KAÇ’AK SARAY DA 1 MAYIS…
Yandaş televizyon kanalları Kaç’Ak Saray’daki yuvarlak bir masa etrafında, bir sendikacı bir işçi kıyafetli birinin oturtulduğu 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamasını naklen verdiler…
***
İşçi-emekçi dediklerinin kim kimler olduğunu tahmin etmek zor değil…
Geçiyorum…
23 Nisan’da oturulan çocuklar neyse bunlarda odur…
***
Yanlarında oturan ve partili Cumhurbaşkanı’na övgüler düzen en büyük işçi örgütü sendikacılara bakıyorum…
***
“Şükür Sendikası” Başkanı orada…
“Kısmet olursa” Federasyonu başkanı…
“Nasipse”
Konfederasyonu başkanı…
Orada…
***
İlginçtir patronları temsil eden:
50 yıldır koltuğundan bir türlü kalkmayan;
“İnşallah maşallah” odalar birliğinin, salyalar saçarak konuşan başkanı da orada…
***
Onlar Cumhurbaşkanı’na güzelleme yaparlarken;
Direnen bir avuç yürekli işçiyi süs havuzunda ıslattılar…
Sonra biber gazı ile tütsüleyip copla gönderdiler evlerine…
***
Birisi bile umursamadı…
***
Emekçileri gereksiz kalabalıklar gören, provokasyon için toplanacaklar diyen valilerin, itip kakmak için onları bekleyen jandarmaların, polislerin..
Ve!..
İşçi sınıfını adam yerine koymayanların iktidarında bir avuç yürekli cesur işçi meydanlarda
“1 Mayıs işçi bayramını” kutladılar..
***
Bir tek çiçeği böceği ezmeden…
Cam çerçeve kırmadan…
Taş atmadan…
Silah-mermi sıkmadan…
Yarı aç yarı tok…
***
Ve kışkırtmak için laf atan polislere..
Anıt Kabir’de malumun ismini böğüren
AKMHP trollerine aldırmadan…
***
Dünyanın adam gibi her yerinde emekçiler, üretimden gelen güçleri ile ülkelerinin en etkili sınıfıdır…
İtilip kakılamazlar…
Tazyikli su ile yıkanmazlar..
Yerde sürüklenmezler..
Biber gazına boğulmazlar…
***
Onlara özgürlüklerini veren Cumhuriyet ve demokrasi yıkıldığında…
Çağdaşlık ve laiklik gibi varlık nedenleri ellerinden alındığında…
***
Ülkeleri; ilkel eğitime, ilkel yaşam biçimine, ilkel yönetimlere sürüklendiğinde…
***
Bizdeki ülkesine yıllardır sahip çıkamayan korkaklar gibi oturup mal mal seyretmezler…
***
Çıkarlar meydana hesap sorarlar…
Haklarını söke söke alırlar…
Arkadaşlarını saray müdavimine satmazlar…
***
On binlerce emekçinin çalıştığı;
Kamu kurumlarının işletme ve tesislerin vurgunculara, yabancılara satılmasına..
Çalışanların habersiz ve tazminatsız
kapıya konulmasına seyirci kalmazlar…
***
Hele hele örneğin Basisen sendikasının başkanı gibi üyeleri sıkıntı içinde yaşarken, yoksullukla boğuşurken;
Sıfırdan gelip Karun gibi zengin olmasına..
Koltuğunu oğluna kızına devretmesine asla izin vermezler…
***
Sonra..
***
Alın teri ile yaşamanın gururunu haykıra haykıra kutlarlar…
***
Ben sıkıldım…
Bugün savaş esirleri muamelesi gören;
İşçi..
Emekçi dostların yüzüne bakamıyorum…
***
Ustam diyor ki; “İşçiler sınıflarının bilincinde olmadıkça, demokrasi gider, hukuk biter, cumhuriyet yıkılır, yerine tek adam diktatörlüğünü kurarlar…”
***
“Onlar çalıp yağmaladıkça, ömür boyu aç kalacaklarını, oy kaygısına kapıldıklarında..
Sıkıştıklarında ağızlarına bir parmak bal çalıp “arkalarına” geçeceklerini bilir bizim işçiler…”
***
İtiraz edeceklerdi, haksızlığı hukuksuzluğu haykıracaklardı…
***
Ama..
***
Milletvekili yada belediye başkanı olmayı bekleyen sendika başkanları
oturdu onların yerine. Kaç’Ak saray koltuklarına…
***
Bir güzel kutladılar işçinin bayramını…
***
Bugün 1 Mayıs…
Silivri gibi hapishanelerdeki misafirlerin
Ve emekçilerin İşçi Bayramı:
Kutlu olsun…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 01.05.2026 16.30



Bir yanıt yazın