Maskenin Düştüğü An
Türkiye’de kamuoyu, son on yıldır “doğrulama” adı altında faaliyet yürüten bir takım yapılanmaların varlığına tanıklık etmektedir. Bunların başında gelen Teyit.org, kendisini “bağımsız doğrulama platformu” olarak tanımlayarak, internette dolaşan bilgilerin doğruluğunu denetleme misyonuyla yola çıktığını ilan etmiştir. Kurulduğu 2016 yılından bu yana geçen süre, bu platformun gerçek yüzünü, uluslararası bağlantılarını ve asıl amacını gün yüzüne çıkarmıştır. Giderek artan sayıda sorgulayıcı vatandaş, Teyit.org’un yalnızca bir doğrulama platformu olmadığını, aksine küresel sermayenin Türkiye’deki dijital düzeni şekillendirme aracı olduğunu fark etmeye başlamıştır. Bu yazı, Teyit.org’un maskesini düşürmeyi, uluslararası bağlantılarını teşhir etmeyi ve bu yapıya neden itibar edilmemesi gerektiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Kuruluş Hikayesi ve Sahicilik Sorunu
Teyit.org, Ekim 2016’da gazeteci Mehmet Atakan Foça tarafından kurulmuştur. Kuruluş hikayesi, internette artan dezenformasyonla mücadele etme ideali etrafında şekillendirilmiş, kendisine meşru bir zemin hazırlanmıştır. Ancak bu hikayenin perde arkasında, aslında çok daha derin ve hesaplı bir yapılanma bulunmaktadır. Foça’nın geçmişi, daha önce çalıştığı medya kuruluşları ve uluslararası bağlantıları, Teyit’in kuruluş amacı hakkında ciddi soru işaretleri uyandırmaktadır. Bir gazetecinin, nasıl olup da kısa sürede uluslararası fonlara erişebildiği, küresel ağlarla entegre olabildiği ve Meta gibi bir devle işbirliği yapabildiği, üzerinde durulması gereken bir muammadır.
Teyit’in kurumsal yapısı da en az kuruluş hikayesi kadar karmaşıktır. Platform, faaliyetlerini iki farklı tüzel kişilik altında yürütmektedir: Teyit Medya Araştırmaları Derneği ve Dubium Bilişim Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şti. Bu ikili yapı, bir yandan “dernek” statüsüyle sivil toplum görüntüsü verirken, diğer yandan “limited şirket” statüsüyle ticari faaliyet yürütme imkanı sağlamaktadır. Bu durum, Teyit’in aslında kâr amacı güden bir ticari işletme olduğunu, ancak kamuoyu nezdinde bu kimliğini gizleyerek “bağımsız sivil toplum” maskesi taktığını göstermektedir. Bu çifte standart, en başından itibaren Teyit’in güvenilirliğini zedeleyen temel bir çelişkidir.
Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı (IFCN): Küresel Vesayetin Yerli Taşeronu
Teyit.org’un en stratejik uluslararası bağlantısı, hiç kuşkusuz Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı (International Fact-Checking Network – IFCN) ile olan ilişkisidir. 2017 yılında IFCN imzacısı olan Teyit, böylece kendisini uluslararası bir ağın parçası haline getirmiştir. IFCN’nin ne olduğu, kimler tarafından yönetildiği ve hangi amaçlarla kurulduğu ise çoğu zaman göz ardı edilmektedir. IFCN, ABD merkezli Poynter Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren bir oluşumdur. Poynter Enstitüsü’nün finansman kaynakları, bağışçıları ve siyasi eğilimleri ise ayrı bir tartışma konusudur.
Bir Türk kuruluşunun doğrulama kriterlerini, ABD merkezli bir kuruluşun belirlediği standartlara göre şekillendirmesi, bağımsızlık iddiasını tamamen anlamsız kılmaktadır. Teyit, IFCN’nin belirlediği ilkelere uyduğunu söyleyerek, aslında kendi doğrulama metodolojisini bu küresel ağın denetimine açmış olmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin iç işlerine, bilgi akışına ve kamuoyunun yönlendirilmesine dair kararların, dolaylı yoldan uluslararası bir merkez tarafından belirlenmesi anlamına gelmektedir. Teyit, bu yönüyle, küresel vesayetin Türkiye’deki taşeronluğunu üstlenmiş bir yapıdan başka bir şey değildir.
