ABD/İsrail Saldırılarından Kıyamet Savaşına

Okuma Süresi:

4–6 dakika
❤️

ABD/İsrail-İran savaşının geleceğini öngörebilmek için sürecin bileşenleri doğru analiz edilmelidir. Yahudi tarihinin asırlık veya milenyumluk hedefleri hesaba katılmalıdır. “Büyük İsrail” ve “Küçük ABD” olarak bu iki devletin ekonomisi, medyası, akademisiyle beraber siyasetinin merkezinde bunların bileşeni Siyonist stratejiler bulunmaktadır. Muharref kitaplarından naklen zulüm, vahşet ve sömürüyü kutsayan beyanlar, sadece köhne mabetlerindeki hahamlardan veya keşişlerden değil fakat bakan, başbakan, başkan seviyesindekilerden sıklıkla duyulmaktadır. Bölge kan gölüne çevrilirken sorunun sadece klasik dış politika kavramlarıyla geçiştirilmesi de oyunun bir parasıdır. Bu bağlamda Siyonist örgütlerle bağlantılı locaların kıyamet savaşını (Armageddon) gölgeleme taktikleri gözden kaçırılmamalıdır.

Uluslararası hukuk açısından bütünüyle temelsiz olan 28 Şubat’ta başlayan saldırılar, nesilleri aşan projelerin bir aşamasıdır. Saldırıların mahiyeti ve zamanlamasıyla ilgili tartışmalar ayrı bir konudur. Trump’ın tepesinde Epstein dosyaları, Netenyahu’nunkinde savcılık kılıcı sallanırken İran’a saldırı, her iki lider için çıkış yolu zannedilmiştir. Her iki saldırgan freni patlamış kamyon gibi uçuruma yuvarlanmaktadır. Bununla beraber yaşanan olaylar, asırlık projeler, resmi beyanlar ile jeopolitik gerçekler ışığında değerlendirilmelidir. Birbiriyle çelişen değişkenlerin hangilerinin belirleyici olacağı, hangilerinin ne oranda başarılı olduğunun tespitiyle de bağlantılıdır: ABD/İsrail kamuoyunun hassasiyeti, enkaza dönen İran’da çarpık rejime daha güçlü destek, bölge ülkelerinin/halklarının büyük tuzağa düşmeme basireti, Çin-Rusya ve diğer aktörlerdeki belirsizlikler, uluslararası ticaretin geleceğiyle ilgili muammalar… Çatışmaların bir aşamasında her iki lider de kenara atılabilir. Ancak hem Trump hem de Netenyahu’nun halen büyük projenin son derece kullanılışlı unsurları olduğu açıktır.

İş adamı zihniyetiyle Trump’ın olabildiğince askeri masrafları kısmak isteyip ülkesinin ekonomik savrulmasına çeki düzen vermeyi hedeflediği bilinmektedir. Venezuela’daki gibi İran üzerinden de Çin’in enerjisini kısılması politikası, Siyonist lobi stratejileriyle de örtüşmekteydi. Fakat Çin’in böyle bir senaryoya karşı hazırlıklı olduğu gözden kaçmıştı. Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamayla artan petrol fiyatlarının batı açısından sonuçları hesaplanmamıştı. ABD net enerji ihracatçısı olmasına karşın tüketim mallarını üreten ülkelerden gelen gemilere ihtiyaç var. Boğazın kapanmasıyla petrol fiyatlarının anormal yükselmesi ve ABD enflasyonuna beklenenin üzerinde yansıması hesaba katılmamıştı.

Hürmüz’den mesela Hindistan’a enerji nakliyatı biterken Çin’e daha fazla gitmesinde İran-Çin ilişkileri etkilidir. Bununla beraber ABD bölgeye yığınak yaparken, 12 günlük savaş hatırdayken ABD-İsrail’in muhtemel stratejisine, Hamaney/ailesinin ilk günde yok edilmesine karşı tedbir alınmaması Çin’in dijital iddialarını vurmuştur. Savaşın üçüncü haftasında her gün İran’ın yeni en üst düzey kadrosunun nokta ateşi öldürülme haberleri, Çin teknolojisine de yönelmiş darbelerdir.

Savaşın başında okullarında öldürülen 160 kız çocuğu, dünya kamuoyu nezdinde İran için önemli bir kazanç olmuştur. Tahrip edilen sivil hedeflere, milyonların zehirli gaz solumasına sebep olan saldırılar, istediğini yapma gücüne sahip olma görüntüsü vermek isteyen ABD-İsrail için büyük zemin kaybı demektir. Bununla beraber Siyonist güçlerin bu zulüm ve vahşeti, Yemen’de, Suriye’de, Afganistan’da… molla rejimi güçlerinin katliamını, kan göllerini temizlemez. Lawrence’in Siyonizm davasına, İngiliz emperyalizmine hizmetleri, organize ettiği isyanlarla milyonlarca Müslümanın kanında girdiği bilinir. Fakat aynı Lawrence’nin Siyonist merkezli İngiliz istihbaratı tarafından yok edildiği pek bilinmez. Bir ömür kıymetli dostu atını günü gelince “elveda” kurşunuyla öldürmek kovboy kültürünün parçasıdır.

