Amerikalı kardeşlerim,
lütfen rahatsız olmayın ama küçük bir ricamız var:
Bu zulmü normalleştirmeyin.
Bir devlet kurumu, mahkeme zahmetine bile girmeden bir insanı katlediyorsa ve siz hâlâ “ama prosedür?” diye soruyorsanız, demokrasiyi Anayasa müzesinde sergileyebilirsiniz. Çünkü yaşayan bir şey olmaktan çoktan çıkmıştır.
Üç çocuğu annesiz kalan bir ülkede “ulusal güvenlik” masalı anlatmak biraz ayıp kaçıyor. Ama sorun değil, alışkınız: Önce öldürülür, sonra “inceleme başlatıldı” denir, ardından herkes rahatlar. Rahat olmayanlar mı? Onlar zaten istatistik.
Sanmayın ki mesele sadece Minneapolis.
Hayır hayır, bu çok daha geniş bir gösteri.
Bu, “bana dokunmayan yılan” konseptinin federal bütçeyle sahnelenmiş hâli.
Ve hayır, bu bir protesto çağrısı değil.
Bu bir vicdan testidir.
Katılmak zorunda değilsiniz; sadece insan olmanız yeterli.
İsterseniz şunları deneyebilirsiniz (çok radikal değiller, korkmayın):
• Hukukun üstünlüğü çiğnendiğinde “ama onlar devlet” dememeyi
• Federal yetkililerden hesap sormanın vatan hainliği olmadığını hatırlamayı
• Barışçıl ama kararlı bir sesin, sessizlikten daha az tehlikeli olduğunu fark etmeyi
Merak etmeyin, kimse sizden devrim istemiyor.
Sadece şunu soran insanlar olmanızı istiyoruz:
“Bu kime yapılabilir?” değil, “Bu nasıl yapılabilir?”
Unutmayın:
Gerçek demokrasi, dört yılda bir oy verip geri kalan zamanda başınızı eğmek değildir.
Gerçek demokrasi, adalet yerle bir edildiğinde “ben ayaktayım” diyebilmektir.
Ayağa kalkmak sandığınız kadar yorucu değil.
Ama yere bakarak yaşamak, bir süre sonra alışkanlık yapar.
Seçim sizin !



Bir yanıt yazın