Dünyanın en güçlü pasaportu açıklandı. Singapor en güçlü pasaporta sahip, Onu Japonya izliyor. Şimdi merak ediyorsunuz değil mi? Türk pasaportu ne durumda diye? Sizi fazla bekletmeyelim:
Türkiye, 2026 endeksinde 46. sırada yer aldı. Türk pasaportu sahipleri 113 ülkeye vizesiz, kapıda vize veya elektronik seyahat izni (eTA) ile seyahat edebiliyor. Bu rakam, 2025’teki 111 ülke erişiminden iki ülke artış anlamına geliyor. Türkiye, Katar’ın bir basamak önünde, Güney Afrika’nın ise üzerinde konumlanarak geçen yıla göre sıralamasını korudu.
Dünyanın en prestijli pasaport sıralamalarından biri olan Henley Passport Index, 2026 yılı verilerini açıkladı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) Timatic verileri temel alınarak hazırlanan endeks, pasaportların vizesiz veya varışta vizeyle erişebildiği ülke sayısına göre belirleniyor. Bu yılın sonuçları, küresel seyahat özgürlüğündeki dengelerin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.
Listenin zirvesinde Singapur, 192 ülkeye vizesiz veya kapıda vizeyle erişim imkânı sağlayarak liderliğini korudu. Onu 188 ülke ile Japonya takip ediyor. Avrupa ülkeleri ise ilk 10’da güçlü varlıklarını sürdürüyor; Danimarka, Lüksemburg, İspanya, İsveç ve İsviçre 186 ülke ile üçüncü sırada yer aldı.
İlk 10 sıralaması şöyle:
- Singapur – 192 ülke
- Japonya – 188 ülke
- Danimarka, Lüksemburg, İspanya, İsveç, İsviçre – 186 ülke
- Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, İtalya ve diğerleri – 185 ülke
… - ABD – 179 ülke
2025 yılında Singapur yine zirvedeydi ancak 190 ülkeye erişim sağlıyordu; bu yıl iki ülke daha eklenerek liderliğini pekiştirdi. Japonya ise geçen yıl 187 ülke ile ikinci sıradayken, bu yıl bir ülke daha ekledi. ABD’nin 180 ülke olan erişim sayısı ise bu yıl 179’a geriledi.
İngiltere toparlanıyor.
2025, İngiltere kaynak pazarından umutlu olan tüm destinasyonlar için hayal kırıklıklarıyla dolu bir yıl oldu.
Ekonomik sorunlar, tüketicilerin seyahat dahil zorunlu harcamalarını kısmasını beraberinde getirdi.
İspanya, Tunus gibi İngiltere’nin başlıca destinasyonları, pazardan bekledikleri büyümeyi bulamadılar.
Buna karşılık Türkiye, umutlu başladığı 2025 yılını, İngiliz turistlerde yüzde 4 kayıpla tamamladı. Bu düşüşten en çok Muğla ve İzmir bölgesi etkilendi. Antalya’da da düşüş yüzde 1 olarak gerçekleşti.
Türkiye’deki yüksek fiyat artışları, özellikle yeme-içme sektöründe, İngiliz basınında olumsuz haberlerle yer alarak ülkenin pahalı bir destinasyon olduğu algısını güçlendirdi.
2025 için başlangıçta umut verici olan erken rezervasyonlar, otellerin ve havayolu şirketlerinin fiyatları artırması veya erken rezervasyon dönemlerini uzatmaması nedeniyle Ocak’tan sonra sert düşüş yaşadı.
Mısır, Tunus, Fas, Arnavutluk ve Yunanistan uygun fiyatlı alternatifler sundular Türkiye bazı bölgelerde İspanya’dan daha pahalı hale geldi.
Mısır tek seferlik ziyaretler için cazipken, Türkiye tekrarlayan tatillerde tercih ediliyor. Türkiye, İngiltere için Almanya gibi geleneksel bir destinasyon konumunda ve yaz satışlarında Mısır ile başa baş gidiyor.
Türkiye’nin İngiltere pazarında 2026’da %7-8’lik bir artışla toparlanması bekleniyor.
Omuz sezonuna (Eylül-Kasım) olan ilgi artıyor; aileler okul ara tatillerini değerlendiriyor.
Analiz ‘İngiltere erken rezervasyonla bilinen bir pazar olduğundan, 2026 başında rezervasyon eğilimlerini yeniden değerlendirmek gerekiyor.’ diye tamamlanmıştı.
Barclays’ten umut verici çıkış: Tüketici güveni toparlanırken, Aralık ayında harcama artışında Barclays sıralamasında seyahat acenteleri zirveye oynadı.
İngiltere pazarından 2026 için ilk umut verici haber Barclays aylık Tüketici Harcamaları Raporu’ndan geldi.
ttg’de yayınlanan habere göre tüketici güveninin toparlanma işaretleri göstermesiyle birlikte, seyahat acenteleri aralık ayında Barclays kart kullanıcıları arasında tüm sektörler içinde en yüksek ikinci tüketici harcaması artışını kaydetti. Bu tablo, geçen ay genel tüketici kart harcamalarında düşüş yaşanmasına rağmen ortaya çıktı.
Rapora göre tüketici güveninde toparlanma işaretleri görüldü. Hanehalkı mali durumuna duyulan güven %66’ya yükseldi (Kasım’da %64, Ekim’de %63’tü), ancak bu oran hâlâ 2025 ortalaması olan %70’in altında kaldı.
Benzer şekilde, tüketicilerin iş güvencelerine ve zorunlu olmayan harcamalar yapabilme becerilerine olan güveni de aylık bazda üçer puan artarak sırasıyla %46 ve %55 seviyelerine çıktı. Birleşik Krallık ekonomisine duyulan güven ise Ekim ve Kasım aylarında %22’de kalmasının ardından %24’e yükseldi.
Barclays Birleşik Krallık Başekonomisti Jack Meaning şu değerlendirmede bulundu:
“Bu rakamlar, 2025 yılının geçen yıl boyunca gördüğümüz yavaşlamanın ardından sönük bir şekilde sona erdiğini gösteriyor. Ancak 2026’nın ilk yarısında enflasyonun belirgin biçimde düşmesini ve faiz oranlarında ek gevşeme yaşanmasını bekliyoruz. Bu gelişmeler tüketicilere nefes aldırarak reel harcama gücünü yeniden açığa çıkaracaktır. Eğer yeni yıl sonrasında görülen bu temkinli güven artışı kalıcı olursa, Birleşik Krallık’taki ekonomik faaliyet yıl ilerledikçe güçlenebilir.”




Bir yanıt yazın