· Türkiye Ayaktopu(futbol) Federasyonu (TFF) lisanslı 571 hakemden 371’inin bahis hesabı varmış ve 152’si ise bahis oynuyormuş.
· Hakemlerin kararlarıyla son yıllarda futbol maçlarında olmadık sonuçlar tecelli etmekteymiş.(İzlemediğim bir alan)
· En sonunda Türkiye Cumhuriyeti savcıları bu alanda çok yönlü soruşturmalar başlatmışlar.
· Bahis ve şikeye yapanlarla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek “Bu sürecin olumsuz algıya yol açmasını istemiyoruz. Olumsuz algı yapan kişilerle ilgili re’sen soruşturmalar yapıyoruz. Kulüp yöneticileri olabilir, kulüp başkanları olabilir, spor yorumcuları ya da futbolcular olabilir. Kim karıştıysa sonuna kadar gideceğiz. İlerleyen süreçte operasyonlarımız olabilir, göreceksiniz” demiş.(Milliyet Gazetesi, 20.11.2025 )
· Sandıksal Amerikan demokrasiyle (*) toplumsal çürümeye yol verilmiş olsa da, bu süreçten sonra yavaş yavaş arttığı söylenebilir.
· Ancak 24 Ocak 1980 İktisadi Kararlarının yürürlüğe giresinden sonraki süreçte geometrik olarak çürüme arttı.
· Bu soluduğumuz hava gibi görünmez olsa da 24 Ocak iktisadi düzeni kişiyi üretmekten öte tüketime özendirip teşvik etti.
· Bu süreçte devletin denetim dizgeleri (sistem) iktidarlarca çökertildi.
· Devlet denetim sistemlerini felç eden siyasi erkler kamuyu, hem de yurttaşların bir avuç soyguncuya teslim ettiler.
· T.Özal’ın en yakını ve kader arkadaşı Kaya Erdemin “Vatandaş kumar oynamıştır” sözünden kısa bir süre sonra (sistemin türettiği) bankerler art arda batmaya başlamıştı.
· Bunun sonucu Türk milletinin toplumsal değerleri, gelenekleri törpülenip zafiyete uğradı.
· Para, meşru ya da gayrimeşru yoldan ulaşılması gereken birincil amaç oldu.
· Paraya tapanların sayısında hızlı artış oldu.
· Gücün varsıllığının tek göstergesi çok tüketmek oldu.
· Dizgenin(sistem) medyası haksız yoldan, halkı soyarak varsıllaşanları saygın insanlar olarak empoze etti.
· “Nereden Buldun” yasası gibi yasal düzenlemeler sulandırılıp etkisizleştirildi.
· Bunların sonucunda başta devlet kurumları olmak üzere, belediyeler, KİT’ler ve yurttaşlar soyuldu.
· İlerleyen süreçte akıl almaz dolandırıcılık yöntemleriyle hem yurttaşlar hem de devlet kurumları soyuldu.
· Bu işin algı alt yapısı için önce TRT yasası değiştirilip yol verilen özel televizyonlar kullanıldı.
· Sonra ise devreye sosyal medya sokuldu.
· Toplumsal çürümenin nasıl yaygınlaştırıldığını anlamak için televizyon dizilerini izlemek yeterli. Neredeyse çoğu dizide, varsılların nasıl güç elde ettikleri anlatılmakta.
· Bahis olayı, tek başına ele alınacak bir konu değildir.
· Bunun bir şike soruşturmasına dönüştürülmesi gerekli.
· Yasadışı bahis, toplumun her yanını sarıp sarmalamış.
· Her yaştan yasadışı bahisçi bulunmakta.
· Bu alanın hükmettiği para, bilinenin çok üstünde.
· Toplumu her alanda kamplaştırıp kutuplaştıran kurgulanmuş bir siyaset düzeni var.
· Bu düzen içinde şikeciler, bahisçiler, görevini haksız kazanç kapısı olarak görenler genellikle siyasetin içinde görülmektedir.
· Bunların çoğu, siyaset şemsiyesi altında adalettin hükmünden korunmakta.

NELER YAPILABİLİR?
Haksız kazanç, devletin ve yurttaşın soyulması ulusal güvenlik sorununa dönüş durumda
Toplumun çürümesini önlemenin yolu, siyasetin temiz olmasından geçer.
· Partilerin gelirleri bilinmesi için siyasal partiler ve seçim yasaları hukuk normları kapsamında değiştirilmeli.
· Yasadışı yollardan varsıllaşan kişilerin tespiti için Servet Beyanı’nda bulunma yükümlülüğü ve Nereden Buldun Yasası ivedilikle çıkarılması,
· Kambiyo ve gümrük mevzuatında,
· Bankalar Kanunu ve Vergi Kanunlarında,
· 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun,
· Ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu çerçevesinde gerekli düzenlemelerin hukuk normları kapsamında yapılmasına gerek vardır.
(Bu Yazı derlemesi için A. Hacıömeroğlu’nunToplumsal çürüme ve bahis yazısı ve bazı kaynaklardan istifade edilmiştir.)
( *) Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı.Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister.Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir.Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz demokrasinin kolayını seçtik, çok şeyler göreceğiz daha…(1954) Eğitim Devrimcisi İ. Hakkı Tonguç



Bir yanıt yazın