Kur’an’ın 12. suresi olan Yusuf Suresi,

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Bize; bir gün en yakınlarımızın bile ihanet edebileceğini, kırık kalplerin ancak sevgiyle iyileşeceğini, karanlıkların ardında aydınlıkların beklediğini, sabredenlerin ödüllerinin bir gün mutlaka verileceğini, batan güneşin yeniden doğacağını, gerçek aşkın yalnızca Allah olduğunu, O’na samimiyetle yönelenlerin hep huzurla dolacağını ve her zorluğun ardında bir kolaylığın bulunduğunu ne güzel anlatır.

Yusuf Suresi, sadece bir peygamberin hayat hikâyesi değil; aynı zamanda insanın sınavlarla olgunlaşma yolculuğudur.

Bugün bizler, küçük bir zorlukla hemen sarsılıyor, umutsuzluğa düşüyor, isyan ediyor ve “neden ben?” diye sorgulamaya başlıyoruz.

Oysa Yusuf Peygamber’in hikâyesi bize, sabırla sınananın asla kaybetmeyeceğini öğretir.

Kur’an’ın İnşirah Suresi 94/6 şöyle der:

Şüphesiz, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.

Hayat bazen bizi kuyuya düşürür, ya da birileri kuyuya düşürdüğünü zanneder.

Bazen zindana kapatır, bazen de saraya çıkarır.

İhanet, iftira, yalnız bırakılma… Hepsi birer duraktır; asla son değil.

Ama her durumda insanın gerçek makamı, kalbinin temizliğinde, dürüstlüğünde, etik değerlerine sahip çıkmasında ve Allah’a olan bağlılığındadır.

Ne olursa olsun umutla beklemeyi, sabırla yürümeyi, zorluklar karşısında yılmadan mücadele etmeyi bilenler için her zorluk bir kapıdır;

ve o kapı er ya da geç açılacaktır.

Zindan son bulabilir, iftiralar bitebilir, kayıplar er geç yerine gelir.

Çünkü Allah, zulmedenlerle değil; inançla sabreden, inandığı yolda vazgeçmeden mücadele edenlerle beraberdir.

Su ile kayanın mücadelesinde hep su kazanır; daha güçlü olduğu için değil, inatla aynı yere vurmaya devam ettiği için.

Ne olursa olsun umutla beklemeyi, sabırla yürümeyi, zorluklarla mücadeleyi ve sevgiden vazgeçmemeyi bilenler için kapılar er geç açılacaktır.

Bu sure aynı zamanda bize, adaletin, affın ve sevginin insanı nasıl yücelttiğini de gösterir.

Yusuf Peygamber, yıllar sonra kendisine kötülük eden kardeşleriyle karşılaştığında, onlardan intikam almayı hiçbir zaman düşünmedi.

Aksine, Bugün size kızmak yoktur; Allah sizi bağışlasın dedi.

Güç elinde olduğu halde affetmeyi seçti.

İşte gerçek olgunluk budur:

Kırıldığında kırmamak,

Yaralandığında yaralamamak,

Gücü kötüye kullanmamak,

Allah’a güvenip, kin, nefret ve zulmün yerine affetmeyi seçmek.

Unutmamalı ki,

Umutla beklemeyi, sabırla yürümeyi, zorluklarla yılmadan mücadele etmeyi ve dürüstlükten vazgeçmemeyi bilenler için kapılar er geç açılacaktır.

Çünkü Allah, doğru olanlarla beraberdir; zulmedenlerle birlikte değil.

SERPİL GÜLEÇYÜZ -İSTANBUL



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar