Gerçekler çok acıdır
II. Osman, tarihimizde Genç Osman adıyla bilinen; Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü duraklama sürecini fark edip devleti yeniden ayağa kaldırmayı amaçlayan ileri görüşlü bir reformistti.
Henüz 14 yaşındayken çıktığı tahtta; devşirme sistemini kaldırmak, “Kadınlar Saltanatı”nın etkisini kırmak, Kapıkulu ocaklarının yozlaşmış yapısını değiştirmek ve hanedanın kanını tazelemek gibi radikal adımlar atmak istedi. Belkide en radikal hareketlerindir biri Yüzyıllar sonra Yabancı kadın köle/ cariye geleneğini kaldırarak hür Müslüman ve Türk olan Şeyhülislam Esad Efendi’nin kızı ile evlenmesi oldu.
Ancak girişimleri; ayrıcalıklarını kaybetmekten korkan yozlaşmış saray bürokrasisi, bazı muhafazakar isimler Kösem Sultan gibiler ve Yeniçeriler Ağaları tarafından tarafından tehdit olarak görüldü..
Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biri olan bu süreç, 1622 yılında henüz 17 yaşının sonlarında olan Genç Osman’ın, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde darbeyle tahttan indirilip Yedikule Zindanları’nda hunharca katledilmesiyle sonuçlandı. Bu trajedi, imparatorluğun ıslahat yapma iradesinin nasıl engellendiğinin de en somut göstergesi olmuştur. Genç Osman’ın uğradığı vahşet, ölümünden yüzyıllar sonra mezarındaki bulgularla bir kez daha tescillendi.
1967 yılında türbede yapılan restorasyon çalışmaları sırasında padişahın mezarı açıldığında; iskeletin ağır işkenceye maruz kaldığı ve kafatasının, Sultan Mustafa’ya (Deli Mustafa) gösterilmek üzere gövdeden ayrılmış olduğu görülerek dönemin kroniklerinde anlatılan o vahim son, bilimsel olarak kanıtlandı. Ayrıca naaşın, gayrinizami şekilde âdeta mezara çöp gibi atılmış olduğu da ortaya çıkarıldı. Bu acı gerçek, 2020 yılında türbede gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon ve lahit kapağının onarımında yapılan incelemelerle bir kez daha teyit edildi.




Bir yanıt yazın