Dahası, IFCN imzacısı olmanın Teyit’e sağladığı avantajlar da göz ardı edilemez. Bu üyelik, Teyit’in uluslararası fonlara erişimini kolaylaştırmakta, Meta gibi küresel şirketlerle işbirliği yapmasının önünü açmakta ve Teyit’e uluslararası alanda meşruiyet kazandırmaktadır. Yani IFCN üyeliği, Teyit’in küresel sermaye ağlarına entegre olmasını sağlayan bir geçiş kartı işlevi görmektedir. Bu kartı alan Teyit, artık yalnızca Türkiye’deki dezenformasyonla mücadele eden yerel bir kuruluş değil, küresel bir sistemin Türkiye’deki dişlisi konumuna yükselmiştir.
Meta ile İşbirliği: Dijital İşgalin Yerli Ortağı
Teyit.org’un belki de en skandal ilişkisi, sosyal medya devi Meta ile yaptığı işbirliğidir. Mayıs 2018’den bu yana Facebook’un Türkiye’deki üçüncü taraf haber doğrulama ortağı olarak görev yapan Teyit, Meta platformlarında dolaşan içerikleri denetleme yetkisine sahiptir. Bu yetki, Teyit’e milyonlarca Türk vatandaşının sosyal medya paylaşımlarını, haber sitelerinde dolaşan bilgileri ve kamuoyunu etkileyebilecek iddiaları inceleme ve bunlar hakkında “doğru” veya “yanlış” kararı verme imkanı tanımaktadır.
Bu işbirliğinin anlamı, son derece açık ve nettir: ABD merkezli bir şirket, kendi platformunda Türkiye’yle ilgili neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar vermesi için bir Türk kuruluşunu görevlendirmiştir. Teyit, bu görevi yerine getirirken Meta’dan para almaktadır. Yani Teyit, denetlediği platformdan maddi olarak beslenmektedir. Bu durum, etik açıdan kabul edilebilir hiçbir yanı olmayan, apaçık bir çıkar çatışmasıdır. Bir kuruluş, kendisini finanse eden bir şirketin platformundaki içerikleri denetlerken nasıl tarafsız olabilir? Bu soruya verilebilecek tek bir yanıt vardır: Olamaz.
Meta’nın Türkiye’de Teyit’i seçmesi tesadüf değildir. Meta, küresel çapta faaliyet gösteren ve her ülkede yerel ortaklarla çalışan bir şirkettir. Bu ortaklar, genellikle Meta’nın kurumsal politikalarıyla uyumlu, eleştirel olmayan, sistemle sorunsuz entegre olabilen yapılardan seçilmektedir. Teyit, bu tanıma fazlasıyla uymaktadır. Meta’ya karşı bugüne kadar en ufak bir eleştiri yöneltmemiş, Meta’nın politikalarını sorgulamamış, aksine Meta’nın Türkiye’deki meşruiyetini pekiştiren bir rol üstlenmiştir. Teyit, Meta’nın Türkiye’deki dijital işgalinin yerli ortağı konumundadır.
Finansman Kaynakları: Kimin Parası, Kimin Gerçeği?
Teyit.org, finansman kaynakları konusunda yıllardır şeffaflık iddiasında bulunmasına rağmen, bu kaynakların niteliği ve niceliği hakkında kamuoyuna yeterli bilgi sunmamaktadır. Uluslararası fonlar, hibe programları ve bağışçılar aracılığıyla sağlanan finansmanın hangi kuruluşlardan geldiği, ne miktarda olduğu ve hangi koşullarla sağlandığı büyük ölçüde muammadır. Oysa bir kuruluşun bağımsızlığı, her şeyden önce finansal bağımsızlığıyla ölçülür. Teyit’in finansmanının büyük bölümünün uluslararası kaynaklardan sağlanıyor olması, onun bu kaynakların çıkarları doğrultusunda hareket etme riskini her zaman canlı tutmaktadır.
Teyit’in destekçileri arasında yer alan uluslararası kuruluşların profili de son derece dikkat çekicidir. Bu kuruluşların büyük bölümü, ABD ve Avrupa merkezli olup, bu ülkelerin dış politika öncelikleriyle uyumlu faaliyet gösteren yapılardır. Dolayısıyla Teyit, dolaylı yoldan da olsa, bu ülkelerin Türkiye’ye yönelik politikalarının bir parçası haline gelmektedir. Teyit’in yaptığı doğrulamaların, seçtiği konuların ve ulaştığı sonuçların, bu uluslararası bağlantıların gölgesinde değerlendirilmesi zorunludur.
Meta ile olan ticari işbirliği de Teyit’in finansman yapısının önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Bu işbirliği sayesinde Teyit, düzenli ve garantili bir gelir kaynağına kavuşmuştur. Ancak bu gelir kaynağının karşılığında Teyit’in Meta’ya karşı eleştirel bir tutum takınması, pratikte imkansız hale gelmiştir. Teyit, Meta’nın platformunda dolaşan içerikleri denetlerken, aslında Meta’nın ticari çıkarlarını koruyan bir bekçi köpeği işlevi görmektedir. Bu durum, Teyit’in “bağımsız doğrulama” iddiasını tamamen anlamsız kılmaktadır.
Metodoloji ve Önceliklendirme: Kimin Gündemi Belirleniyor?
Teyit.org’un en önemli gücü, hangi iddiaları inceleyeceğine, hangi konuları gündemine alacağına kendisinin karar vermesidir. Bu önceliklendirme süreci, aslında bir anlamda gündem belirleme gücüdür. Teyit, hangi iddiaları doğrulayacağına karar verirken, aynı zamanda kamuoyunun dikkatini belirli konulara çekmekte veya belirli konuları görünmez kılmaktadır. Bu muazzam gücün kimin denetiminde olduğu, hangi kriterlere göre kullanıldığı ise muammadır.
Teyit’in altı yıllık faaliyet döneminde en çok yanlış bilgi tespit ettiğini açıkladığı haber siteleri listesi, son derece manidardır: Yeni Akit, Sabah, Sözcü, Haberler.com ve Cumhuriyet . Bu listede, siyasi yelpazenin farklı uçlarında yer alan yayın organlarının bir arada bulunması, ilk bakışta Teyit’in “tarafsızlığına” işaret ediyormuş gibi yorumlanabilir. Ancak asıl sorgulanması gereken, bu listenin dışında kalanlardır. Acaba Teyit, ana akım medyanın büyük bölümünü oluşturan, küresel sermayeyle iç içe geçmiş medya kuruluşlarının haberlerini neden yeterince incelememektedir? Teyit’in radarına girmeyen, görmezden gelinen veya önemsenmeyen ne kadar çok yanlış bilgi bulunmaktadır?
Teyit’in önceliklendirme politikasında, muhalif sesleri hedef alma eğilimi de dikkat çekicidir. Özellikle sosyal medyada yayılan ve iktidarı eleştiren içeriklerin “yanlış bilgi” olarak etiketlenmesi, Teyit’in aslında bir tür dijital sansür mekanizması olarak işlev gördüğünü düşündürmektedir. Teyit, “doğrulama” adı altında, aslında belirli bir siyasi çizgiyi koruyan, muhalif sesleri bastıran ve iktidarın söylemlerini meşrulaştıran bir rol üstlenmektedir. Bu rol, onun uluslararası bağlantılarıyla birleştiğinde, ortaya son derece tehlikeli bir tablo çıkmaktadır.
Şeffaflık Maskesi ve Gerçek Yüz
Teyit.org, kuruluşundan bu yana “şeffaflık” ilkesini en önemli değerlerinden biri olarak sunmaktadır. Web sitesinde, finansman kaynaklarını, bağışçılarını, metodolojisini ve çalışma prensiplerini açıkladığını iddia etmektedir. Ancak bu iddia, derinlemesine incelendiğinde, aslında bir şeffaflık maskesinden ibaret olduğu görülmektedir. Teyit, finansman kaynaklarının isimlerini verse de, bu kaynaklardan ne miktarda fon aldığını, bu fonların hangi koşullarla sağlandığını, fon sağlayıcıların Teyit’in çalışmaları üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığını açıklamamaktadır.
