Vietnam yükselişte ve rakiplerimizden biri oldu. Elimizdeki birçok turisti kaptırdık.
Türkiye Kazakistan’da Vietnam nedeniyle geriye düştü. Vietnam’ın hem yaz hem de kış döneminde Türkiye’ye alternatif destinasyonları bulunuyor. Türkiye’nin Kazakistan pazarında yaşadığı kaybın en büyük nedeni Vietnam diyebiliriz.
Türkiye erken rezervasyonda önde. Otellerde doluluk artıyor. Erken rezervasyonlarda yüzde 100’e yakın artış var. Türkiye’nin önünü tıkıyamıyorlar.
2026 beklentilerini açıklayan Sancar, şunları söyledi:
“2026 için Antalya’ya 4,5 milyon civarında Rus turist bekleniyor. 500-600 bin de Bodrum ve Dalaman’a bekleniyor. Bir milyon da İstanbul’a getiriyoruz. Yani toplamda 7 milyonluk bir Rus ziyaretçi akışı bekliyoruz. 2026’nın ise 6,5 milyonla kapatılacağı öngörülüyor.”.
Ancak tur operatörlerinin aşırı koltuk planlaması nedeniyle bu yıl Kazakistan’da büyük kayıplar yaşadığına işaret eden PEGAS BDT Koordinatörü, şu bilgileri paylaştı:
“Sezon içinde Antalya’ya 450 bin koltuk planlanmıştı. Buna karşın gerçekleşen sayı 350 bin. Hava yolları iptal edilen 100 bin koltuğun yüzde 10’unu cezasız bir şekilde iptal edebiliyor. Ama geri kalanı için bir ‘no-show’ cezası ödüyorsunuz. Çok büyük zararlar oldu. Bu sene bütün tur operatörlerinin en fazla zarar ettiği yer Kazakistan oldu. Bu nedenle tur operatörleri 2026 için Kazakistan’da Türkiye’ye daha temkinli planlama yapıyorlar ve toplam koltuk sayısını 350 bin olarak planlıyorlar.
Kazakistan’da bunların yaşanmasının en büyük nedeni, alternatif destinasyonların daha aktif şekilde burada kendini pazarlaması. Özellikle Vietnam’ın hem yaz hem de kış döneminde Türkiye’ye alternatif destinasyonları var. Oraya ilk olarak PEGAS ve ANEX girdi ve orada otel yatırımları da var. Ancak sonradan diğer tur operatörleri ile hava yolu şirketlerinin girmesiyle bir dengesizlik oluştu. Bu nedenle Türkiye’nin Kazakistan pazarında yaşadığı kaybın en büyük nedeni Vietnam diyebiliriz.
Bunun nedeni de Türkiye’deki enflasyon, fiyatların yüksekliği ve arz-talep dengesizliği ile Kazakistan’ın Asya’daki destinasyonlara uçuş mesafesinin kısa olması.”
Öte taraftan Rus bayraklı hava yolu şirketlerini rahatlatan gelişmeler yaşandığını kaydeden Sancar, yaptırımlar nedeniyle Rusya’nın ülkedeki uçakları kendi tesciline almasıyla uçakların çift tescilli hale geldiğini ve bu nedenle bu uçakların sadece Rusya içinde uçabildiğini hatırlattı. Ancak şimdi bu sorunun çözüldüğünü anlatan Sancar, “Son dönemde bu kaldırıldığı için Rus hava yolları da bu uçakları satın alarak çift tescilli durumdan çıkarıp uluslararası uçulabilir hale getirdiler. Başlar başlamaz da Rus hava yolları Mısır, Tayland, Küba, Venezuela gibi ülkelere uçmaya başladılar” dedi.
Orhan Sancar, Rusya pazarında Türkiye aleyhine oluşan yeni duruma da dikkat çekiyor. Türkiye’nin pandemi ile başlayıp, yaptırımlarla hızlanan bir şekilde Rusya pazarında alternatifsiz bir turizm destinasyonu haline geldiğini ifade eden Sancar, şu uyarılarda bulundu:
“Rusya’da alternatifsiz bir destinasyon olduğumuz için turist sayısını da elimizde tutuyorduk. Ama özellikle son 6 aydır Rus hava yolu şirketlerinin diğer ülkelere uçma durumu ortaya çıkınca Vietnam, Tayland, Mısır gibi uçuş seçeneklerini de değerlendirmeye başladılar. Zaten BAE’li hava yolu şirketleri Rusya-Dubai arasında uçabiliyordu. İleride Avrupa’nın da açılmasıyla Türkiye’nin Rusya’daki alternatifsizlik pozisyonu iyice tehlikeye girecek.”
Rusya ve BDT pazarlarında 2026’nın 2025’ten daha iyi bir yıl olacağını söyleyen Orhan Sancar, enflasyonun en azından sabit seyretmesi, mevcut döviz kuruna alışılması ve Türkiye’deki fiyatların kabullenilmesi ile birlikte daha istikrarlı bir dönem yaşanacağını ifade etti.
Sancar, “2026 planlamaları da buna göre yapılıyor. Tur operatörleri de, seyahat acenteleri de, tüketiciler de artık Türkiye’ye temkinli yaklaşıyor. İnsanlar Türkiye’nin artık ucuz olmayacağını, ancak aynı şekilde kaliteli hizmet alacağını biliyor” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye’yi bir ‘üst gelir grubu destinasyonu’ olarak öne çıkarmasının doğru olmadığını ifade eden Sancar, “Bakanlık ‘Bizi Mısır, Tayland veya Vietnam ile karşılaştırmayın. Biz artık turizmde ilk 4 ülke arasındayız. Ucuz ülke imajından kurtuluyor, daha…’ diyor.
Ancak bunu derken biz Seyşeller, Maldivler veya Mauritius gibi butik değiliz. Çok büyük yatak kapasitesine sahip 85 milyonluk bir ülkeyiz. Yani biz bir kitle destinasyonuyuz. Bu nedenle ne yaparsanız yapın, sizin hedefleyeceğiniz turist yüzde 90 oranında 3 yıldız, 4 yıldız ve ekonomik 5 yıldız müşterisidir. Üst gelir grubunu alabilirsiniz ama sizin ana tavanız o olmamalı. Türkiye bu hataya düşmemeli. Bu yaklaşım çoğunlukla lüks otellerin bu imajı pompalamasından kaynaklanıyor. Böyle yapıldığı için 3, 4 ve bütçeli 5 yıldızlı oteller bu sene çok büyük sorun yaşadılar.
Çünkü her şey üst gelir grubu üst düzey oteller için yapıldı. En son TGA ile oturup konuştuk. Tamam, üst gelir grubuna dönük çalışmalarınız olabilir ancak 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelire sadece üst gelir grubuna dönük çalışma yaparak ulaşamazsınız. 85 milyonluk ülkeyiz ve çok büyük sayıda yatak kapasitemiz var. Önümüzdeki yıl 150 konaklama tesisi daha piyasaya girecek” değerlendirmesini yaptı.
Özbekistan pazarının ise ülkenin milli hava yolunun resort bölgelere dönük tekeli nedeniyle gelişemediğini anlatan Sancar, “O tekel kırılamadığı, diğer tarifeli ve charter uçaklar bu ülkeden resort bölgelere uçamadığı için ülkedeki potansiyel 50-60 binlerde geziyor. Buna karşın son dönemde Ukrayna pazarı da yeniden ön plana çıkmaya başladı. Şu anda ülkeden uçuş yok ancak ciddi sayıda Ukrayna vatandaşı Moldova, Romanya ve Polonya üzerinden Türkiye’ye tatile geliyor. Orada ciddi bir potansiyel var. AB fonları ve diğer desteklerle insanların seyahat etme oranları yükseliyor” dedi.
2026 yılına dönük erken rezervasyonlarda 2025’e kıyasla yüzde 100’e yakın bir artış olduğunu açıklayan Sancar, “Çünkü şu anda yüzde 40’lara varan bir indirim var. Bakanımız da geçenlerde bahsetti: bizim erken rezervasyonu nisan sonuna kadar devam ettirmemiz gerekiyor. Çünkü bu yıl erken rezervasyon yapanlar mağdur oldular.
Aralık’tan nisan ayına kadar alanlar yüzde 40 indirim alırken, temmuzda veya ağustosta alanlar onlardan daha düşük ödüyor. Bu sefer o insanlar da iptal edip düşük fiyattan yeniden rezervasyon yapıyor. Günün sonunda bu durum erken rezervasyona olan güveni zedeliyor” uyarısında bulundu.




Bir yanıt yazın