Ukrayna’da gücünü tüketen Rusya için, İran’a açıkça yardım yerine ABD’yle arka kapı pazarlıkları daha avantajlıdır. Savaş tecrübesi yetersiz olsa da Çin, “büyük Tayvan savaşı” öncesinde ticaret/üretim alanındaki gücünü tahkim etmeyi sürdürmektedir. Ancak baskı, zulüm ve sömürüyle, bir milyarın  karın tokluluğuna dayalı üretim/pazarlama düzeni temelli dış politikanın Çin açısından sürdürülebilir olmadığı bir gerçektir. Diğer aktörlerin hesapsızlıkları ise Çin açısından hazine niteliğindedir. Bununla beraber uluslararsı fay hatları harekete geçerken Çin’in geleceği de  belirsizliklerle doludur.

İran’ın nükleer imkanlarının yok edilmesi hedefi, büyük stratejinin perdeleyicisidir. Trump istediği zaman hedefe ulaşıldığını belirtip çatışmaları bitirebilir, ancak iplerin elinden kaçmakta olduğunu görmektedir. 460 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için kara harekatı, ABD/İsrail açısından yıkım olacaktır. Her halükarda İran’a bir kara harekatı, iç muhalif unsurları birleştirirken ABD asker cenazeleri Vietnam’dan ağır bir bataklık ortaya çıkaracaktır. Öte yandan İsrail, enkaza çevirdiği Gazze’den sonra Lübnan’da da batağa saplanmaktadır.

Netenyahu veya Siyonist lobinin savaşı yayma, bölge ülkelerini birbiriyle çatıştırma girişimleri başarısız kalmıştır. İran ile komşularının ve Körfez ülkelerinin karşı karşıya gelmesi, İsrail’in temel arzusu olup belirli bir altyapı bulunmaktadır. Kullanımı ABD’ye bırakılmış İncirlik ve Kürecik konusundaki sorunlu resmi söylemler yerine, bu savaşta tarafsızlık temelli tedbirlerin etkin bir şekilde gündeme alınması gerekmektedir.

Dijital teknolojilerin gelişmesi ve avamileşmesi önemli ölçüde Siyonist sermayenin eseridir. Netanyahu’nun “elinizdeki telefonları Yahudilere borçlusunuz” çıkışının gerçeklik payı vardır. Buna karşın mesela medyaya hükmeden sermaye, geçmişte istemediği haberleri yayınlaltmaz, istediği yalanlarla kamu oluştururken günümüzde bu tekel sona ermiştir. Küresel kamouyounun kendi gündemini belirleyebilmesi, uluslarası politikayı de derinden etkilemektedir.

Bölge ülkelerini, halklarını birbiriyle çatıştırmak için kurulan tezgahlar kısa sürede çökerken batıda Yahudi düşmanlığı hızla yükselmektedir. İsrail için ölmek istemeyen ABD’li kitleler kartopu misali büyümektedir. Kongredeki hassas dengeleri korumak isteyen Trump, ara seçimler öncesinde seçmenini memnun edecek sonuçlar için her fırsatı kullanmaya çalışırken, akşam-sabah karar değiştiren, güven vermeyen bir lider imajı, iç politik dengeleri de sarsmaktadır. Pentegon ve CIA’nın, Siyonist hayallere destek stratejileri gittikçe daha fazla tartışma konusu olarak belirsizliklerle doludur.

İslam dünyasının ortasında, Türk dünyasını bölen, temel akideleriyle çelişen bir inanç sistemine dayanan İran’a, İsrail ve ABD’nin ihtiyaçları devam etmektedir. Ekonomisi, savunması, toplumsal yapısıyla molla rejiminin kontrolündeki İran’da Ali Hamaney’in öldürülmesi, sağlık durumunda tereddütler bulunan Mücteba’nın yerine gelmesi, iç siyaseti sarsmaktan çok konsolide etmiştir. Bu sonuç, ABD-İsrail’in arzu ettiği bir süreç olup olmadığı ayrı bir konu. Ancak mesela Ali Hamaney’in öldürülme haberi üzerine yerine oğlunun seçilmesinin istenmediğine dair Trump beyanatının sonuçları, elbette Mücteba veya molla rejimi için son derece kıymetlidir. Trump, “Mücteba seçilmesin” derken onun süper liderliği için zemin oluşturduğunu herkesin anlaması lazım. Bu gerçekler ışığında ailesini İsrail saldırılarında kaybetmiş yaralı bir süper liderlik altındaki İran politikaları veya rejimin yeniden dizaynı belirsizliklerle doludur.

Yakın tarihin belirsizlikler, çatışan aktörler ve değişkenler koleksiyonu demek olan bu savaşın bütün bölgeye ve Türkiye’ye etkisi oldukça ağır olabilir. Bu süreçte askeri hazırlık yanında ulusal moralin inşası, her alanda iç üretimin desteklenmesi ve artırılması son derece önemlidir. Her yeni gelişmenin görünen ve gerçek sebepleri, muhtemel sonuçları doğru analiz edilmeli, indi beyanatlardan kaçınılmalı, kararlar ve tedbirler konusunda dolduruşa gelinmemelidir.


Turkish Forum AI Soruyor

🤔 Tartışmaya Katılın

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının temelinde hangi stratejiler yatmaktadır? Bölgedeki gerginliklerin kontrol altına alınması için neler yapılabilir?


Fikrinizi Paylaşın


Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Turkish Forum AI Analiz Etti

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, bölgedeki gerginliği artırmış ve kıyamet savaşı riskini gündeme getirmiştir. Her iki devletin ekonomileri, medyası ve siyasetinde Siyonist stratejiler etkilidir. Uluslararası politikadaki belirsizlikler, çatışmaların kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır.

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar