Çalınan 303 külçe altın, zulalanmış nakit para ve lüks saatler: Eski ve üst düzey bir CIA yetkilisinin on milyonlarca doları zimmetine geçirdiği iddia ediliyor. Üstelik, sahte bilgilerle düzenlenmiş özgeçmişler kullanarak işverenini yıllarca kandırdığı anlaşılıyor.
ABD yargı sistemi şu sıralar bir casusluk gerilim filmini andıran bir davayla meşgul: Eski bir CIA yetkilisinin, görevi başındayken milyonlarca dolar değerinde altın külçeleri ve diğer varlıkları zimmetine geçirdiği iddia ediliyor.
Mahkeme belgelerine dayanan çeşitli ABD medya organlarının (abonelik gerektiren *Washington Post* dahil) haberlerine göre, şahsın Virginia’daki evinde yapılan aramada diğer eşyaların yanı sıra 303 adet altın külçesi bulundu. Sadece bu altın külçelerinin değerinin 40 milyon doları (yaklaşık 34 milyon avro) aştığı belirtiliyor.
Haberlere göre, söz konusu eski yetkili daha önce en üst düzey güvenlik izni gerektiren üst düzey bir görevde bulunmuştu. *Washington Post* kaynaklı bilgiler, suçlanan yetkilinin ABD dış istihbarat teşkilatının Bilim ve Teknoloji Direktörlüğü’nde —yani casusluk faaliyetlerine yönelik ileri teknoloji araçları geliştirmekten sorumlu birimde— çalıştığını ortaya koyuyor.
FBI; altın külçelere, nakit paraya ve düzinelerce lüks saate el koydu.
Söz konusu şahsın, geçen yılın Kasım ayı ile bu yılın Mart ayı arasında “iş masrafları” gerekçesiyle altın külçeler ve “kayda değer” miktarda nakit para talep ettiği bildirilmişti. Ancak yapılan bir iç inceleme, bu varlıkların büyük bir kısmının artık ortada olmadığını ortaya çıkardı. Bunun üzerine FBI devreye girdi.
Ortaya çıkan bilgilere göre, FBI ajanları 18 Mayıs’ta şüphelinin özel konutunda bir arama gerçekleştirdi. CBS News’in haberine göre, burada karşılaşılan manzara tüm beklentileri aştı: Evde, her biri yaklaşık bir kilogram ağırlığında olan 303 adet altın külçe bulunuyordu.
Buna ek olarak, memurlar yaklaşık iki milyon dolar nakit paraya ve 35 adet lüks saate el koydu.
Şahıs tutuklandı ve 5 Haziran’daki duruşma öncesinde gözaltında tutuluyor. ABD kaynaklı haberlere göre, kendisi kamu fonlarını zimmetine geçirmekle suçlanıyor. Ancak hikâye bununla sınırlı değil.
Yıllarca sahte bir diplomayla çevresindekileri kandırdı.
Soruşturma dosyaları, eski CIA çalışanının başka suçlar da işlemiş olabileceğine işaret ediyor. İddiaya göre şahıs, eğitim geçmişi hakkında yanlış bilgiler vererek yaklaşık yirmi yıl boyunca işverenini yanılttı.
*Washington Post* gazetesine göre şüpheli; örneğin Clemson Üniversitesi’nden lisans, Rensselaer Polytechnic Institute’tan ise yüksek lisans derecesine sahip olduğunu öne sürmüştü. Ancak FBI soruşturmaları, söz konusu kişinin bu kurumlardan herhangi birine kayıt yaptırdığına veya buralardan mezun olduğuna dair hiçbir kaydın bulunmadığını ortaya koydu.
NBC News’in aktardığına göre, Donanma pilotu olarak görev yaptığı yönündeki iddiası da asılsız çıktı; FAA kayıtlarında adına düzenlenmiş herhangi bir sertifika veya pilot lisansı bulunmuyor. Ayrıca, şüphelinin 1997 yılında ABD Donanması’na katılırken sahte belgeler sunduğu öne sürülüyor.
Muhtemelen, uydurma yedek askerlik görevi için 77.000 dolar fatura edildi.
Söz konusu kişi, 2009 yılında kabul edilmeden önce ABD hükümetine toplamda üç kez başvuruda bulundu. Ayrıca, terfi başvurularında Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsü’ndeki araştırma projelerinde akademik danışman olarak görev yaptığını öne sürdü.
2015 yılında Donanma’dan onurlu bir şekilde terhis edilmesinin ardından bile, Donanma Yedek Kuvvetleri’nin aktif bir üyesi olduğunu iddia etmeye devam ettiği bildirildi. *USA Today* gazetesine göre, bu sözde yedek asker statüsünü 2025 yılına kadar sürdürdü.
Mahkeme belgelerine göre, bu süre zarfında 744 saatlik askeri izin karşılığında ödeme talebinde bulundu; *Washington Post*’un haberine göre bu, yaklaşık 77.000 dolarlık usulsüz bir ödemeye tekabül ediyordu.
Vaka, güvenlik kontrolleriyle ilgili soru işaretleri yaratıyor.
Bu dava, ABD istihbarat teşkilatları içindeki denetim mekanizmalarının etkinliği hakkında temel soruları gündeme getiriyor. İstihbarat personeli genellikle eğitim geçmişleri, meslek hayatları, seyahatleri ve kişisel bağlantıları gibi unsurları inceleyen titiz bir güvenlik soruşturmasından geçer.
İşe alındıktan sonra bile çalışanlar; mali durumları, seyahatleri ve kredi verileri açısından sürekli izlenmektedir. Buna rağmen, söz konusu dolandırıcılığın nasıl fark edilmeden kaldığı belirsizliğini koruyor.
Selen Atasoy
Not: Ülkemizde bugüne kadar işlenen her bir dolandırıcılığı Amerika’dan öğrendik.






Bir yanıt yazın