Türkiye, turizmde avantaj kaybediyor…

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Turizm yapmak eskisi kadar kolay değil. Daha önce bu kadar rakibimiz yoktu. Rahattık. Şimdi Mısır, Çin ve Vietnam turist kapma yarışına girdi. Elimizdekilere sahip çıkalım. İspanya ve İtalya yenilikler peşinde. Yeni Pazar arayışlarında kıyasıya çekişiyorlar.

Elimizin altındaki avantajlarımızı kaybetmeyelim. Geri gelmiyor. Şimdi, otelleri dolduramıyoruz. Doluluk oranları düştü. Turist daha az geliyor.

Türkiye, ana rakiplerine oranla, kaynak pazarlarına daha uzak bir destinasyondur. Yabancı bir turistin Türkiye tatilinde geçirdiği geceleme süresinin rakiplerine oranla daha yüksek olması bu yüzden doğaldır. Ama son yıllarda- özellikle Covid ve sonrası- kısa tatiller ciddi oranda arttı. Tatil tercihlerinde, yakınlara gitme eğilimi de arttı.

Rekor haberleriyle duyurulan 63,9 milyon “turist” sayısı, özellikle konaklama sektörünü pek de memnun etmedi. Çünkü 2025’te hem turist sayısı artmadı hem de doluluklar düştü. Daha da önemlisi ortalama kalış da düştü. İç pazar gecelemelerindeki artış olmasa daha kötü bir tablo ortaya çıkacaktı.

Ancak ülkeler bu süreci farklı deneyimledi.

Türkiye, yabancılarda 2019 döneminde ortalama 3,66 gece kalış süresine (OKS) ulaşarak tepe noktaya çıkmıştı. 2020’de 3,05 gece, 2021’de 3,09, 2022’de 3,11 gece ve 2023’te 3,07 geceye düşmüştü. İşlerin yeniden canlandığı ve düştüğü 2024 ve 2025’te 3,19 geceye geldi. Yani, 2019’a göre ortalama kalış süresi % 12-13 bandında gerilemişti.

Türkiye’nin 3,20 gece olduğu 2025 yılı verilerine bakılınca rakiplerden Yunanistan 4,72 gece, İspanya 4,12 gece, Hırvatistan 4,9 gece, İtalya 3,55 gece ve gecelemede iç pazarın baskın olduğu Fransa 2,55 geceye ulaştı.

Yani Türkiye, kaynak pazarlara uzak olmanın avantajını kısmen kaybederken, rakipler yakın olmanın avantajını kısmen iyi kullandı denebilir.

Diğer yandan Eurostat’a göre 2024’te rakipler ucuzlarken veya az bir artış gösterirken, Türkiye için % 11 olan pahalılaşma seyahatte dikkatleri, geçmişe göre daha pahalı hale gelen (görece hala ucuz olmasına rağmen) ülkemize yöneltti. Bu açıdan da eski popülerlik hasar görmüştür.

Diğer önemli değişim de, 1990’lardan beri açık ara önde olduğumuz insan kaynaklarındaki memnuniyetin aşınmış olması. 

2026’da iyi bir sezon beklemek hakkımız ama bunun için ne yapıldı? Cevabınız “Hiçbir şeyse” 2026 yılı da 2025 gibi olacaktır demektir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar