Yalnızca KUR’AN;
ve
KUR’AN ile
TEK TANRI-ALLAH inancı!!!
(Şûra,8)”Allah dileseydi
bütün insanları tevhit inancını
benimsemiş tek bir millet yapardı.
Allah, insana özgür irâde vermiş ve uyarıcı elçiler göndererek onu,
dilediği inanç ve
hayat tarzını seçme konusunda
serbest bırakmıştır.”
Tüm dünyada
İNANÇ
tertemiz kalsın,
aracısız
tertemiz yaşansın diye VAR;
TANRI tarafından indirilen
son Kitabı KUR’AN
ve de
KUR’AN’ın savunduğu,
evrensel insani, ahlâkî
ilkelerini verdiği
yaşam sistemi İSLAM.
Yaşam;
‘din(!)’ alanı ve
‘seküler(!)’ alan gibi
insan ayrımı parçalı değil;
KUR’AN’da
adını TANRI’nın koyduğu
İSLAM yaşam sistemi;
kendi içinde doğal,
muhteşem, müthiş bir akışı olan
sistemli, planlı,
evrensel yasalarıyla
inanan-inanmayan farketmeden insanların özgür seçimlerine dayanan bir bütünlük!
(Fetih,28)”Gerçek tevhit dinini
bütün yönleriyle ortaya çıkarmak, ortak koşucuların ve
atalarının uydurdukları
tüm uyduruk dinlere
üstün kılması için,
Allah, elçisini
doğru yol rehberi Kur’an ve
gerçek-hak din İslam ile gönderdi.”
(Âli İmran,3)”Allah, gerçeği içeren-önceki çağların Vahiylerinden doğru namına ne kalmışsa sürdüren Kur’an’ı, önceki kitapları(n asıllarını) tasdik edici olarak sana indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için
Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti.”
(Bakara,41)”Elinizdeki Tevrat’ın aslını doğrulayıcı nitelikte indirdiğim
Vahye-Kur’an’a inanın.
KUR’AN’a karşı çıkanların -inanmayanların öncüleri olmayın!
(Tevbe,33)”Ortak koşucu din adamları çabalasalarda-
müşriklerin hoşuna gitmese de
gerçek tevhit dinini
bütün yönleriyle ortaya çıkarmak için elçisini
hak din İslam ve
doğru yol rehberi olan Kur’an ile gönderen Allah’tır.”
(Bakara,255)”Allah,
O’ndan başka tanrı yoktur.”
(İhlas,4)”Hiçbir şey,
(hiçbir konuda)Allah’ın dengi ve
benzeri-O’na denk, benzer değildir.”
İnanç pazarlayıcı, satıcılar
TEK ilah olan TANRI’yı
ilahiliğinden uzaklaştırıp
insanlaştırmış!
TANRI’yı
insan gibi düşünüyor,
insan gibi zannediyorlar!

TANRI’nın insan gibi
oğlu olabileceği
(Hıristiyanların iddiası)
TANRI’nın ortağı olabileceği,
peygamber hadisi, sünneti,
ilahî aşk gibi
(diyanet, tarikat, tasavvuf iddiaları)
tüm şirk dinlerinin
kul-insan söylemleriyle
TANRI’yı
insan gibi tanıyor, biliyorlar!?
(Zümer, 67)”Allah hakkında doğru bir anlayışa sahip değiller-
Allah’ı, yüceliğine-kadrine-şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar-bilemediler.”
TANRI’nın oğlu YOKTUR!
(Yunus,68,69)”Ortak koşanlar:
‘Allah, çocuk edindi’ dediler. Hâşâ-asla!
Allah kendisine yakışmayan niteliklerden-ortak koştukları şeylerden çok uzaktır.
Zira O’nun hiç kimseye ve
hiçbir şeye-Allah’ın, hiçbir ortağa ve çocuğa ihtiyacı yoktur.
Göklerde ve yerde ne varsa
hepsi Allah’ındır.
‘Allah bunları çocuk edindi’ dedikleriniz konusunda
elinizde hiçbir (aklî ve naklî)deliliniz-kanıt yoktur.
(O halde) nasıl oluyor da
Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz-uyduruyorsunuz?
Allah hakkında yalan uydurup
iftira edenler(asla)-kesinlikle kurtuluşa eremezler.”
(Furkan,2)”Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca Allah’a aittir.
Allah hiç çocuk edinmemiştir. Egemenlikte-yönetiminde
O’nun ortağı yoktur.
Her şeyi yaratan, işleyiş ve
en hassas ölçülerle varoluş yasalarını belirleyen O’dur.”
TANRI’nın ortağı OLMAZ!
(En’am,163)”Allah’ın ortağı yoktur!
Bana söylenen budur ve
ben Müslümanların öncüsüyüm.”
İnsanlar,
peygamber, imam, papaz, rahip, haham, guru, lama, şeyh, şıh gibi
‘din(!)’ ve
patron, başkan, reis, parti lideri gibi
‘seküler(!)’ alanlarda
kendi gibi yaratılmış
kulları-insanları ilah ya da
yedek ilah ediniyorlar.
(Furkan,55)”Allah’ın yanı sıra kendilerine bir yararı da zararı da olmayan birtakım varlıkları,
mutlak itaat makamına yücelterek,
ilah edinerek tapıyor ve
kulluk ediyorlar!”
KUR’AN, insanoğlunun
arzularını, mal, servet, para, evlat gibi dünya nimetlerini de
ilah edinerek,
TANRI-ALLAH’a
ortak-şirk koşabileceğinin ‘UYARI’sını yapıyor!
(Câsiye,23)”Kendisinin ilahı olarak kendi duygu ve arzusunu almış kişiyi gördün mü?”
(Münafikun,9)”Ey inananlar!
Mallarınız-paralarınız ve çocuklarınız sizi
Allah’ın öğütleri-
Allah’ın Zikri olan Kur’an’dan alıkoymasın.”
(İnsan,29,30)”Kur’an size bir öğüt ve uyarıdır-hatırlatıcı, düşündürücüdürl
İsteyen Tanrı’nın yolunu tutar.
Allah bu Kuran’ı indirerek
öğüt almanızı dilemiş
siz de Kur’an’a yönelirseniz
Allah’ın dileğini
yerine getirmiş olursunuz.
Çünkü Allah, her şeyi bilendir ve
her hükmü doğru olandır.”
(Necm,4)”O parça parça gelen Kur’an ayetlerini
Muhammed uydurmadı.
Onlar Allah tarafından bildirilen
bir Vahiydir.”
(Müzzemmil,20)”Vaktiniz elverdikçe,
Kur’an’ı anlayarak okuyun.
Vaktiniz elverdikçe,
Kur’an’ı düşünerek okuyun.”
(Hud,1,2)”Bu-Kur’an, Allah’tan başkasına kul olmayasınız-
ortaklar edinmeyesiniz diye,
her şeyden haberdar olan,
her hükmünde doğru karar veren Allah tarafından
ayetleri kolaylaştırılmış,
sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.
Ben ise
Allah’ın görevlenderdiği
sadece bir uyarıcı ve müjdeciyim.”
(Neml,6)”Ey Muhammed!
Hiç şüphe yok ki Kur’an sana,
her hükmü doğru olan-bilge ve
her şeyi bilen-âlim olan
Allah’tan ulaştırılmaktadır.”
(Saff,9)”Rivayetleri din yapan ortak koşucular hoşlanmasa da,
Allah elçisini-Muhammed’i
doğru yol rehberi Kur’an ve
gerçek-hak din İslam ile gönderdi ki
ortak koşucuların
ağızlarıyla uydurdukları
tüm uyduruk dinlerden,
Allah’ın gerçek tevhit dininin
bütün yönleriyle
üstün olduğunu bildirsin diye.”
(Neml,79,80,81)”Ey Muhammed!
Sen sadece Allah’a dayanıp güven!
Çünkü sen, doğruluğu apaçık ve
kesin bir gerçeği-
Kur’an’ı izlemektesin.
Sen, ölülere duyuramazsın,
bir de bu davete sırtını dönen sağırlara da çağrıyı işittiremezsin. Sen, gerçeklere
gözlerini kapatıp körleşenleri saptıkları yoldan çevirip
doğru yola getiremezsin.
Sen, ayetlerimize inananlara duyabilirsin; ancak onlar
anlattığın gerçeği kabul ederler.”
(Kasas,56)”Ey Muhammed! Şüphesiz ki sen, sevdiğin-istediğin herkesi
doğru yola yöneltemezsin.
Allah, isteyeni doğru yola iletir.”
(En’am,33)”Ey Peygamber!
O zalimler, aslında seni yalanlamıyor,
gerçekte onlar Kur’an’ı-
Allah’ın ayetlerini reddediyorlar.”
(Nahl,64)”Biz sana bu kitabı-
Kur’an’ı, indirdik ki
ortak koşucuların
anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin ve
inanıp güvenen toplumlara da
yol gösterici-rehber ve
rahmet olsun.”
(Mâide,99)”Elçinin görevi
sadece apaçık tebliğdir-
duyurmaktır.”
(En’am,50)”Ey Peygamber! De ki: ‘Ben size, Allah’ın hazineleri benim elimde demiyorum.
Gaybı-gizlilikleri de (gelecekte neler olup biteceğini) bilmiyorum.
Size, meleğim-kralım da demiyorum.
Ben, ancak bana vahyedilen
Kur’an’a uyuyorum.’ ”
(Sebe,50)”De ki, ‘Ben saparsam
kendi kusurumdandır,
doğru yola girmişsem bu da
Rabbimin bana vahyettiği
Kur’an sayesindedir.’ ”
(En’am,131)”Gerçek şu ki;
Rabbin uyarmadan
toplumları yok ederek
haksızlık etmez.
Rabbin bütün toplumları;
neden, hangi suçlardan
yok edilecekleri konusunda
mutlaka bilgilendirir.”
KUR’AN DİN’in direğiyken;
‘namaz dinin direği’
yalanını söyleyenler;
KUR’AN’ın SALÂT’ını
KUR’AN’da hiç geçmeyen
Farsça namaz kelimesine
hapsedip, kilitleyip
namaza taptırıyorlar!
Hemen hemen tüm
KUR’AN çevirilerinde;
‘namazı kılın, zekatı verin’
anlamı verilen
SALÂT, SALÂTI ikâme etmek;
aşağıdaki Ayetlerde
‘SALÂT’ın
kök, gerçek anlamları
Türkçe karşılıkları ile verilmiştir.
(Maun,4,5)”Yazıklar olsun böyle musallilere-böyle kimselerin
Vahyi öğrenmelerine.
Onlar salâtlarından-
-öğrendikleri VAHYİN
ne dediğinden habersizdirler.”
(Fâtır,29)”Allah’ın Kitabını
anlayarak okuyanlar,
salâtı ikâme edenler-
-okuyup anladıklarını uygulayanlar,
rızklandırdığımızdan gizli ve açık yoksullara verenler,
asla kesilmeyecek
kazanç umabilirler.”
(Meryem,59)”Salâtı-
-Vahyi terk ettiler-
hayatlarından çıkarıp attılar.
Ve şehvetlerine uydular.”
(Neml,3)”O inananlar ki,
salâtı ikâme ederler, zekâtı verirler-
-bu ayetleri okuyup uygularlar, şirkten arınırlar-
-VAHYİ hayatlarına hâkim kılar ve
ARINMIŞlığa ulaşırlar.”
(Lokman,17)”Salâtı ikâme et-
-Vahyi hayatına hâkim kıl-
çok çalış ve
herkesin kabul edeceği
ortak değerleri öğütle,
hiç kimsenin onaylamayacağı
kötülüklerden vazgeçirmeye çalış ve
başına gelecek her türlü zorluğa karşı göğsünü siper et-
-azimli, kararlı ol!”
(Rum,31)”Ortağı olmayan Allah’a yönelin ve hepiniz O’na saygılı olun,
salâtı ikâme edin-
-Allah’ın dosdoğru dinine bağlanın
-Vahyi hayatınıza hâkim kılın ve
müşriklerden-
-ortak koşanlardan olmayın.”
(Ankebut,45)”Kitap’tan sana Vahyedileni oku,
salâtı ikâme et-
-Vahyi iyice kavra-
-Vahyi hayatına hâkim kıl.
Salâtı ikâme etmek-
-Vahyi-Kur’an’ı anlayarak
sürekli okumak-
-Vahiy her türlü çirkin işlerden ve
kötülüklerden alıkoyar.
Allah ile bağlantıyı ve
O’nu hiç hatırdan
çıkarmamayı sağlamış olur-
-Allah’ın Vahyi en yücedir.”
(Bakara,110)”Salâtı ikâme edin, zekâtı yapın-
-Vahyi hayatınıza hâkim kılın ve
arınmışlığa ulaşın-
-çok çalışın ve karşılıksız
sosyal yardımlarınızı yapın.”
(Beyyine,5)”Dini sadece
Allah’a ait kılan,
O’na hiçbir şeyi
ortak koşmayanlar olarak,
yalnızca Allah’a tapmalarını,
salâtı ikâme etmelerini,
zekâtı yapmalarını-
-Vahyi hayatlarına hâkim kılıp,
arınmışlığa ulaşmalarını istemiştik.
İşte dosdoğru din buydu.”
(Nur,56)”Salâtı ikâme edin,
zekâtı yapın-
-Vahiy ile bağlantıyı kesmeyin ve
onunla arının-
-Vahyi hayatınıza hâkim kılın ve
arınmışlığa ulaşın.”
(Mâide,12)”Eğer salâtı ikâme eder, zekâtı yaparsanız-
-Vahyi hayatınıza hâkim kılar ve
arınmışlığa ulaşırsanız,
elçilerime inanır,
onlara saygılı olursanız ve
böylece Allah’a borcunuzu
güzel şekilde ödersiniz.”
(Necm,39)”İnsan için,
sadece kendi çabasının karşılığı,
ancak çalıştığı vardır.”
(İnşirah,5)”Zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık-
muhakkak ki her güçlükle beraber
bir kolaylık vardır.”
(Talak,7)”Allah,
her güçlük-darlık-zorluk ve
sıkıntının ardından
mutlaka bir genişlik ve
kolaylık yaratacaktır.”
TANRI’ya inanmayı seçen;
inandığı, güvendiği
TANRI’sının Kitabı
KUR’AN’ı;
TANRI’yı anlamak,
yaşam sistemi İslam’ı tanımak,
ahlâkî ilkelerini öğrenmek,
uygulamak için okur.
KUR’AN okumanın da
KUR’AN’a göre tek şartı var.
(Nahl,98)”Kur’an okuyacağın zaman, her türlü kötü düşünceden, önyargıdan ve
şeytan ayartmalarından
Allah’a sığın!”
(** ‘şeytan’;
haktan uzak olan,
hakka ve akla aykırı hareket eden her türlü kişi, güç, kurum ortak adı.
-Halk arasında kabul görmüş
şeytanla hiç ilgisi yok.Hakkı Yılmaz)
Tertemiz bir zihinle KUR’AN’ı oku!
(Mü’min,56)”Kur’an aleyhinde atıp tutanların, bilimsel bir dayanakları yoktur-Allah’ın ayetlerine karşı çıkanların içlerinde hiçbir zaman
tatmin edemeyecekleri
bir üstünlük tutkusu-küstahça bir kibir-
kendini beğenmişlik-
asla ulaşamayacakları
bir büyüklüğün kuruntusu vardır.”
(Nisa,174)”Ey insanlar!
Rabbinizden size bir KANIT geldi,
her şeyi aydınlatıcı bir nûr-
apaçık bir ışık olarak
Kur’an’ı indirdik.”
(Târık,1-3)”Düşün, ey insan:
Şu uçsuz bucaksız gökyüzüne ve
Târık’a andolsun!
Bilir misin, nedir bu Târık?
O Kur’an,
bilimin ışığı ile
cehaletin karanlığını yok eden
parlak bir yıldızdır.”




Bir yanıt yazın