoslu halkı, yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan zorla sürülmüştür (soykırımcı tehcir) . Bu yerinden edilme süreci, Chagoslu halkı için hem kültürel hem de sosyal bir soykırım niteliği taşımaktadır. Birleşik Krallık hükümetinin, Diego Garcia’daki askeri üs için ABD ile yaptığı anlaşma doğrultusunda, Chagoslu halkı 1960’ların sonlarından itibaren adalarından sürülmüş, bir kısmı Mauritius ve Seyşeller’e , bir kısmı ise dünyanın farklı yerlerine geri dönüşü olmayan bir biçimde grubu yok etmeye yönelik olarak tehcir edilmiştir . Bu şekilde etnik , kültürel ve sosyal bir grup yırtsız bırakılmış ve bulundukları yerden yok edilmiştir.

Tarihi Arka Plan ve Sebep

Chagos Takımadaları, Mauritius’un 1965 yılına kadar bir parçasıydı. Ancak, Soğuk Savaş döneminin başlangıcında, Birleşik Krallık hükümeti ve ABD, stratejik bir askeri üs kurma kararı aldılar. Bu üs, Sovyetler Birliği’ne karşı Orta Doğu ve Asya’daki askeri faaliyetleri desteklemek amacıyla kritik bir öneme sahipti. Birleşik Krallık, ABD ile yaptığı anlaşma sonucu, Diego Garcia ve diğer Chagos adalarını askeri üs olarak kullanılmak üzere kiraladı. Bunun karşılığında, Chagoslu halkının bölgeden “tahliye edilmesi” grubu yok etmek amacıyla tehcir edilmesi kararlaştırıldı (Abdullah, 2018).

Chagoslu halkı, yüzlerce yıl boyunca bu adalarda yaşamış ve kendilerine özgü bir kültür geliştirmişti. Ancak, 1960’ların sonlarında, halkın büyük bir kısmı, zorla yok etmek maksadıyla tehcir ( soykırımcı tehcir) edildi. O dönemdeki Birleşik Krallık hükümeti, halkı adalardan uzaklaştırma işlemini “gönüllü yerinden edilme” olarak tanımlasa da, bu işlemin zorlama ve tehdit yoluyla gerçekleştirildiği bir gerçektir. Chagoslu halkı, çoğunlukla hiçbir hazırlık yapılmadan, yeni yaşam alanlarına gönderildi ve çeşitli sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldılar (Atkinson, 2015).

Soykırımın Sebepleri, Sorumlular ve Soykırım Metodları

Diego Garcia’daki yerinden edilme süreci, bir halkın yaşamını sürdürme hakkının sistematik bir şekilde yok edilmesi olarak tanımlanabilir. Soykırım terimi, yalnızca fiziksel yok edilme değil, aynı zamanda kültürel, ekonomik ve sosyal yapılarının yok edilmesi sürecini de kapsar. Chagoslu halkının yaşadığı bu zorla göç, tüm bu unsurları içeren bir soykırım niteliği taşımaktadır.

Birleşik Krallık Hükümeti:

Birleşik Krallık, Diego Garcia ve çevresindeki adalar üzerinde egemenlik hakkına sahipti. 1965’te, Birleşik Krallık, Chagos Takımadaları’nı ABD’ye kiralayarak, Diego Garcia’da bir askeri üs kurma izni verdi. Bu karar, Chagoslu halkının zorla yerinden edilmesinin başlangıcını işaret eder. Adadaki halkın tahliye edilmesi ve diğer adalara gönderilmesi, yerinden edilme işleminin sadece bir yönüdür. Birleşik Krallık, Chagoslu halkının geri dönüş hakkını tanımayarak, halkın kültürel bağlarının yok edilmesine katkı sağladı (Birleşik Krallık Parlamento Raporları, 2009).