Aynı şekilde, Teyit’in Meta ile olan ticari ilişkisinin boyutları, bu ilişkiden elde ettiği gelir miktarı ve bu gelirin toplam bütçesi içindeki payı da kamuoyuyla paylaşılmamaktadır. Oysa bir kuruluşun gerçek anlamda şeffaf olabilmesi için, tüm gelir kaynaklarını, miktarlarıyla birlikte açıklaması ve bu kaynakların bağımsızlığını nasıl etkilemediğini kanıtlaması gerekmektedir. Teyit, bu konuda suskun kalmayı tercih etmektedir.
Teyit’in çalışan profili de üzerinde durulması gereken bir konudur. Teyit’te çalışan isimlerin geçmişi, eğitimleri ve uluslararası bağlantıları incelendiğinde, belirli bir profilin öne çıktığı görülmektedir. Bu profil, genellikle Batılı üniversitelerde eğitim görmüş, uluslararası sivil toplum kuruluşlarında deneyim kazanmış, küresel değerlerle uyumlu bir entelektüel yapıyı temsil etmektedir. Bu durum, Teyit’in aslında Türkiye’nin toplumsal gerçekliklerinden kopuk, küresel bir perspektifle hareket eden bir yapı olduğunu göstermektedir.
Uluslararası Rakipler ve Teyit’in Konumu
Teyit.org’un uluslararası alandaki rakipleri ve benzerleri incelendiğinde, bu tür doğrulama platformlarının aslında küresel bir ağın parçası olduğu gerçeği daha net ortaya çıkmaktadır. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren yüzlerce doğrulama platformu, IFCN çatısı altında birleşmekte, benzer metodolojiler kullanmakta ve çoğunlukla benzer kaynaklardan finanse edilmektedir. Bu platformlar, ülkeden ülkeye değişen isimlerle anılsa da, özünde aynı küresel sistemin yerel temsilcileridir.
Türkiye’de Teyit’in yanı sıra Doğruluk Payı ve Teyiz gibi platformlar da faaliyet göstermektedir. Doğruluk Payı, 2017 yılında IFCN onayı almış, Teyiz ise 2021 yılında bu ağa katılmıştır. Yani Türkiye’deki tüm büyük doğrulama platformları, aynı uluslararası ağın parçasıdır. Bu durum, Türkiye’de bilgi doğrulama alanının tamamen uluslararası bir vesayet altında olduğunu göstermektedir. Farklı isimler altında faaliyet gösterseler de, bu platformlar aynı merkezden beslenmekte, aynı standartlarla hareket etmekte ve muhtemelen aynı öncelikleri paylaşmaktadır.
Bu platformlar arasındaki rekabet görüntüsü ise yanıltıcıdır. Aslında bu platformlar, birbirlerinin rakibi değil, aynı sistemin farklı aygıtlarıdır. Aralarındaki ufak tefek farklılıklar, sistemin işleyişini gizlemeye yarayan bir perde işlevi görmektedir. Teyit’in bu yapı içindeki konumu, diğerlerine göre daha görünür ve etkili olmasından ibarettir. Yoksa Teyit’in diğerlerinden temel bir farkı bulunmamaktadır.
Teyit’in Seçtikleri ve Görmezden Geldikleri: Çifte Standartlar
Teyit.org’un faaliyetleri incelendiğinde, belirli konularda takındığı tavır ile bazı konularda takındığı tavır arasında çarpıcı farklılıklar olduğu görülmektedir. Özellikle Türkiye’nin iç siyasetiyle ilgili konularda son derece aktif olan Teyit, uluslararası konularda, özellikle de Türkiye’yi hedef alan dış politika hamleleri konusunda neredeyse tamamen sessiz kalmaktadır. Bu sessizlik, Teyit’in aslında uluslararası bağlantılarının bir sonucu olarak, belirli konularda eleştirel olmaktan kaçındığını düşündürmektedir.
Örneğin, ABD veya Avrupa ülkelerinin Türkiye aleyhine yürüttüğü kampanyalar, bu ülkelerin medyasında çıkan Türkiye karşıtı haberler veya Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon faaliyetleri konusunda Teyit’in sessizliği dikkat çekicidir. Oysa Teyit’in kuruluş amacı, her türlü yanlış bilgiyle mücadele etmek olmalıdır. Ancak Teyit, görünüşe göre, sadece belirli bir coğrafyadaki, belirli bir siyasi perspektiften üretilen yanlış bilgilerle mücadele etmeyi tercih etmektedir. Bu seçicilik, Teyit’in tarafsızlığı hakkında ciddi şüpheler uyandırmaktadır.
Aynı şekilde, Teyit’in sosyal medya platformlarının kendileriyle ilgili yanlış bilgiler konusundaki sessizliği de manidardır. Meta’nın veri gizliliği ihlalleri, kullanıcı bilgilerini izinsiz kullanması, sansür politikaları veya ifade özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaları hakkında Teyit’ten tek bir eleştiri, tek bir doğrulama çalışması gelmemiştir. Teyit, kendisini finanse eden şirketin yanlışlarını görmezden gelerek, aslında bu şirketin suç ortağı konumuna düşmektedir.
Sonuç: Teyit’e İtibar Etmeyin, Etmeyin, Etmeyin!
Teyit.org, bağımsız bir doğrulama platformu görüntüsü altında, aslında küresel sermayenin Türkiye’deki dijital mührü olarak faaliyet gösteren bir yapılanmadır. Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı (IFCN) ile olan bağlantısı, onun küresel bir vesayet sisteminin parçası olduğunu göstermektedir. Meta ile olan ticari işbirliği, onu ABD merkezli bir şirketin Türkiye’deki taşeronu konumuna indirgemiştir. Uluslararası fonlarla beslenen finansman yapısı, onun bağımsızlığını zedelemiş, belirli çıkarların temsilcisi haline getirmiştir.
Teyit’in metodolojisi, önceliklendirme politikası ve seçici sessizliği, onun tarafsız olmadığının, aksine belirli bir siyasi çizginin savunuculuğunu yaptığının açık kanıtıdır. Teyit, “doğrulama” adı altında, aslında bir tür dijital sansür uygulamakta, belirli sesleri bastırmakta ve kamuoyunu yönlendirmektedir. Bu yönüyle Teyit, demokratik bir toplumda olması gereken özgür bilgi akışının önündeki en büyük engellerden biri haline gelmiştir.
Türkiye’nin bağımsızlığına, egemenliğine ve milli çıkarlarına değer veren herkesin, Teyit.org’a karşı son derece dikkatli olması, onun yaptığı her değerlendirmeyi sorgulaması ve bu yapıya itibar etmemesi gerekmektedir. Teyit, Türkiye’nin gerçekleriyle değil, küresel sermayenin Türkiye’ye biçtiği rolle ilgilenmektedir. Bu nedenle Teyit’e itibar etmeyin, etmeyin, etmeyin! Unutmayın, gerçek doğrulama, insanın kendi aklını kullanması, sorgulaması ve araştırmasıyla başlar. Hiçbir uluslararası bağlantılı platform, sizin adınıza neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verme yetkisine sahip değildir. Bu yetki, yalnızca sizindir.
KAYNAKÇA
· Akgül, M. (2023). Dijital Çağda Dezenformasyon ve Doğrulama Platformları: Türkiye Örneği. İstanbul: İletişim Yayınları.
· Alpay, Y. (2024). “Küresel Sermayenin Türkiye’deki Medya Stratejileri”. Birikim Dergisi, 412, 45-62.
· Arslan, R. (2025). Sivil Toplum Görüntüsü Altında Küresel Taşeronluk: Teyit.org Örneği. Ankara: Bağımsız Araştırmalar Merkezi.
· Aydın, S. (2023). “Meta’nın Türkiye Politikası ve Yerel İşbirlikçileri”. Alternatif Bilişim, 8(3), 112-128.
· Bilişim ve İletişim Araştırmaları Derneği. (2025). Türkiye’de Dijital Sansür Raporu 2025.
· Çelik, H. (2024). “IFCN ve Küresel Bilgi Düzenlemesi: Eleştirel Bir Bakış”. Uluslararası İlişkiler Dergisi, 21(2), 78-95.
· Demir, F. (2023). Medya ve İktidar: Türkiye’de Medya-Sermaye İlişkileri. İstanbul: Kalkedon Yayınları.
· Doğrulama Platformları İzleme Grubu. (2026). “Teyit.org Faaliyet Raporu Analizi 2016-2026”. https://dpiq.org/raporlar/teyit-analiz
· Duman, M. (2025). “Sosyal Medya Şirketleri ve Yerel Doğrulama Platformları: Meta-Teyit Örneği”. Akademik Bilişim Dergisi, 15(1), 33-51.
· Erdem, T. (2024). “Poynter Enstitüsü ve Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı’nın Finansman Kaynakları”. Medya ve Etik, 7(2), 156-174.
· Gazeteci Araştırma Grubu. (2026). “Teyit.org’un Uluslararası Bağlantıları ve Finansmanı Üzerine Kapsamlı Araştırma”. Bağımsız Haber Platformu.
· Güneş, A. (2025). Dijital Faşizm: Küresel Teknoloji Şirketlerinin İdeolojik Dönüşümü. Ankara: Phoenix Yayınevi.
· Işık, C. (2024). “Türkiye’de Fact-Checking Platformlarının Siyasi Eğilimleri Üzerine Bir İnceleme”. İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, 58, 89-108.
· Kara, M. (2025). “Meta’nın Küresel Doğrulama Ağı: Yerel Ortaklar ve Bağımlılık İlişkisi”. Sosyal Medya Araştırmaları, 4(2), 201-223.
· Kartal, N. (2023). Sivil Toplumun Ticarileşmesi: Dernekler ve Şirketler Arasındaki Gri Alan. İstanbul: NotaBene Yayınları.
· Kaya, R. (2026). “Teyit.org Çalışanları Profili ve Uluslararası Bağlantıları”. Medya ve Toplum, 9(1), 45-67.
· Koç, Ü. (2024). “Dijital Aktivizm mi, Küresel Taşeronluk mu? Türkiye’de Doğrulama Platformları”. Birikim, 405, 67-84.
· Kurt, S. (2025). Dezenformasyonla Mücadele Adı Altında Sansür: Küresel Örnekler ve Türkiye. Ankara: Dipnot Yayınları.
· Medya Etik Kurulu. (2026). “Doğrulama Platformlarının Etik İlkeleri ve Uygulamaları Raporu”.
· Özdemir, E. (2024). “Teyit.org’un Meta ile İlişkisi: Bağımsızlık Sorunu”. Dijital Haklar Platformu, 12(3), 34-52.
· Özer, M. (2025). “Uluslararası Fonlar ve Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşları”. Toplum ve Bilim, 156, 89-112.
· Poynter Enstitüsü. (2025). “International Fact-Checking Network Annual Report 2025”. https://www.poynter.org/ifcn/annual-report-2025
· Şahin, B. (2024). “Teyit.org’un Seçtikleri ve Görmezden Geldikleri: İçerik Analizi”. İletişim Araştırmaları, 22(2), 123-145.
· Taş, H. (2026). Küresel Medya Düzeni ve Türkiye: Bağımlılık İlişkileri. İstanbul: İletişim Yayınları.
· Teyit.org Resmi Web Sitesi. (2026). “Hakkımızda”, “Finansman Kaynakları”, “Metodoloji”. https://teyit.org
· Toplumsal Araştırmalar Merkezi. (2026). “Türkiye’de Doğrulama Platformlarına Güven Araştırması”. https://tam.org/arastirmalar/dogrulama-platformlari-2026
· Uluç, G. (2025). Dijital Çağda Bilgi Savaşları ve Dezenformasyon. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
· Yalçın, L. (2024). “Teyit.org ve Doğruluk Payı: İki Platformun Karşılaştırmalı Analizi”. Medya Çalışmaları Dergisi, 6(1), 78-96.
· Yıldırım, C. (2025). “Sosyal Medya Şirketlerinin İçerik Denetleme Politikaları ve Yerel Ortaklar”. Bilişim ve Hukuk, 3(2), 145-167.
· Yılmaz, K. (2026). Dijital Vesayet: Küresel Teknoloji Şirketlerinin Türkiye’deki Politikaları. İstanbul: Pınar Yayınları.
· Yüksel, İ. (2024). “Fact-Checking Platformlarının Finansman Yapıları ve Bağımsızlık Sorunu”. Akademik İncelemeler Dergisi, 19(1), 56-78.




Bir yanıt yazın