Şah’ın gizli polis örgütü SAVAK, Ali Tebrizî’nin bu çalışmalarına tahammül edemez ve eserlerine el koyar, kendisini de hapsederler. 6 yıl hapse mahkûm edilir. Hapisten çıkar çıkmaz kaldığı yerden çalışmasına devam eder ve kısa sürede “┬ud Âmûz” adında Türkçe-Farsça bir sözlük hazırlar ve yayımlar. “Dil ve Edebiyyat”, “Göz Yaşları” adlarında iki kitap daha yazar. Dil ve Edebiyat adlı kitabı İran İslâm Devrimi arifesinde yani 1977 yılında yayımlanır.
Ancak “Göz Yaşları” adlı eseri henüz yayımlanmamıştır (Ağcaköylü 1962: I/41; II/29).
Mirza Alekber Sabir ile Kuzey Azerbaycan’da başlayan satirik şiir mektebi Güney Azerbaycan’da dolayısıyla İran’da Mirza Ali Mu’ciz (1873-1934) tarafından devam ettirilir. Bu mektebin Mu’ciz’den sonraki temsilcileri Alekber Pâkzad Haddâd (1901-1966), Nesir Paygüzâr (d. 1932) ve Mirza Hüseyin Kerimî (d. 1931) olmuştur.
Marağa’da dünyaya gelen Kerimî, ilk tahsilini babasından alır. Onun ölümünden sonra geride bıraktığı iş yerini kitapçı ve kütüphane yaparak hayatını burada devam ettirir. 1958 yılında şairin “Rengârenk” veya “Külliyyate Edebiyyate Kerim” adlı kitabı Tebriz’in “Se’di Kitaphanesi” tarafından neşredilmiştir. Bu eser kuyucuların, bilhassa Azerbaycan ve İran Türklerinin büyük rağbetini kazanmıştır (Ekberov 1988: 298). Kerimî 2001 yılında bu eserinin genişletilmiş baskısını altı cilt hâlinde “Rengârenk Kerimî” adı ile yeniden yayımlamıştır (Kerimî 2001).
Mirza Hüseyin Kerimî’nin şiirlerinde satira büyük bir yer teşkil etmektedir. Sade, duru ve akıcı bir üslûba sehiptir (Şeyda 1985: I/540).
İran Türklerinin en ünlü edebiyat araştırmacılarından olan Ali Kemalî’nin en büyük başarısı, İran Türk edebiyatına dolayısıyla Türk dünyası edebiyatına 18. yüzyıl Türk şairi Tilim Han’ın 30 bin beyitten oluşan divanını kazandırmasıdır. Bunun yanında pekçok manzum ve mensur eseri olan Kemalî, İran coğrafyasında bulunan onlarca Türk âşık/şairin ses, söz ve müziklerini kayıt altına alarak büyük bir folklor hazinesi oluşturmuştur. Orta İran Türklerinin klâsik ve çağdaş söz ustalarının eserlerini ve onların sözlü ürünlerini derleyerek folklorik eser meydana getirmiştir (Güneyli 1375/1996: 15).
İran İslâm Devrimi”nden sonra Cevat Heyet’in başkanlığında
Farsça ve Türkçe olarak yayımlanan “Varlık” dergisinin, kadrosunda yer almıştır.
İran Türk edebiyatının en hazin sayfalarından ikisini Samet Behrengî ile Merziye Üskülü Hanım oluşturur. Bu iki üstün yeteneğin genç yaşta devlet güçleri tarafından öldürülmesi İran Türkleri için büyük kayıp olmuştur.
Tebrizli olan Samet Behrengi (1939-1968), çağdaş Azerbaycan Türk ve Fars nesrinin, özellikle çocuk edebiyatı sahasında, en büyük temsilcilerinden biridir. Onun eserleri yalnız Azerbaycan ve İran coğrafyasında değil dünyanın birçok ülkesinde yayımlanmıştır.
Tebriz “Pedagoji Okulu”nu bitirdikten sonra köy öğretmenliğine, aynı zamanda yazmaya da başlar. Çocuklar için yazan Samet,
hikâyelerinde yoksul köylü ve işçi çocuklarının hayatlarını konu alır. Tebriz Üniversitesini bitirip eserlerini ard arda yayımlamaya başlayınca haklı olarak büyük bir üne kavuşur.
Yazarın eserleri İngiltere’de yapılan “Çocuk Edebiyatı Sergi”sinde sergilenir. Ayrıca onun “Balaca Ġara Balıġ” hikâyesi İtalya’nın Bologna şehrinde “Uluslararası Çocuk Edebiyatı Yarışması”nda birincilik ve altın madalya ödülüne lâyık görülür. Yine aynı yıl
Çekoslovakya’nın Bratislav şehrinde düzenlenen uluslar arası sergide “Biyenal” mükâfatına lâyık görülür.
Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.






Bir yanıt yazın