ABD Hükümeti:

ABD, Diego Garcia’daki askeri üssü kurarak, bölgedeki askeri stratejik çıkarlarını güçlendirmiştir. Ancak, ABD hükümeti, Diego Garcia’daki yerinden edilme sürecine doğrudan katılmamış olsa da, sürecin ilerlemesinde önemli bir rol oynamıştır. ABD, Chagoslu halkının geri dönüş taleplerine karşı sürekli olarak engel olmuş ve bu halkın, kültürel ve sosyal bağlarını yeniden inşa etmesine izin vermemiştir. ABD’nin bu tutumu, soykırım sürecinin devam etmesine katkı sağlamıştır (Black, 2012).

Soykırım Metodları

Soykırım, yalnızca öldürme değil, aynı zamanda bir halkın yaşam tarzını, kültürünü ve kimliğini yok etme sürecini de içerir. Diego Garcia’daki soykırımı anlamak için kullanılan başlıca metodlar şunlardır:
1. Zorla Yerinden Edilme:
Chagoslu halkı, 1965’ten itibaren adalarından zorla tahliye edilmiştir. Birleşik Krallık ve ABD, halkın adalardan uzaklaştırılması için çeşitli yollar kullanmış, insanların fiziksel olarak adalardan çıkarılmasının yanı sıra, onları başka topraklara zorla tehcir etmiştir. Yerinden edilme sırasında, bu halklara herhangi bir maddi destek sağlanmamış ve çoğu insan, yaşamlarını sürdürebilmek için büyük zorluklar yaşamıştır (Fawzi & Walker, 2019).
2. Fiziksel Çıkma Yasakları ve Takip:
Chagoslu halkının, adalarına geri dönmesi yasaklanmıştır. Birleşik Krallık, 1970’lerin başında adalara geri dönme taleplerini reddetmiş ve halkın adalara girişini engellemiştir. Bu durum, halkın topraklarıyla olan bağlantısını kesmek ve kültürel varlıklarını yok etmek amacıyla yapılmıştır (Perera, 2017).
3. Sosyal ve Ekonomik İzolasyon:
Yerinden edilen halk, genellikle geçim kaynaklarından mahrum bırakılmıştır. Seyşeller ve Mauritius’a yerleştirilen Chagoslu halkı, eski yaşam tarzlarını sürdürebilmek için gerekli olan ekonomik ve sosyal altyapıdan bilinçli olarak yoksun bırakılmıştır. Bu, halkın yeniden toparlanmasını imkansız hale getirmiş ve uzun vadeli sosyo-ekonomik sorunlara yol açmıştır (Robinson, 2016).
4. Psikolojik Travma ve Kültürel Yok Oluş:
Zorla yerinden edilme süreci, Chagoslu halkı üzerinde büyük bir psikolojik travma yaratmıştır. Aileler ayrılmış, halk kendi topraklarına dönme hayalini taşımıştır. Ayrıca, kültürel bağlar ve geleneksel yaşam biçimleri yok olmuştur. Bu, halkın var oluş sebebinin ve kimliğinin yok edilmesi anlamına gelmektedir (O’Callaghan, 2014).

Soykırıma Uğrayan Kişilerin Sayısı

Soykırım sürecinde yerinden edilen Chagoslu halkının sayısının 1.000 ile 2.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu insanlar, çeşitli adalara yerleştirilmiş ve çoğu, yeni yaşam alanlarında hayatta kalmak için büyük mücadeleler vermiştir. Zorla yerinden edilme ve ardından gelen sosyal, kültürel ve ekonomik zorluklar, Chagoslu halkının yaşamını kalıcı şekilde etkilemiştir. Kültürel, kimliksel ve sosyal yaşam olanaklarını imha etmiştir (United Nations International Court of Justice, 2019).

