ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın “ İstenmeyen kişi ilan edilmesi “ için MHP Genel Başkanı sözünde durmalıdır!

Okuma Süresi:

2–4 dakika
❤️

Uz görülü Ziya Paşa “ Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”(Kişinin aynası işidir, lâfa bakılmaz; bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görünür.) demiş! Her konuda mangalda kül bırakmayan siyasilerin söylemlerinden çok eylemlerinin İyi izlenmesini öğütleyen mezarı Adana’da olan devlet insanı Ziya Paşa nurlar içinde yatsın.

***

1 Nisan 2025’de ABD Senatosu’ndaki açıklamalarından başlayarak son olarak da  “Hazar’dan Akdeniz’de Türkiye-İsrail işbirliği göreceksiniz” açıklamasına kadar ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın adım adım hemen her konuşmasında ABD’nin bölgede İran’a karşı bir Türkiye-İsrail cephesi inşa etmeye çalıştığı malum.

ABD, Irak ve Suriye’yi hedef alıp çökertirken Türkiye’deki mevcut iktidarları kullandı,

İktidar ve muhalefetiyle İran hesaplarında  daha fazla kullanmak istiyor.

En sonunda sıranın Türkiye’ye geleceğini söylemek bilicilik olmamalı!

“NATO’körlük” ile Atlantik’te boğulmak, tam da budur.

***

Konuya ilişkin olarak millet dizgesi(sistem)nin Osmanlı Devleti’ni bölünmeye götürdüğünü ve özellikle eğitim gibi alanlarda bölünmüşlüğün millî bilincin gelişmesini engellediğini vurgulayan Dışişleri eski müsteşarı ( E ) Büyükelçi Onur Öymen, “Bu millet sisteminden yararlanan gruplar özellikle Fransız ihtilalinin etkisiyle parçalanarak Osmanlı’ya isyan ettiler. Mesela Irak’a 2005 yılında bir anayasa dayattılar. Bu anayasada ülkenin kuzeyinde bir bölgesel yönetim, bu bölgesel yönetimin kendi yasama, yürütme ve yargı erkleri ve bir de silahlı kuvveti olacaktır.” demektedir.

TBMM’deki başta ana muhalefet olmak üzere siyasi partiler Barrack’a ve dolayısıyla ABD planına tepki göstermesi gerekiyordu!

Tamda bu süreçte Barrack’ı hedefe koyan MHP Genel Başkanı  Devlet Bahçeli” ….Türkiye ile İsrail arasında Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kadar işbirliği göreceksiniz’ beyanatı görev yaptığı ülkeye politik rota çizme densizliğine heves eden bir sefilin ileri düzeyli akıl tutulmasıdır. Ülkemizde görev yapan dış misyon görevlilerinin yerini yurdunu bilmesi lazımdır. Hudut aşımına asla girmemeleri asıldır, kaçınılmazdır! ”der.(1 )

TÜRKİYE NE YAPILMALI?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen bir devletse, bu cumhuriyeti seçimle göreve gelen insanlar yönetiyorsa:

– Türkiye, ABD’nin İran’a karşı Türkiye-İsrail cephesi planına karşı açık ve net duruşla karşı çıkmalıdır.

– T.Barrack her fırsatta bu planı pervasızca dile getirmekte  ve “ Yeni Ortadoğu”da bu cepheyi inşa etmek için her tür girişimden geri durmamaktadır.

-AKP hükümeti ise tersine ABD’nin bu yeni Ortadoğu düzeninden pay kapma görüntüsü vermektedir, tıpkı iktidar olabilmelerini sağlayan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) eşbaşkanlığını kabul etmesi gibi.

–  “Hudut aşımına asla girmemeleri asıldır, kaçınılmazdır!” diyen MHP Genel Başkanı      Devlet Bahçeli’nin öncelikle bunu artık görüp sözünde durmalıdır!

-Sömürge valisi gibi davranan Barrack derhal “ persona non grata (istenmeyen kişi)” ilan edilerek Türkiye’den gönderilmelidir.

– Tıpkı Hasta Adam Osmanlı’nın son dönem Türk Büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey’i ABD Başkanı Wilson’ın “ persona non grata (istenmeyen kişi)” ilan etmesi gibi…

TÜRK BÜYÜKELÇİSİ A.RÜSTEM BEY NEDEN İSTENMEYEN KİŞİ İLAN EDİLMİŞTİ?

· 24 Haziran 1914’te göreve başlayan Türkiye’nin ilk ABD büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey 9 Ekim’de ABD’den ayrılmasıyla son bulmuştur.

Göreve başladığında ABD basının tutumu:

· Sürekli Türkiye ve Türkler aleyhinde çıkmakta olan yazılarda ‘soykırım’ iddiası vahşi tasvirlerle anlatılmaktadır.

· ABD Başkanı’ndan derhal Türkiye’ye karşı savaş ilan ederek Ermeni milletinin bağımsız devlet kurmasına destek vermesi istenmektedir. Başkan Vilson ister istemez Ermeni taleplerine kulak tıkayamaz olur.. 

· Eyül 1914’te Ahmet Rüstem Bey, “Evening Star” gazetesine diplomatik teamülleri bir yana bırakıp bir demeç verir.

· Demecinde ABD basınını suçlar.

· Gerçek soykırım suçlularının İngiltere, ABD ve Fransa olduğunu söyler,

· Ve şunları ekler :  “Ermenilerin başına gelenin Hıristiyan oldukları için değil, vatanlarına ihanet etmelerinin sonucu olduğunu, Osmanlı hükümetinin tehcir kararı almaya mecbur kaldığını, aynı durumda Amerika da olsa benzer bir karar alacağını” söyler.

· Dışişleri Bakanı Bryan ve kabine sekreteri Robet Lansin durumu Alfred Rüstem Bey’e resmi yazıyla iletirler ve sözlerine açıklık getirmesini isterler.

· “Az bile söyledim” manasına gelecek şekilde yanıt veren A. Rüstem Beyi, ABD Başkanı Wilson onun ‘istenmeyen kişi’ ilan edilerek ülkesine geri gönderilmesi emrini verir. 

( BU YAZI DERLEMEDİR )

(1 ) M. Ali Güller’in Bahçeli Barrack’ı eksik hedef aldı yazısı



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar