Haziran 2025’teki 12 günlük savaşın ardından Şubat 2026’da yeniden alevlenme riski taşıyan ABD-İsrail-İran çatışması, yalnızca askeri bir hesaplaşma değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi derinden etkileyecek bir dizi şok dalgasının da habercisidir.
AVRUPA BİRLİĞİ: ENERJİ ŞOKU, STAGFLASYON RİSKİ VE STRATEJİK KIRILGANLIK
Avrupa Birliği, coğrafi olarak Ortadoğu’ya uzak olsa da, enerji bağımlılığı ve ticaret bağlantıları nedeniyle ABD-İsrail-İran savaşından en ağır etkilenecek aktörlerin başında gelmektedir.
Enerji Fiyatları ve Enflasyon Baskısı
Avrupa ekonomisinin en büyük kırılganlığı, enerji ithalatına olan bağımlılığıdır. Herhangi bir İran-İsrail çatışmasının tırmanması, Brent petrol fiyatlarında ani sıçramalara yol açmaktadır. Şubat 2026 itibarıyla, artan jeopolitik risklerle birlikte Brent petrolü yüzde 1.6 artışla 71 dolar seviyesine yaklaşmıştır . Rus uzman Vladimir Zakharov, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması durumunda küresel piyasalardan günlük 12-20 milyon varil petrol çekilebileceğini ve fiyatların 100-150 dolara fırlayarak küresel resesyonu tetikleyeceğini öngörmektedir .
Bu senaryo gerçekleştiğinde, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) enflasyonla mücadelesi daha da karmaşıklaşacaktır. Petrol fiyatlarındaki yüzde 20-30’luk kalıcı bir artış, küresel enflasyonu 0.5-1 puan yükseltmekte, bu da ECB’nin faiz indirimlerini ertelemesine, hatta bazı senaryolarda faiz artırımlarını yeniden gündeme almasına neden olabilmektedir . Avrupa hisse senedi piyasaları bu gerilime anında tepki vermekte; DAX yüzde 0.8, CAC 40 yüzde 0.8 ve FTSE 100 yüzde 0.6 oranında değer kaybetmiştir .
Ticaret ve Sanayi Üzerindeki Etkiler
Avrupa’nın enerji yoğun sanayileri, yüksek petrol ve doğalgaz fiyatlarından doğrudan etkilenecektir. Petrokimya, gübre, cam, çelik ve ulaştırma sektörlerinde maliyetler hızla yükselirken, bu durum Avrupalı ihracatçıların küresel rekabet gücünü zayıflatacaktır. Ayrıca, Ortadoğu’ya yapılan Avrupa ihracatı da bölgedeki gelir daralması ve belirsizlik nedeniyle düşüş yaşayacaktır.
Tüketici talebindeki zayıflama şimdiden kendini göstermektedir. Pernod Ricard’ın satışları beklentilerin altında kalırken, Nestlé yüzde 3-4 büyüme hedefiyle temkinli bir tablo çizmektedir . Havacılık sektöründe Airbus, 2026 için 870 teslimat öngörüsüyle piyasa beklentilerinin altında kalmıştır .
Stratejik Enerji Dönüşümüne Tehdit
Avrupa’nın Yeşil Mutabakat hedefleri ve Rus gazından bağımsızlaşma stratejisi, istikrarlı enerji piyasalarına bağlıdır. İran gerilimi, Avrupa’nın enerji dönüşüm maliyetlerini artıracak ve yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanını zorlaştıracaktır. Katar ve diğer Körfez ülkelerinden LNG tedariki, bölgesel istikrarsızlık nedeniyle sekteye uğrayabilir. Avrupa’nın enerji arz güvenliği, Ortadoğu’daki herhangi bir tırmanmada yeniden test edilecektir.
BÖLGE ÜLKELERİ (KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ): VİZYON 2030’UN SINAVI
ABD-İsrail-İran savaşının en doğrudan ve yıkıcı ekonomik etkileri, hiç şüphesiz bölge ülkelerinde, özellikle de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinde hissedilecektir.
Petrole Bağımlı Ekonomiler ve Çeşitlendirme Hedefleri
Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt gibi ülkeler, ekonomilerini petrolden arındırmak ve Vizyon 2030 gibi iddialı kalkınma planlarıyla dönüştürmek için büyük yatırımlar yapmaktadır. Ancak bu dönüşüm, istikrarlı bir bölgesel ortam ve yabancı yatırımcı güveni gerektirmektedir. İran’la olası bir savaş, bu hassas dengeyi altüst edebilir.
Bölgesel borsalar, artan gerilimin ilk kurbanları olmuştur. Suudi Arabistan’ın ana endeksi TASI, son haftalarda yaklaşık yüzde 1.9 düşerek ayların en büyük günlük kaybını yaşamış ve piyasa değerinde tahmini 60-80 milyar dolarlık bir erimeye yol açmıştır . Suudi Arabistanlı büyük bir madencilik şirketinin hisseleri yaklaşık yüzde 9, Saudi Aramco’nun hisseleri ise yüzde 2.4 oranında gerilemiştir . Haziran 2025’teki tırmanma sırasında, Suudi Ulusal Bankası’nın hisseleri yaklaşık yüzde 3 düşmüştü. Bankacılık hisseleri genel olarak jeopolitik risklere karşı daha hassastır ve Körfez genelinde banka hisseleri, artan risk primleri, yüksek sermaye maliyetleri ve petrol dışı faaliyetler için sıkılaşan kredi koşulları endişeleriyle keskin bir satış dalgası yaşamıştır .
Jeo-Ekonomik Şoklar ve Rekabetçilik Kaybı
İran geriliminin bölge ekonomileri üzerinde üç ana kanaldan etkisi olmaktadır: ani tırmanma riski, konum riski (coğrafi yakınlık) ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar . Kısa süreli çatışmalar bile yatırımcı güvenini sarsarak, Körfez ülkelerinin ekonomik çeşitlendirmesi için hayati önem taşıyan projelerin gecikmesine neden olabilmektedir . Sigorta, nakliye ve enerji maliyetlerindeki ani artışlar doğrusal olmayan bir şekilde gerçekleşmekte ve gerilim azalsa bile aynı oranda düşmemekte, bu da bölgesel merkezlerin rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir . Nisan 2024’ten bu yana İran’la dördüncü büyük tırmanma yaşanırken, bölge ‘yükselen merkezler’ konumundan ‘jeopolitik riskli bölge’ konumuna gerileme tehlikesiyle karşı karşıyadır .
Körfez Ülkelerinin Diplomatik Çabaları
Arap ülkeleri, gerilimin düşürülmesi için güçlü bir şekilde lobi yapmakta ve ABD’yi, nükleer dosya da dahil olmak üzere İran’la müzakerelere zorlamaktadır. Bu tutum, 2015 nükleer müzakereleri sırasındaki şüpheci yaklaşımlarıyla keskin bir tezat oluşturmakta ve benimsemeye istekli oldukları diplomatik yaklaşımı göstermektedir . Bölgesel piyasalar, gerilimi azaltmaya yönelik bu çabalara olumlu yanıt vermekte ve geçen hafta başlayan ABD-İran görüşmeleri, piyasa güvenini korumada kilit rol oynayabilir . İran, on yıllardır süren yaptırımların yanı sıra İslam Devrimi’nden bu yana görülmemiş iç huzursuzlukla boğuşmaktadır. Mevcut görüşmeler İran için bir savaşı önleyebileceği gibi, birçok Arap ülkesinin halihazırda ortaya çıkmaya başlayan maliyetli bir jeo-ekonomik şoktan kaçınmasına da yardımcı olabilir .
RUSYA VE ÇİN: FIRSATLAR, RİSKLER VE STRATEJİK İKİLEMLER
Rusya ve Çin, İran krizinde hem fırsatlarla hem de risklerle dolu karmaşık bir konumda bulunmaktadır.
Rusya: Taktik Ortaklık, Stratejik Mesafe
Rusya, Haziran 2025’teki 12 günlük savaş sırasında nispeten mesafeli durarak yalnızca Amerikan eylemlerini kınamakla yetinmişti . Ancak son dönemde Moskova, Ukrayna’da kullanılmak üzere insansız hava araçları sağlayan İran rejimine desteğini daha aktif göstermeye çalışmaktadır. Rus askeri nakliye uçakları (An-124-100 ve Il-76TD) ve Çin uçakları İran’a askeri kargo taşımakta, Mi-28 saldırı helikopterleri ve Rus yapımı Spartak zırhlı araçlarının görüntüleri sosyal medyada paylaşılmaktadır . Ancak bu teslimatlar, bir Amerikan-İsrail saldırısına karşı koymak için gerekenlerin yanında “denizde bir damla” niteliğindedir .
Rusya-İran ikili ticareti oldukça düşüktür; 2025’te yalnızca 4.8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir . Bu rakam, Rusya’nın Birleşik Arap Emirlikleri ile olan 12 milyar dolarlık ticaretinin oldukça altındadır . Moskova, Tahran’ı taktik bir müttefik olarak görmekte, ancak özellikle İran’ın dini yapısı nedeniyle kesinlikle stratejik bir müttefik olarak değerlendirmemektedir . Rusya ve Çin için İran’da rejim değişikliğinin ana riski, bir güç boşluğu ve ülke üzerinden geçmesi planlanan ticaret koridorunun çökmesidir; bu koridor, Rusya’nın Ortadoğu’daki varlığının ideolojik gerekçesini oluşturmaktadır . Kremlin, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu depolamayı teklif ederek gerilimi düşürmeye çalıştığını açıklamıştır .
Çin: Enerji Güvenliği ve Yeni Gerilimler
Çin, İran petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın alarak İran’ın en büyük ticaret ortağı konumundadır . ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu, 11 Şubat 2026’daki Beyaz Saray görüşmesinde, İran’ı nükleer programından vazgeçirmek için baskı araçlarından biri olarak İran’ın Çin’e yaptığı petrol ihracatını azaltma konusunda anlaşmıştır . Trump, daha önce İran’la ekonomik ilişkisi olan ülkelere yüzde 25’e varan gümrük vergisi uygulama yetkisi veren bir başkanlık kararnamesi imzalamıştır . İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın alan Çin’e yönelik bu potansiyel yaptırım tehdidi, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim kaynağı yaratacaktır . Çin’in enerji arz güvenliği ve ithalat çeşitlendirmesi, bu politika ile doğrudan tehdit altına girmektedir .
İran, Çin ve Rusya, Şubat 2026 ortasında Kuzey Hint Okyanusu’nda ortak deniz tatbikatı düzenleyerek müttefiklerin askeri ve siyasi desteğini sembolik olarak göstermiştir . Bu, üç ülkenin 2019’dan bu yana yaptığı sekizinci ortak tatbikattır. Batı ile karşı karşıya gelmeleri bağlamında İran ve Çin, Rusya’nın gayriresmi koalisyon ortakları olsa da, ilişkilerinin derinliği abartılmamalıdır.
SONUÇ: KÜRESEL EKONOMİ YENİ BİR DÖNEME GİRERKEN
Wedbush Securities’in analizine göre, jeopolitik risk primi artık geçici bir dalgalanma olmaktan çıkmış, varlık fiyatlamasının kalıcı bir unsuru haline gelmiştir. 30 yıldır piyasaları besleyen “barış temettüsü” tamamen tükenmiştir . Analistler, piyasaların yeni bir “bölünmüş dayanıklılık” (bifurcated resilience) dönemine girdiğini, savunma ve kaynak zengini sektörlerin başı çekerken, tüketici odaklı ve ithalata bağımlı sektörlerin marjlarını korumakta zorlanacağını belirtmektedir . Savunma devleri Lockheed Martin ve Northrop Grumman’ın hisseleri, 2027 için öngörülen 1.5 trilyon dolarlık rekor savunma bütçesiyle birlikte yükselişe geçmiştir .
Sonuç olarak, ABD-İsrail-İran savaşının ekonomik yansımaları, çatışmanın süresi ve yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte, hiçbir aktörün bu süreçten zarar görmeden çıkması mümkün görünmemektedir. Avrupa enerji krizi ve durgunlukla boğuşurken, Körfez ülkeleri on yıllık kalkınma planlarını riske atmakta, Rusya ve Çin ise stratejik ortaklıklarıyla yeni jeopolitik gerilimlerin içine çekilmektedir. Bu savaş, küresel ekonominin ne kadar kırılgan ve birbirine bağlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serecektir.
KAYNAKÇA
XTB. (2026, Şubat 18). Market wrap: Europe and EUR/USD retreat on elevated US–Iran geopolitical risk. https://www.xtb.com/int/market-analysis/news-and-research/market-wrap-europe-and-eur-usd-retreat-on-elevated-us-iran-geopolitical-risk
The Week. (2026, Şubat 8). How Iran tensions trigger geo-economic shocks in the Middle East. https://www.theweek.in/news/middle-east/2026/02/08/how-iran-tensions-trigger-geo-economic-shocks-in-the-middle-east.html
Al Majalla. (2026, Şubat). What would regime change in Iran mean for Russia? https://en.majalla.com/node/329526/politics/what-would-regime-chang https://www.wenweipo.com/a/202602/16/AP699229bfe4b04d7d56d3b4a6.html
Wedbush Securities. (2026, Ocak 13). The Cost of Conflict: Geopolitical Risk Premiums and Resource Nationalism Reshape Markets in 2026. http://investor.wedbush.com/wedbush/article/marketminute-2026-1-13-the-cost-of-conflict-geopolitical-risk-premiums-and-resource-nationalism-reshape-markets-in-2026
(2026, Ocak 30). https://sputniknews.cn/20260130/1069565046.html
(2026, Şubat 21). https://www.sohu.com/a/988629065_122410436
(2026, Ocak 19). https://www.storm.mg/article/11096252



Bir yanıt yazın