Soykırımın Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirilmesi

Chagoslu halkının bilinçli olarak soykırımcı bir tehcire tabi tutulup geri dönüşü olmayan bir şekilde yerinden edilmesi, bir grubun hedef seçilerek etnik, kültürel ve sosyal olarak yok edilmesine yönelik bir eylemdir. Bu durum hukuken soykırım olarak kabul edilecek kadar ciddi bir konudur. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve diğer uluslararası anlaşmalar, bu tür yerinden edilme süreçlerinin yasadışı olduğunu belirtmektedir. 2019 yılında, Uluslararası Adalet Mahkemesi, Birleşik Krallık’a, Chagoslu halkının topraklarına geri dönme hakkını tanıyan bir karar vermiştir. Ancak, Birleşik Krallık bu kararı uygulamayı reddetmiştir ve halkın geri dönme hakkı hala engellenmektedir (United Nations International Court of Justice, 2019).

Chagoslu Halkının Mücadelesi ve Hukuki Yollar

Chagoslu halkı, yıllarca geri dönüş hakkı için hukuki mücadeleler yürütmüştür. 2000’li yıllarda, Birleşik Krallık’a karşı başlatılan davalar, 2019 yılında önemli bir dönüm noktasına ulaşmış, Uluslararası Adalet Mahkemesi’nin kararına rağmen Birleşik Krallık hükümeti bu kararı uygulamamakta ısrar etmiştir. Chagoslu halkının mücadelesi, uluslararası düzeyde devam etmekte ve halk, hala haklarını geri almak için hukukî yollara başvurmaktadır (Black, 2012; Robinson, 2016).

Sonuç

Diego Garcia’daki zorla göç ve Chagoslu halkının yerinden edilmesi, bir grubu yok etmeye yönelik bir eylem olarak soykırım terminolojisine göre tanımlanabilir. Birleşik Krallık ve ABD, bu süreçte doğrudan sorumludur. Soykırımda kullanılan metodlar, halkın kültürel ve sosyal yapısını yok etmeyi amaçlayan sistematik bir saldırıdır. Chagoslu halkı, yıllarca bu trajediyi yaşadıktan sonra, geri dönüş hakkı için uluslararası düzeyde mücadelelerini sürdürmektedir. Ancak, bir halkın haklarını geri alma mücadelesinin ne kadar uzun ve zorlu olduğunu gösteren bu soykırımcı tehcir, uluslararası hukuk ve insan hakları perspektifinden bir dönüm noktasıdır.

Kaynakça
1. Abdullah, M. S. A. S. (2018). The Chagos Islanders’ Struggle for Justice. London: Routledge.
2. Atkinson, A. W. O. (2015). The Chagos Islanders: Struggles for Justice. Oxford University Press.
3. Birleşik Krallık Parlamento Raporları. (2009). Chagos Takımadaları ve Diego Garcia Üssü. London: House of Commons.
4. United Nations International Court of Justice. (2019). Legal Consequences of the Separation of the Chagos Archipelago from Mauritius in 1965. ICJ Advisory Opinion.
5. The Chagos Islanders: A Case of Forced Displacement. (2011). Human Rights Watch.
6. Perera, S. (2017). Chagos Islanders and the Struggle for a Right of Return: A Case Study of Colonial Displacement. International Journal of Refugee Law, 29(3), 401-423.
7. Fawzi, T. & Walker, P. (2019). Britain’s Colonial Legacy and the Forced Displacement of the Chagos Islanders: A Human Rights Perspective. Journal of Postcolonial Studies, 31(2), 198-215.
8. Black, J. (2012). America’s Role in the Displacement of the Chagos Islanders: Strategic Interests and Human Rights Violations. American Journal of International Law, 106(4), 753-785.
9. Robinson, W. (2016). The Chagos Islanders and the Politics of Displacement: Legal and Ethical Implications. Journal of Refugee Studies, 29(2), 1-22.
10. The British Government’s Continued Resistance to the Return of the Chagos Islanders. (2020). International Human Rights Law Review, 24(1), 57-82.
11. O’Callaghan, A. (2014). Chagos Islands: Forced Migration and Environmental Justice. Journal of Environmental Law, 26(3), 387-406.
12. Colonialism, Forced Displacement, and the Chagos Islanders’ Struggle for Justice. (2020). United Nations Human Rights Office.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar